|
 |
|
|
Amaaan petrol...
Türkiye Eurovision'a Ajda'nın "Aman petrol, canım petrol" şarkısıyla girmişti. Anlaşılan söylemde kalmadı, eyleme de geçti.
Azerbaycan Enerji Bakanı Profesör Mecit Kerimof ile Bakü'deki çalışma odasında 2 saat süren bir söyleşi yapmıştık.
"Enerji" gibi teknik bir konuyu nasıl da çok ilginç bir sohbet tepsisinde servis edebilmişti. Oturduğum koltuktan denizdeki petrol üretim kuleleri görünüyordu.
Belki de psikolojik bir algılama ama genzimde petrol kokusu hissediyordum.
Prof. Kerimof dünyada petrol üretimini ve işlemeyi en iyi bilen uzmanlardan biridir.
Anlatıyordu:
"Ruslara petrol üretmeyi, işlemeyi biz öğrettik. Araplar, İranlılar, Güney Amerikalılar... Hepsi petrol üretmek ve işlemek için yabancı teknik adamlar kullandılar. Sadece burada biz kendi uzmanlarımızla petrol çıkarıyoruz, işliyoruz."
................................
Ardından hayretle soruyordu:
"Türkiye hâlâ ne bekliyor? Ceyhan'a rafineriler kurmalıydınız.
Oraya boşalacak petrolü sadece taşımakla mı yetineceksiniz?
Gemiler yanaşacak, ham petrolü alıp gidecekler. Siz de boru parası alacaksınız.
Oysa...
Rafineriler kurarsanız gelirinizi 4'e, 5'e kadar katlayabilirsiniz.
Abartmıyorum.
Uçak yakıtı gibi çok pahalı ürünler üreterek hem büyük gelir sağlayabilirsiniz, hem de Türkiye'nin enerji atardamarı olmanın ötesinde, enerjinin yüreğini de topraklarınızda bulundurursunuz.
Türkiye'nin stratejik önemi daha da artar.
Devletiniz, işadamlarınız bunu nasıl göremiyorlar?"
.................................
Prof. Kerimof BTC (Bakü-Tiflis-Ceyhan) Boru Hattı'nın çalışmaya başlayacağı 2006 yılı için bu vizyonu çizmişti.
İşte BTC fiilen çalışıyor, 1 ay içinde açılış töreni yapılacak.
Rafineriler nerede? İnanılır gibi değil.
Sadece 15 gün kadar önce -yanılmıyorsam- Jan Nahum Petrol Ofisi'nin rafineri işine gireceğini söylemişti. Başka yerlerden ne bir ses, ne bir nefes...
................................
Türkiye, parmağını oynatmasa, 4 milyar dolar dolaylarında petrol transfer geliri sağlayacak. Kazakistan da, bu hatta petrol vereceğini açıkladı.
Harikulade bir müjde bu.
Türkiye, Avrupa'ya Hazar petrollerinin ulaşacağı stratejik bir işlev kazanıyor.
Bu fotoğrafın bir de stratejik önemine işaret etmekte fayda var. Rusya'nın Avrupa üzerindeki enerji nakil tekeli kırılıyor.
................................
İki proje daha Türkiye'nin yıldızını parlatmakta. Samsun-Ceyhan Boru Hattı Rus petrolünü taşıyacak.
Azerbaycan gazını Erzurum'a getiren Şahdeniz Doğalgaz Projesi'nin de sonlarına gelindi.
Bu gaz, Ege'nin altından borularla Yunanistan'a, oradan da ikiye ayrılarak İtalya'ya ve Orta Avrupa'ya gönderilecek.
Yani... Rusya'nın Avrupa'ya doğalgaz tekeli de kırılıyor.
................................
Prof. Kerimof, Türkiye topraklarında büyük yeraltı boşlukları olduğunu söylemişti.
"Doğalgaz stoklarını buralarda bulundurmalısınız" diye eklemişti.
Hâlâ girişimciler, bu yeraltı boşluklarını Hazine'den kiralamış değiller. Azerbaycan, doğalgazı, toprak altı boşluklarında saklıyor.
...............................
Türkiye, küresel enerji haritasında gerçekten stratejik bir nokta olmakta.
Petrol üretmeden, petrol üreten ülkeler gibi bir konuma geliyor.
Londra, New York, Amsterdam piyasaları gibi bir odak oluşturabilir.
Enerji üreten ülkeler gibi "petro-dolar" geliri sağlama yolunda.
...............................
Bütün bunlar güzel şeyler...
Ancak...
Bölge netameli.
Türkiye'nin iç siyasetinde önemli duyarlılıklar var. Bu harita karışırsa, bütün güzellikler yok olabilir.
O nedenle Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" söylemine "bölgede de sulh" eklemesini yaparak Türkiye'nin ciddi ve ağırlıklı siyaset gereğinin altını çizelim.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|
|

|