Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Terörist Faaliyetler İçin Hayati Bir Zemin: Medya


Genelkurmay Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi tarafından NATO sponsorluğunda düzenlenen "Terörist Faaliyetler İçin Hayati Bir Zemin: Medya" konulu uluslararası çalıştay dün başladı.
Başta NATO ülkeleri olmak üzere çeşitli ülkelerden akademisyen ve medya mensuplarının konuşmacı olarak katıldığı çalıştayda oturum başkanlığını Radikal gazetesi yazarı Mehmet Ali Kışlalı yaptı.
"Terörist faaliyetler ve terörle mücadele açısından medyanın önemi" ekseninde yapılan konuşma ve tartışmalarda, "medyanın tutumu" temel tartışma konusuydu.
Turkish Daily News'ten Yusuf Kanlı konuşmasında, medyanın alması gereken tutumun çerçevesini şöyle çizdi:
"Medya, bilgi alma hakkı ve bilgi verme görevi çerçevesinde olayı haberleştirmelidir ancak ceset, kan görüntüleri yayımlamamalıdır. Acıyı yansıtmamalıdır. Çünkü bu tam da teröristlerin istediğidir."

Özgürlük-güvenlik
Kanlı, bu dengenin gözetilmesini vurgularken, terörün uluslararası ortak bir tanımı olmadığı için de terminolojide kafa karışıklığı yaşandığına dikkat çekti.
Kimine göre terörist, kimine göre kurtuluş savaşçısı olarak yansıtılan faaliyetlerin nasıl ayrıma tabi tutulacağının medya açısından sorun oluşturduğunu söyledi.
Kıbrıs'tan örnek verirken, saldırıya maruz kalmış kendini savunan kişilerin terörist olarak adlandırılamayacağını ama masum insanları öldürenlerin terörist olarak nitelendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kanlı'nın yaklaşımı genel olarak katılımcılar tarafından paylaşıldı.
İsrailli uzman, gazeteci Evlathar Ben-Zedeff'in konuşması ise özgürlük-güvenlik dengesinde daha çok güvenlikten yanaydı, özgürlükten ödün verilebileceğini savundu. Terörün amacının eylemin kanlı yönlerini medya aracılığıyla gösterip halkı sindirmek olduğunu, medyanın bu amaca alet edilmemesi gerektiğini vurguladı.
İsrail'den örnekler aktarırken, bombalanmış bir otobüste ölmüş şoförün ve yolcuların görüntüsünün verildiğini, bunun yanlış olduğunu belirtti. Terör eylemlerinde medyanın bu görüntüleri yansıtmaktan kaçınması ve ayrıca terörle mücadele hazırlıkları hakkında da bilgi vermemesi gerektiğini kaydetti. Bu konuda İngiltere'nin sıkı kurallar uyguladığını anımsattı.

Terminoloji
Dr. Ercan Çitlioğlu ise Türk basınıyla ilgili çalışmasını sunarken, PKK terörüne karşı Türkiye'de bir terminoloji kargaşası olduğuna işaret etti. Örgüt ve faaliyetleri için çok çeşitli kavramlar kullanıldığına dikkat çekti ve bazı örnekler verdi.
"Terörist, militan, eylemci, PKK'lı, gerilla" gibi farklı kavramların kullanıldığını söyleyen Dr. Çitlioğlu, öncelikle medyanın bir terminolojideki kafa karışıklığını gidermesi gerektiği üzerinde durdu.

Zorluk
Bu konudaki zorluk ve tartışma sürüyor. Bilgi alma ve verme hak ve görevi ile terörist faaliyetlerin amaçlarına hizmet etme arasındaki çizginin çok dikkatle çizilmesi gerekiyor. Reyting ve tiraj kaygısının da önemli faktör olduğu medyada her olaya bu gözle bakılmaması gerekiyor.

Kemal'in ardından: Sevgili meslektaşımız, arkadaşımızı Kemal Saydamer'i çok genç yaşta toprağa verdik. Kemal, mesleğimizin yüz akı isimlerinden biriydi.
Dürüst, meslek ilkelerinden ödün vermeyen, sevecen, arkadaş canlısı, mesleki nitelikleri üstün, zarafetiyle tanınan beyefendi bir gazeteciydi.
Yıllarca Parlamento Muhabirleri Derneği başkanlığı yaptı. Hem meslektaşları hem haber kaynakları nezdinde çok saygın bir yeri vardı. Birçok gazeteci yetiştirdi.
Kemal'e Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Lise, üniversite, öğrenci
ÜNİVERSİTE sınavları yaklaşıyor, eğitimdeki '...
Çetin ALTAN
İskeletler dansı, horon ve tango figürleri
Köylü ağırlıklı olmayı bir türlü aşamadıkları...
Melih AŞIK
Mülakat taktiği
Kamunun açtığı sınavlardaki bir gariplik dikk...
Fikret BİLA
Terörist Faaliyetler İçin Hayati Bir Zemin: Medya
Genelkurmay Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet ...
Hasan CEMAL
Türbanlı da meydanlara dökülürse?
İngiltere'de Tony Blair ve İşçi Partisi'ne ik...
Yılmaz ÇETİNER
Muhalefet erken seçime hazır değil ki!..
Siyasette tartışma ne kadar sert olursa olsun...
Güneri CIVAOĞLU
Washington ve ötesi
Başbakan Erdoğan'a, Beyaz Saray'dan istenen "...
Can Dündar
Asıl soğutucu
Bir yazı halkı askerlikten soğutabilir mi? ...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyon hedefi değişmeli mi?
Artık Merkez Bankası'nın belirlediği yüzde 5'...
Doğan HEPER
Türkiye nereye gidiyor?
MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan:
Semih İDİZ
Kıbrıs'ta heyecana değil sabra ihtiyaç var
Kıbrıs meselesi sabır istiyor. Zira Türk tara...
Sami KOHEN
Son ana kadar heyecan!
AB'nin Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili olarak v...
Derya SAZAK
Perihan'ın davası
TCK'nın 301. maddesinden açılan davaların Tür...
Yaman TÖRÜNER
Yoksa kriz mi yaratılmak isteniyor?
Merkez Bankası'nı ve hükümeti bir kriz yarata...
Güngör URAS
Neyi değiştirmek, istediğimiz belli değil
Nisan ve mayıs ayında fiyat artışlarının ardı...
Serpil YILMAZ
'Bu dağlarda kurşun değil kuş sesleri ötecek'
Nâzım Hikmet'in "Ben yanmasam, sen yanmasan n...
M. Ali BİRAND
Erdoğan, gündemi kontrolüne alabilir
Gel de Özal'ı anma…

© 2006 Milliyet