|
 |
|
|
Çeşme 155'e mektup
Gökkuşağı / Reşat Kutucular
Komiserim; biliyorum, derdiniz başınızdan aşkın. Her gün bir yığın şikayet, ihbar alıyor hepsine yetişmeye çalışıyorsunuz. Kalabalıklarla uğraşmak yeteri kadar zor zaten. Bir de kural tanımazların bol olduğu bir ortamda düzen sağlamak ilave çaba gerektiriyor. Kolay gelsin.
Bizim kurallara uyarak ve uymayanları uyararak size katkıda bulunmamız gerekir aslında.
Ama biliyorsunuz işte, bu ülkede kendi kurallarını dayatmaya meraklı, bunu da uyanıklık sayan bir güruh var.
"Ben yaparım olur" diyen ve bazen de hakikaten olduran bu insancıklar sessiz kalabalığın uslu durmasından cesaret alıp iyice azıyorlar zaman zaman.
Engel tanımıyor ve genel düzeni tehdit etmeye başlıyorlar. Bu konuda yardımınızı rica edeceğim.
* * *
Ben bugün size mevsim itibariyle hareketlenmeye başlayan Çeşme ve civarı ile ilgili bir mektup yazmak ihtiyacı hissettim. Çünkü şimdiden görünüyor ki bölgede bu yaz bir hayli sıcak geçecek!
Özellikle çevre ve gürültü kirliliği, trafik ve asayiş sorunları şimdiden alarm veriyor. Malum, geniş Çeşme bölgesinde her yaz tatsız olaylar yaşanır, bu olayların ardından kontrollar biraz sıkılaşır ama bir süre sonra hayat normale döner. Hiç bir şey olmamış gibi.
Sonraki yaz adeta sıfırdan başlar sessiz çoğunlukla bozguncu tayfanın mücadelesi.
Yazla beraber on katına çıkan nüfusu düşününce yaşanan olaylar belki normaldir ama yine de ufak iyileştirmeler ve sıkı bir denetimle Çeşme'de herkes için "daha kaliteli bir yaşam" mümkün olabilir gibi geliyor bana.
* * *
Sorunlu noktalar apaçık ortada.
Alkolü zengin bir gece hayatının ürettiği riskler var.
Aklın yolu bir, önlem alınmalı.
Dünyanın en güzel koylarında yüksek desibelde müzik çalan dehşet verici yapılanmalar her yıl daha da yayılmakta.
Bunlar hiç olmazsa belli bir saatten sonra susturulmalı.
Makulü bu, öyle değil mi?
Çevre kirliliği ise ayrı bir tartışma konusu tabii.
Kesinlikle denetlenmeli. Ama göstermelik şekilde değil.
"Ne var ya işte, çocuklar eğleniyor" anlayışı hakim oldu bu ülkenin gecelerine. Bunlara karşıysanız ticarete, gelişmeye engel olmakla suçlanıyorsunuz bir de. Bunu kimse yemiyor artık, Komiserim.
* * *
Ne gelişmesi allahaşkına? Bu tip yerlerin müşterilerinin genç olması ek riskler yaratıyor. Kavgası var, kazası var. Alkolde yaş sınırı sıkı bir şekilde uygulanmalı.
Üst gelir grubu küstahlığı, yani "Sen benim kim olduğumu biliyor musun?" tarzının denetimde size getirdiği zorluklar var muhtemelen.
Pes etmeyin lütfen, sizin arkanızda da bir yığın insan var.
Hafta sonu gelenlerin eklediği risklerse apayrı.
Güneş altında alkol alanlara da, patinaj atarak deşarj olanlara da rastlanıyor.
Acemi şoförlerin eğitim alanı haline gelen düşük kalteli ve güvensiz yollarsa en riskli alan. Yavaş gitmesine karşın tehlike saçanlar var.
Özellikle kentte araba kullanmayıp oralarda kullananlar. Bunlar için yol işaretlerinin düzgün olması, trafik ışıklarının verimli çalışması gerek.
Ticari araçların gidişi ise artık herkesin malumu. Bunlara ambulans muamelesi yapıp yol vermek en iyisi.
Örneğin Ardıç-Paşalimanı arasındaki yolun kalitesi düşük olduğu için bu sürücülerle riskler daha da büyüyor.
Ne tehlikeler atlatıyor insan.
* * *
Motosikletler ve bisikletler her yerde olduğu gibi Çeşme'de de üvey evlat muamelesi görüyorlar maalesef.
Hem risk altındalar, hem de risk yaratıyorlar.
Oysa hem dokuya hem yaşam biçimine çok uygun aslında bu araçlar.
Ama genel curcuna içinde idare etmeye çalışıyorlar.
Yayalar mı? Tam bir "yürümesinler efendim!" anlayışı geçerli yayalar için. Gelecek hafta bu yaz için planladığınız önlemlere katkı mahiyetinde naçizane önerilerim olacak.
Bunlar bilimsel araştırmalara değil, tamamen dört mevsim boyunca yaptığım gözlemlere ve karşılaştığım olaylara dayanan önerilerdir. Aanlayışınız ve yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.
Çeşme'deki sessiz çoğunluktan biri.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|