|
 |
|
|
Türkiye nereye gidiyor?
MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan:
"Tedbir alma zamanı geldi" diyor.
Günaydın.
İşverenler kuruluşu TÜSİAD görüşlerini açıkladı.
Bunları tekrara gerek yok. TÜSİAD'dan anladığımıza göre, doğan iktisadi tehlike yalnız dünyadaki ekonomik dalgalanmanın yankısı değil. Türkiye'deki siyasi gidişin sonucudur. Bu ne biçim dalgalanma ki hep yukarı çıkıyor da düşüş yok?
"Yılın ikinci yarısına daha da dikkat etmek gerekir" diyen TÜSİAD, gidişin iyi olmadığını belirtiyor.
Ekonomi yazarı Hurşit Güneş, "Büyüme tahminleri tutmayabilir" diyor.
Yine bir ekonomist Ercan Kumcu, yazısında "olumsuz beklentilerle mücadele"den söz ediyor.
Borsa çöküyor.
Yabancılardan yüzde 60 kâr elde edip gidenler var. Konut kredisinde faiz yükseliyor, vadeler düşüyor.
Devalüasyon kelimesi telaffuz edilmeden Türkiye'de devalüasyon yapıldı. Döviz yüzde 23 kazandırıyor.
Bu devalüasyonun özelliği, hükümetin de haberinin olmamasıydı. Yani hükümet uyanık davranamadı. "İşler iyi gidiyor" diye diye Türkiye ekonomik bunalıma girdi.
Hükümetin "mali disiplini koruma" lafı son günlerdeki gelişmeler karşısında komik kaldı.
* * *
DÖVİZ yatırımcısı bir yılın acısını bir ayda çıkardı. Döviz yatırımcısı, mayısta yüzde 23.37 ile yüzde 18.59 arasında değişen oranlarda kazandı. Mayısta borsa yüzde 13.10, Hazine'nin iç borçlanma kâğıtlarında ise 12 ay vadelilerde yüzde 1.01, 15 ay vadelide yüzde 0.53 oranında kayıp yaşandı.
Bir yıllık dönemde en yüksek kazancı ise yüzde 77.29'la altın yatırımcısı elde etti.
Bu kadar kısa zamanda, bu kadar büyük "kazanç-kayıp" dalgalanmaları anormal değil mi?
"Dalgalı kurda her şey olur" demek devleti, hükümeti, ekonomi kurumlarını yok farz etmek demektir.
En iyimser söylemle, kısa süren bolluk dönemi yerini hesaplı, kitaplı bir döneme bırakıyor demek yanlış olmaz.
* * *
ÖZEL bankaların yüzde 47'si yabancıların eline geçti.
DenizBank'ın da Dexia'ya satışı Türk bankacılığında yabancı etkinliğini pekiştirdi.
Bir tahlile göre: Oyakbank ve Şekerbank'ın yabancılarla anlaşması özel sektördeki yabancı kontrolünü yüzde 51'e çıkaracak. Halkbank ile Ziraat'in özelleştirilmesi de yabancı payını yukarıya taşıyacak. Böylece yabancıların sistemdeki kontrol gücü yüzde 70'leri de aşacak.
"Türkiye nereye gidiyor?" diye sormakta haksız mıyız?
TERİM MEMNUN!
Milli Futbol Takımı Almanya'da iki hafta süreyle kamp yaptı. Ve bu süreçte toplam 6 hazırlık maçında 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 yenilgi aldı.
Bu memnun olunacak sonuç mu? Ama Fatih Terim sonuçtan memnun olduğunu söyledi.
120 milyar maaş alan kim "sonuçtan memnunum" demez?
Uyduruk 6 maçın 6'sında mağlup olunsa bile...
Ecevit'in fotoğrafı
Ecevit'in fotoğrafı basılır mı? Bu konu basında tartışıldı, tartışılıyor.
Milliyet'in "Okur Temsilcisi" kardeşim Derya Sazak "Basılmamalıydı" diyor.Ben "Basılabilir" diyenlerdenim.
Milliyet, Ecevit'in o fotoğrafını basmakla "tarihi bir belge"yi halka sunmuş oldu.
EKONOMİ
İlk madde ama...
Türkiye'de bir şeyler oluyor.
Son günlerde Başbakan da nispeten yelkenleri suya indirdi.
Biz çok başbakanlar, hükümetler gördük.
Bundan öncekiler Türkiye'yi idare edemediler ve bazıları sandıkta yüzde 1 civarında oy alarak gittiler.
Bugün de Türkiye karışık. Ekonominin dışında da kötüye gidiş var.
Mesela, cumhurbaşkanlığı seçimi tartışma konusu.
Mesela, halkın laikler ve laik olmayanlar diye ikiye ayrılması var.
Mesela, kurumlar arası çatışmalar var. Asker-polis gibi.
Mesela, çeteler. Her gün bir çete keşfediliyor. Peki bunun aslı ne? Ne oluyor?
Kim bilir? Hükümetin bilmediği belli de...
HÜKÜMET
Dışarıda saygınlık
Bu hükümet bir süre sonra yok.
Hep böyle oldu.
Ama onun Türkiye lehinde veya aleyhinde yaptıklarının etkisi sonsuza kadar hissedilecek.
Öyleyse bu hükümet bilmeyerek de olsa aleyhte bir şeyler yapmamaya dikkat etmeli.
Bu nasıl olur?
Başkalarının eleştirilerine kulak vererek olur.
Biz bugün böyle bir başbakana ve hükümete sahip miyiz?
Hayır.
Başbakanımıza bakıyoruz, dünyada saygınlığı gittikçe erozyona uğruyor. ABD Başkanı'ndan istediği randevu bir türlü verilmiyor.
Ortadoğu kaynıyor. Arabulucu olmak istiyoruz, yüz verilmiyor.
Başbakan ve hükümet "adam yerine konulmama" durumunu sineye çekiyor mu?
Biz çekemiyoruz.
Başbakan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu ABD'de ne demişti:
"Başbakanımızı elinizin tersiyle itmeyin. Kullanın onu..."
Biz kullanılmaya da karşıyız.
Saygın bir kadro istiyoruz.
Başbakan, salı günü AKP grubundaki gibi, boşuna nefes tüketip gerçekleşmeyen hedeflerini açıklayacağına, bunu sağlamalı.
AB BİTTİ Mİ?
Ankara ne düşünüyor?
Türkiye'nin Avrupa Birliği rüyası bitti mi? Öyle bir izlenim var.
AB'den sorumlu bakan Ali Babacan. O susuyor.
Avrupa Parlamentosu Türkiye Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk ağır konuştu ama doğru konuştu: "Türkiye AB üyeliği heyecanını kaybetti, reformlar durma noktasında."
Fransa tuz biber ekti, "Kıbrıs'a limanlar açılmazsa Ankara'nın AB ile müzakerelerini engelleriz" diyen Rumları destekleyerek.
Türkiye AB'ye girer mi? Bilen var mı?
dheper@milliyet.com.tr
|
|
|

|