Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Son ana kadar heyecan!


AB'nin Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili olarak verdiği her karar -çoğu zaman son dakikaya kadar belirsizliğini koruduğu için- bir heyecan kaynağıdır.
Üyelik kararının "son-son anda" alındığı 3 Ekim toplantısını hatırlayın...
Bunun örnekleri saymakla bitmez.
Şu sırada müzakerelerin başlaması konusunda aynı heyecanı yaşıyoruz.
Son günlerde gelen haberler, Bilim ve Araştırma başlıklı ilk "fasıl"ın (veya dosyanın) 12 Haziran Pazartesi günü, Lüksemburg'da masaya yatırılacağını ve böylece "müzakere süreci"nin fiilen başlayacağını belirtiyordu. Oysa dünkü haberler, müzakerelere "start" işaretini verecek olan "ortak tutum belgesi"nin henüz 25 üye ülkenin onayını almadığı yönünde...
Bu gecikmenin nedeni, gene son dakikada ortaya çıkan pürüzler. Bunun başında Fransa'nın müzakerelerin "açılması-kapanması" konusundaki rezervleri ve Kıbrıs Rum yönetiminin "ek protokol" ile ilgili şartları geliyor...

Onlar hazır değil
Şimdi Ankara, "ortak tutum belgesi"nin 25 üye tarafından onaylanmasını ve karşılıklı mutabakatın sağlanarak Lüksemburg'da (Ortaklık Konseyi toplantısının hemen ardından) 35 fasıldan ilki olan Bilim ve Araştırma dosyasının müzakereye açılmasını istiyor.
Bugün Brüksel'de AB üye ülkelerinin daimi temsilcileri belgeyi görüşmek üzere toplanıyorlar. Eğer mutabık kalıp belgeyi onaylarlarsa, engel kalmayacak ve Türk heyeti pazartesi günü Lüksemburg'da olacak.
Daimi temsilciler anlaşamazlarsa ne olacak? Böyle hallerde sonunda dışişleri bakanları işe el koyar. Bu durumda karar, Lüksemburg'daki toplantıda verilecek demektir. Peki bu takdirde Dışişleri Bakanı Gül Lüksemburg'a gider mi? Orası belli değil. Ortaklık Konseyi'ne gitmekten vazgeçer mi? Veya -daha kötüsü- ilk "fasıl" üzerinde müzakerelerin başlamaması ihtimali var mı?
Türk yetkililer "Her şey olabilir" diyor. Ancak işin bu noktaya gelmeyeceğini, her zaman olduğu gibi son dakikada bir karara varılacağını ümit ediyorlar.
İşte, başta belirttiğimiz gibi, AB gene Türkiye'ye heyecanlı anlar yaşatıyor... Üstelik, AB yetkililerinin Türkiye'yi AB konusunda "heyecanını kaybettiğini" öne sürdüğü bir sırada!..

İlgide gevşeme
Ankara bu iddiaya ve eleştiriye karşı çıkıyor.
Başbakan Erdoğan dahil, hükümet mensupları son demeçlerinde, Türkiye'nin bu bağlamda, "hedefinden veya hevesinden hiçbir şey kaybetmediğini" vurguladılar.
3 Ekim kararından sonra, belki de "tarama" sürecinin fazla "medyatik" olmaması nedeniyle, Türk kamuoyunun AB konusundaki ilgisinde bir "gevşeme" olduğu doğrudur. Ancak esas neden AB'den (özellikle bazı üyelerden) üyelik perspektifini karartan çatlak seslerin gelmesidir. Kamuoyu araştırmalarının belirttiği gibi, halkın AB konusundaki desteğinde belirgin bir gerileme var.
Hükümette (ve Meclis'te de) eski ivmede bir aksama olduğu açık. Nitekim yetkililer şimdi yeni reformların "ivedilikle" hızlandırılacağını söylüyorlar.
Ancak bu "heyecan işi"nin iki taraflı olduğu da unutulmamalı. Türkiye'de "AB heyecanı"nın canlı kalması, AB'nin Türkiye'nin üyeliği konusunda göstereceği samimi tavra bağlı. Yoksa, bugünlerde yaşanan cinsten "Acaba onlar istiyor mu, istemiyor mu?" şeklindeki "heyecan"ın bir yararı olmaz...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Lise, üniversite, öğrenci
ÜNİVERSİTE sınavları yaklaşıyor, eğitimdeki '...
Çetin ALTAN
İskeletler dansı, horon ve tango figürleri
Köylü ağırlıklı olmayı bir türlü aşamadıkları...
Melih AŞIK
Mülakat taktiği
Kamunun açtığı sınavlardaki bir gariplik dikk...
Fikret BİLA
Terörist Faaliyetler İçin Hayati Bir Zemin: Medya
Genelkurmay Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet ...
Hasan CEMAL
Türbanlı da meydanlara dökülürse?
İngiltere'de Tony Blair ve İşçi Partisi'ne ik...
Yılmaz ÇETİNER
Muhalefet erken seçime hazır değil ki!..
Siyasette tartışma ne kadar sert olursa olsun...
Güneri CIVAOĞLU
Washington ve ötesi
Başbakan Erdoğan'a, Beyaz Saray'dan istenen "...
Can Dündar
Asıl soğutucu
Bir yazı halkı askerlikten soğutabilir mi? ...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyon hedefi değişmeli mi?
Artık Merkez Bankası'nın belirlediği yüzde 5'...
Doğan HEPER
Türkiye nereye gidiyor?
MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan:
Semih İDİZ
Kıbrıs'ta heyecana değil sabra ihtiyaç var
Kıbrıs meselesi sabır istiyor. Zira Türk tara...
Sami KOHEN
Son ana kadar heyecan!
AB'nin Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili olarak v...
Derya SAZAK
Perihan'ın davası
TCK'nın 301. maddesinden açılan davaların Tür...
Yaman TÖRÜNER
Yoksa kriz mi yaratılmak isteniyor?
Merkez Bankası'nı ve hükümeti bir kriz yarata...
Güngör URAS
Neyi değiştirmek, istediğimiz belli değil
Nisan ve mayıs ayında fiyat artışlarının ardı...
Serpil YILMAZ
'Bu dağlarda kurşun değil kuş sesleri ötecek'
Nâzım Hikmet'in "Ben yanmasam, sen yanmasan n...
M. Ali BİRAND
Erdoğan, gündemi kontrolüne alabilir
Gel de Özal'ı anma…

© 2006 Milliyet