|
 |
|
|
'Sırlar Âlemi' bitti: Şimdi eylemler!
"Diyor ki kitapta, 'Aslolan dini programlar yayımlamak değil, mihenk taşı din olan bir yayın anlayışını benimsemektir'. Bu cümle, şu anda programlardan sorumlu TRT Genel Müdür Yardımcısı Muhsin Mete'ye ait. Vaktiyle Abbas Aba takma ismiyle yazdığı bir kitaptan."
Önceki gün ekranlarda TRT eyleminin sözcüsü olarak izlediğiniz, dün gazetelerde cümlelerini okuduğunuz Haber-Sen TRT temsilcisi Mehmet Demir böyle diyordu telefonda. Eski dostuma "Bu akşam TRT'de ne var?" dediğimde Mehmet devam ediyordu:
'Halkın televizyonu'
"Bütün somut kavramları din çerçevesinden yorumlayan, dünyaya din penceresinden başka bir yerden bakamayan bir TRT oluşturulmaya çalışılıyor. Örneğin verimlilikle ilgili bir program yapılacak. Milli Prodüktivite Merkezi filan gelir değil mi insanın aklına? Bakıyorsun meseleyi hadislerle açıklıyorlar."
Fakat Mehmet, önemle belirtiyor:
"Protesto eylemini AKP'ye karşı yaptığımızı söyleyenler oldu. Biz bu eylemi TRT'yi genel olarak bütün hükümetlerin güdümünden kurtarmak için yapıyoruz. TRT'nin hükümetlerin ekranı olduğuna dair bir kabullenme var, bunu yıkmaya çalışıyoruz. Bu, halkın televizyonu. Gelirinin yüzde 70'ini halk sağlıyorsa, nasıl bir televizyon olacağını da halk belirmeli, siyasi iktidarlar değil."
Muktedirin sureti
Muktedir, kalabalıkları yönetmekle asla yetinmez. Muktedir aynı zamanda yönettiği kişileri biçimlendirmek ister. Biçimlendirmenin başlangıcı ise tarif etmektir.
Halk, öncelikle muktedirin dilinde tarif edilir. Milliyetçi bir iktidar Türkiye'yi "milli hassasiyetleri olan bir halk" olarak tarif ederken, örneğin sağ muhafazakâr bir iktidar, aynı ülkeyi "ailevi değerlerine bağlı bir toplum" olarak tarif edebilir. Muktedir, kalabalıkları, kalabalıklara dair yaptığı tarife göre biçimlendirip kalabalıkların burnuna halkayı taktığı yerden çekiştirecektir.
Zorla izlettiriyor
Bugün TRT'de olanlar böyle açıklanabilir. Şu andaki muktedirimizin ülkeye dair yaptığı en belirgin tarif "yüzde 99'u Müslüman bir halk" olduğu için biçimlendirmesini ve yönetimini de bu tarif üzerinden yürütüyor. TRT, muktedirin yüzü ve sesi olarak kitlelere sürekli Müslüman olduklarını söylüyor. Başka da bir şey olmalarına ihtiyaç olmadığını...
Muktedir, hep görünmek ve izlenmek ister. TRT, şimdi muktedirin görünme hırsının ve giderek hıncının ekranı haline geliyor. İktidar bize kendini zorla izlettiriyor. Zorladıkça sevimsizleşiyor. "Mazlum" olduğunu söyleye söyleye iktidara gelen bir muktedirin zalime dönüşmesini TRT ekranlardan izliyoruz hep beraber.
Asıl sahipler konuşsun!
Dün TRT çalışanlarının yaptığı sansür karşıtı protesto sırasında TRT Bölge Müdürü mikrofonlarının elektriğini keserek herkese TRT'de sansürün nasıl çalıştığını göstermiş oldu. Bütün TV kanallarında yayımlanan eylem görüntüleri, protesto TRT binasının önünde yapılmasına rağmen, TRT tarafından gösterilmedi. Bütün izleyenlerini "Sırlar Âlemi" atmosferine sürükleyen, dünyaya bakmak için sadece din çerçevesini kullanmak isteyen TRT, bir kez daha muktedirin görmek istediklerini gösterdi, görmek istemediklerini yok saydı.
Dün eylem yapan Haber-Sen üyesi TRT çalışanları bundan sonraki adımda KESK, DİSK, meslek odaları, üniversiteler, işveren sendikaları da dahil olmak üzere geniş halk kitlelerinin temsil edildiği bir sempozyum düzenlemeyi düşünüyor. TRT gelirinin % 70'ini sağlayan halk kesimlerini TRT'nin asıl sahipleri olarak konuşmaya çağırıyor.
Siz de eğer bütün bu dünyaya "sırlar âlemi" bulanıklığında bakan bir pencere istemiyorsanız, bu "temizliğe" katılın. TRT ekranını muktedirlerin hırsından temizlemek isteyenlere destek verin.
ecetem@hotmail.com
|
|
|

|