Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kıbrıs'ta heyecana değil sabra ihtiyaç var


Kıbrıs meselesi sabır istiyor. Zira Türk tarafına karşı yığılmış olan ve yıllara dayanan önyargılar var. Bunların çoğu tabii ki bilgisizlikten kaynaklanıyor. Türk tarafının "uzlaşmaz" olduğuna ilişkin "şayia" gibi. Neyse ki bu algılama da Annan Planı süreciyle kırılmaya başladı.
Bugüne kadar Kıbrıs hakkında bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan yabancıların artık gerçekleri görmekten başka çareleri yok. Tabii iyi niyetliyseler. Türk düşmanlığı bazılarında o kadar yer etmiş ki, onlar bu önyargılarını beslemeye devam edecekler. Ancak onların da gidebilecekleri bir yer yok.
Tercihlerini gerçeklerden yana kullananlara gelince, onlar için durum artık çok farklı. Onlar için kimin "uzlaşmaz" olduğu, kimin çözümden yana olduğu bu aşamada daha net görülüyor. Bunu iyice anlamaları için Güney Kıbrıs'ta yapılan son parlamento seçimleri de yararlı olmuştur.

Gelişmeler de var
Bu elbette ki her şeyin hızla değişeceği anlamına gelmiyor. Dediğimiz gibi, Kıbrıs meselesi sabır istiyor. Öte yandan bazı şeylerin değiştiğini gösteren gelişmeler de yok değil. Ertuğrul Özkök'ün dün Hürriyet'in sürmanşetinden duyurduğu haber gibi.
Almanya'nın, Dışişleri Bakanı düzeyinde olsa bile, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile doğrudan temas kuracak olması hiç de azımsanacak bir gelişme değil. Bunun arkası da gelecektir. Zira Avrupalı liderler Rumları üyelikle ödüllendirmekle başlarına açtıkları işi anlamaya başladılar.
İşin ilginç yanı, gerçekleri daha net görenlerin arasında Yunanistan'ın da olmasıdır. Nitekim, Atina'nın Kıbrıs için ortaya yeni öneriler atacağı haberleri bile Rumları çileden çıkarmaya yetti. Gerçi bu haberlerin arkası gelmedi. Ancak, Rumlar da biliyorlar ki Yunanistan gerçekten yeni önerilerle ortaya çıkacaksa, bunların iki tarafı gözetiyor görünmesi gerekiyor. Yoksa diğer AB üyelerini ikna edemez.

Cesareti kim veriyor?
Oysa Rumlar şu anda AB üyelikleri sayesinde gücün kendilerinde olduğunu düşünüyorlar. Kendilerine bu cesareti veren bazı AB üyeleri de var tabii. Bu sayede Türkleri azınlık statüsüne indirip istedikleri çözümü dikte edebileceklerini sanıyorlar. Fakat bunun böyle olmadığını görecekler.
Şu anda AB açısından sarılabilecekleri tek koz "limanların açılması" meselesidir.
Türk tarafı ise bu konuda "olmaz" demiyor. AB'ye, "Verdiğiniz sözleri tutun ve iyi niyetinizi gösterin, arkası kolay gelir" diyor. Bu son derece makul bir yaklaşımdır. Kısacası top bu kez kesinlikle Türk tarafında değil.
Fakat, AB, Rum şantajına boyun eğip sırf limanlar meselesi yüzünden müzakere sürecimizi sekteye uğratmaya hazır ise, bize de "Ne haliniz varsa görün" demekten başka bir şey kalmaz. Zira AB karşısında tümüyle haklı olduğumuz bir konu varsa o da Kıbrıs konusudur.

Sadece sabır gerek
AB de o durumda kendi Kıbrıs açmazını iyice derinleştirmiş olur. Bu arada Rumların da Türk tarafı üzerinde AB yoluyla baskı kurma olanakları da buharlaşmış olur. Onun için Kıbrıs konusunda heyecana gerek yok. Sadece sabra gerek var.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Lise, üniversite, öğrenci
ÜNİVERSİTE sınavları yaklaşıyor, eğitimdeki '...
Çetin ALTAN
İskeletler dansı, horon ve tango figürleri
Köylü ağırlıklı olmayı bir türlü aşamadıkları...
Melih AŞIK
Mülakat taktiği
Kamunun açtığı sınavlardaki bir gariplik dikk...
Fikret BİLA
Terörist Faaliyetler İçin Hayati Bir Zemin: Medya
Genelkurmay Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet ...
Hasan CEMAL
Türbanlı da meydanlara dökülürse?
İngiltere'de Tony Blair ve İşçi Partisi'ne ik...
Yılmaz ÇETİNER
Muhalefet erken seçime hazır değil ki!..
Siyasette tartışma ne kadar sert olursa olsun...
Güneri CIVAOĞLU
Washington ve ötesi
Başbakan Erdoğan'a, Beyaz Saray'dan istenen "...
Can Dündar
Asıl soğutucu
Bir yazı halkı askerlikten soğutabilir mi? ...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyon hedefi değişmeli mi?
Artık Merkez Bankası'nın belirlediği yüzde 5'...
Doğan HEPER
Türkiye nereye gidiyor?
MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan:
Semih İDİZ
Kıbrıs'ta heyecana değil sabra ihtiyaç var
Kıbrıs meselesi sabır istiyor. Zira Türk tara...
Sami KOHEN
Son ana kadar heyecan!
AB'nin Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili olarak v...
Derya SAZAK
Perihan'ın davası
TCK'nın 301. maddesinden açılan davaların Tür...
Yaman TÖRÜNER
Yoksa kriz mi yaratılmak isteniyor?
Merkez Bankası'nı ve hükümeti bir kriz yarata...
Güngör URAS
Neyi değiştirmek, istediğimiz belli değil
Nisan ve mayıs ayında fiyat artışlarının ardı...
Serpil YILMAZ
'Bu dağlarda kurşun değil kuş sesleri ötecek'
Nâzım Hikmet'in "Ben yanmasam, sen yanmasan n...
M. Ali BİRAND
Erdoğan, gündemi kontrolüne alabilir
Gel de Özal'ı anma…

© 2006 Milliyet