|
 |
|
|
Yaz gitsin!
Süper lig tatile girdi, transfer sezonu açıldı. Yazıyoruz da yazıyoruz. Türkiye'ye gelmeyen yabancı kalmadı, Türkiye'den de dünya devlerine gitmeyen... Bir takımımızın yedek oyuncusu Bayern Münih'e gidiyordu az daha da, son anda vazgeçti mesela... Haberler böyle sürüp gidiyor. Aynı sayfadaki haberler birbirini tekzip ediyor. Hatta aynı haberin başı başka, sonu başka diyor. Örnek mi? Olmaz mı?
Bir gazetemiz manşetten veriyor, 7 Haziran tarihinde, kendileri de oradaymış gibi: "Cimbom, Zokora'ya imza attırdı".
Haber "Gizlice buluştular" başlığıyla devam ediyor: "G.Saray'da sürpriz gelişme. Adı Gravesen, Geremi, Davids gibi tanınmış isimlerle anılan sarı-kırmızılı ekibin, St. Etienne'de oynayan Zokora'yla anlaştığı ifade edildi. Bu oyuncuyla ilgili görüşmelerin gizli tutulduğu ve yönetici Mehmet Helvacı'nın siyahi yıldıza, sözleşme imzalattığı ileri sürüldü." Başlık "Oradaydım" derken, haber "Duydum" diye bas bas bağırıyor.
Çelişkiler bu kadarla da bitmiyor. Çünkü haberin ikinci başlığı "İngilizler de istiyor" diyor ve ekliyor: "Dünya Kupası'nda, Fildişi Sahilleri formasını giyecek olan oyuncunun transferi henüz doğrulanmazken, Zokora'ya Tottenham'ın da talip olduğu öğrenildi. Bu futbolcunun menajeri Belhassen'in İngilizlerle de temas kurduğu G.Saray olmazsa, Tottenham'la anlaşacağı belirtildi". Ne demek bu şimdi? Hani Galatasaray'la sözleşme imzalamıştı, Tottenham'la nasıl anlaşıyor? Zokora parasını alamadığı için haberi yazana kadar sözleşme fesih mi oluyor?
Delgado mu, İnsua mı?
Başka bir gazetemizde ise çerçeve içinde iki haber. Birincisi "Kartal, Boca Juniors'a 'İnsua' diye tutturdu". Habere göre; "...Özellikle Delgado'nun 5 milyon euro'yu bulan maliyeti nedeniyle sıkıntılar yaşayan yöneticiler, bu kez de rotayı Arjantinli Federico İnsua'ya çevirdiler. Yıldız futbolcunun kulübü Boca Juniors ile menajerler aracılığıyla bağlantıya da geçen siyah-beyazlılar, ilk görüşmelerde olumlu işaretler gördüklerini söylüyorlar..." İnsua her an gelebilir yani...
Hemen yandaki ikinci haberin başlığı ise "Aksu 'garanti' veriyor: Delgado&Gilberto biter". Delgado'nun 5 milyon Euro'luk maliyeti nedeniyle sıkıntı yaşanıyorsa Murat Aksu, Delgado ve Gilberto için nasıl garanti veriyor? Delgado ve Gilberto garantiyse İnsua ne oluyor?
Aklımıza gelen sorular bitmek bilmiyor... Ama gönül artık transfer sezonu bitsin istiyor...
Yeni transfer politikası:
Appiah, Almanya'daki Dünya Kupası'nda Roberto Carlos ile yüz yüze gelmesi halinde, ona Fenerbahçe'yi anlatacak ve yıldız futbolcunun sarı-lacivertli kulübü tercih etmesini sağlamaya çalışacak.
(Pas Fotomaç)
Saddam Hüseyin var! Konuyla alakası yok!
Hüseyin... Bu, bizim Hüseyin... Bir de 24 numarayla Omar Hüseyin var, Suudi Arabistan'da...
(İlker Yasin - Türkiye - Suudi Arabistan maçı, Kanal D)
Ben gerçekten inanmıyorum Abi!
Fatih, hem kendini hem Türkiye'yi kandırma
(Turgay Şeren - Akşam)
Başka zaman! Çok işimiz var!
Hadi gelin bir balığa çıkalım sizinle.
(Ümit Aktan -Türkiye)
Ne biçim soru o?
Mustafa Kemal Atatürk, 1919'dan sonra 1927 Temmuz'unda İstanbul'a gelmiştir, tanıyorsunuz di mi kendisini?
(Tuğrul Yenidoğan - Şeref Tribünü, Haber Türk)
İyi demişsin!
'Ben demiştim' demek ayıptır bizde ama, özür dileyerek söylüyorum, ben demiştim.
(Bülent Tuncay - Fotomaç)
Roberto Carlos olmaz mı?
Şimdi bu iki Alex'li sarı-kanaryaları tut tutabilirsen bakalım. Bana defansta bir tek dev arap Campbell'ı al, canımı al.
(Hulki İlgün - Fanatik)
Git!
Özcan, 16 Aralık 2006'da Budapeşte'de yapılacak törende CIFP'ten ödülünü alacak. Orada olup, o gururu onunla birlikte yaşamak isterdim.
(Bülent Yavuz - Akşam)
Öyle demeyin lütfen!
Kemal Belgin: İtalya'da neler oluyor. Juventus gibi dünyanın en büyük 5-6 kulübünden birini 4. lige indirecekler.
İsmet Tongo: Kemalcim bizde de yasalar böyle ama...
Kemal Belgin: Ne yasası sende ya... Sendeki yasa masa değil, armut! Sendeki armut!
(Şeref Tribünü - Haber Türk)
Yollar yürümekle aşınmıyor!
Bobo, Beşiktaş'ta kalırsa kulübe yürürüm.
(Sanlı Sarıalioğlu - Futbol Gündemi, Lig TV)
Liverpool'un zaferi, büyük paranın gölgesinde kalan bir sporun hâlâ romantik bir tarafı da olduğunu hatırlattı ve sırf bu yüzden 2005'te yılın olayı diye sayılabilir.
Ben Holland
Haberiniz var mı?
1938 Dünya Kupası'nda Brezilya ile İtalya yarı finalde karşı karşıya geldi. Brezilya, İtalya'yı yeneceğine o kadar emindi ki, turnuvanın yıldızı Leonidas dahil 8 iyi oyuncusunu final için dinlenmek üzere maçta oynatmadı. Ancak bu karar onların sonu oldu. İlk yarının 0-0 berabere sonuçlanmasından sonra İtalya önce bir gol attı, sonra da bir penaltı kazandı. Penaltı vuruşunu İtalyan takımının kaptanı ve bir süredir yırtık şortla oynayan Maezza kullanacaktı. Kaptan, penaltı vuruşu için topa yaklaştı, yaklaştı, yaklaştı ve tam o sırada şortu belinden düştü! Ama İtalya'yı finale götürecek yol açıldı. Ve Brezilyalılar tepe taklak yere düştü, tıpkı Maezza'nın şortu gibi.
Foto-jenerik
Toprakta, çim sahada, yağmurda, çamurda, plajda, salonda, ayakkabılı ya da ayakkabısız... Futbol aşkı başkadır...
yakantop@gmail.com
|
|
|

|