Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Haziran 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tek başına faiz yetmez


Merkez Bankası'nın (TCMB) faizleri 1.75 puan artırma kararı aynı gün gelen bir başka verinin ortaya koyduğu kırılganlığı unutturdu. Nisan ayı ödemeler dengesi rakamları 12 aylık cari açığın 26.8 milyar dolara ulaştığını gösteriyor. Bunu programda öngörülen gayri safi milli hasılaya (GSMH) böldüğümüzde yüzde 7 oranına ulaşıyoruz. Yıl sonu için daha geçen ay revize edilerek açıklanan cari açık/GSMH oranına yılın dördüncü ayında ulaşmışız.
Hem cari açıkta uzun süren kararlı artış hem de enflasyon rakamlarında son 6 aydır gözlenen yükselme bu gidişin sürdürülebilir olmayacağını ortaya koyuyordu. Dünya piyasalarında sermayenin güvenli ekonomilere kaçışının mayıs ayında başlaması bizim artan kırılganlıklarımızın üzerindeki şalı kaldırdı ve gerçek tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı.

Büyüme azalacak
TCMB'nin faiz kararının görünürde iki önemli etki yapması beklenmektedir. Birincisi, bankanın yönetiminin atanmasının siyasallaştırılması sonucunda yitirilen güvenin yeniden kazanılmasıdır. İkincisi ise, hem bunun talebi kısıcı etkisi, hem de döviz kurunda ortaya çıkan istikrarsızlığı gidermesi suretiyle bozulan enflasyon beklentilerini yeniden rayına oturtmaktır.
Ancak bunun sonucunda büyüme ve istihdamda yaşanacak gerileme de, geçmişte yapılan hataların faturasının halka ödettirilmesidir.
Oysa bu hatalar, yurtdışından gelen sermayeye büyük paralar kazandırırken, halka işsizlik ve borçtan başka bir şey vermemiştir. Dolayısıyla ödenecek bedelin çok haksız olduğu açıktır. Bu bedeli azaltmanın tek yolu yeni kur seviyesinden de yararlanarak süratle dış talebe dayanan bir büyüme sürecine geçmek ve cari açığı düşürmektir.
Faiz artırmanın tek başına bunu gerçekleştiremeyeceği açıktır.

Kamu borcu yüksek
Gelişmeler en iyimser bekleyişle dahi uluslararası piyasalardaki bu kötüleşmenin birkaç ay daha devam edeceğini ortaya koyuyor. Buna Türkiye'nin faizleri artırarak karşı durabileceğini düşünmek hayaldir. Kamunun borcu, faizin kurda beklenen istikrarı sağlamasını da şüpheli hale getirmektedir. Kamu borcu hâlâ yüksektir. İç borcun önemli bir kısmı değişken faizlidir. Döviz cinsinden ve dövize endeksli borçların payı yüksektir.
Buna bağlı olarak faizdeki sürekli artışlar kamunun borcu çevirme kabiliyeti konusundaki algılamaları olumsuz etkileyecektir. Diğer taraftan yabancıların TL cinsinden önemli miktarda yatırım yapmış olmaları da faiz ve kurda istikrarsızlığın etkilerini büyütebilecektir. Bu nedenle, faiz artırımlarının sürmesinin bir müddet sonra enflasyon beklentileri üzerinde dahi tam tersine etkileri olabileceği gözden kaçırılmamalıdır.
Mali disipline ve bunu güçlendirecek reformlara sıkı sıkı sarılmak ve bu kararlılığı görünür bir biçimde ortaya koymak ileride faizleri yeniden yükseltme durumunda kalmamanın olmazsa olmaz şartıdır.
Belirsizliği artıran siyasi gerilimi hükümet hızla azaltmalıdır.
AB ve IMF çapaları güçlendirilmelidir. Kısa vadeli ve spekülatif sermaye girişini önlemek ve kurdaki dalgalanmaların yaratacağı riski azaltmak amacıyla mali sistemde güvenlik rasyoları yeniden düzenlenmelidir.
Ey yabancılar, ben faizleri artırdım, çok kâr edeceksiniz, gelin, ben de seçime kadar bildiğimi yapayım deme zamanı geçmiştir. Bu cari açığı artık taşıyamayacağımız ortaya çıkmıştır. Döviz dengesini dışarıdan daha fazla borçlanarak değil cari açığı azaltarak kurmak gerekir.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Terörist Zerkavi öldürüldü...
IRAK'TA öldürülen Ebu Musa el Zerkavi, sırada...
Çetin ALTAN
Şeffaflıktan ödü kopan Ankara Beyleri
Kendi kendine övünüp durma hastalanmasına uğr...
Melih AŞIK
Dava adamı...
CHP Grup Başkan Vekili Haluk Koç dün yine çar...
Fikret BİLA
Ankara'nın Lüksemburg toplantısına bakışı
Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri son dö...
Hasan CEMAL
Büyük sahne, güzel oyun!
Başını nereye çevirsen futbol, futbol topu ya...
Güneri CIVAOĞLU
Amaaan petrol...
Türkiye Eurovision'a Ajda'nın "Aman petrol, c...
Abbas GÜÇLÜ
'Baba' ile sabaha kadar
Türkiye'nin son 50 yılına damgasını vuran 9. ...
Hurşit GÜNEŞ
MB'yi kutlamak gerek
Merkez Bankası'nın son uluslararası finans pi...
Metin MÜNİR
Hey! Avrupa'da bizi sevenler de varmış!
Mal geçen sınırdan asker geçmez derler. Demek...
Faik ÖZTRAK
Tek başına faiz yetmez
Merkez Bankası'nın (TCMB) faizleri 1.75 puan ...
Derya SAZAK
12 Haziran sendromu
Türkiye-AB müzakerelerinde 12 Haziran tarihi,...
Ece TEMELKURAN
'Sırlar Âlemi' bitti: Şimdi eylemler!
"Diyor ki kitapta, 'Aslolan dini programlar y...
Güngör URAS
Merkez'in faiz artırımını 'piyasa' alkışladı
Merkez Bankası, gecelik faizi 1.75 puan artır...
M. Ali BİRAND
Ermeni tasarısı ne oldu?
Bir hatırlatma yaparak başlamak istiyorum.

© 2006 Milliyet