Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Haziran 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Onlar tiyatroya mahkûm!

Tiyatrocu Turgay Tanülkü, cezaevlerini sahne, mahkûmları oyuncu yaptı. 25 yılda başından yüzlerce ilginç olay geçen, her görüşten mahkûmla çalışan Tanülkü'nün bazı eski 'oyuncuları' şimdi filmlerde, tiyatrolarda rol alıyor

Yasemin Bay

Tiyatrocu Turgay Tanülkü, tam 25 yıldır cezaevlerindeki mahkûmların tiyatro yoluyla hayata tutunmalarını sağlamaya çalışıyor. Tanülkü sadece mahkûmların değil, omurilik felçlilerinin ya da sokak çocuklarının da tiyatro sayesinde sosyal hayatta var olmaları için azimle uğraşıyor. Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde başladığı çalışmaları bugün Türkiye geneline yayılmış durumda. 11 cezaevinde mahkûmlarla tiyatro çalışmaları yapıyor, oyunlar sahneliyor. Tanülkü ile çalışmaları, mahkûm psikolojisi ve hedefleri hakkında konuştuk...

Cezaevlerinde tiyatro çalışmaları yapmaya nasıl karar verdiniz?
Öğrencilik dönemimde cezaeviyle tanıştım. Aralıklarla 7 yıl cezaevinde kaldım. Oradayken fıkraları oynayarak insanlara moral verdiğimi anladım. 1978'de Devlet Tiyatrosu'na girdim. 1981'de kapalı cezaevlerinde tiyatro yapmaya karar verdim. Çünkü oradaki insanların sosyal hayatla köprü kurmak adına buna çok ihtiyaçları var. Asistan olarak seçtiğim mahkûm arkadaşlar, tiyatro mikrobu içlerine girdiği için başka cezaevlerine gittikleri zaman da devam ettiriyorlar çalışmalarını.

'Gardiyanları da bulaştırdım'
İlk zamanlarda zorluklar yaşadınız mı?
Tabii. Cezaevinde tiyatro yapabilmeniz için geçmişinizi de irdeleyerek karar veriyor Adalet Bakanlığı veya Cezaevleri Genel Müdürleri. Gardiyanları ve infaz koruma memurlarını da tiyatroya bulaştırırdım. Dolayısıyla daha yoğun bir sosyal ilişki başlıyor mahkûmla gardiyan arasında. İsyanlarda acayip etkilidir tiyatro. Mesela Ulucanlar'da bir isyan sırasında içerideydim. Üzerime 20 mahkûm yattı "Aman hocam sana bir şey olmasın" diye. Dekoru yapan başgardiyanı da korudular. Çünkü biz bir şey öğretiyoruz onlara. Mahkûm sana güvenmeli. İdare de şüpheli yaklaşıyor önceleri. Yani iki ucu da tehlikeli bir boyuttasın. Şimdi rahatım. Ama ilk beş yıl çok zorluk çektim.

'Cezaevlerini üretime sokmalı'
Bu çalışmalarla neyi amaçlıyorsunuz?
Tek amacım Köy Enstitüleri yapısının cezaevlerinde kurulmasını sağlamak. Her bölgenin cezaevinde o bölgenin üretimine katkıda bulunulacak işler öğretilmeli mahkûmlara. Hayatta hiç kimse "Hastaneyle, hapishaneye girmem ben" diyemez. Üretime sokmalı cezaevlerini. Ben oraya düşüncelerimi, duygularımı silerek giriyorum. Ama bazı suçlar var ki affedilemez; çocuklara tecavüz etme olayı falan. O tip insanlarla çalışmıyorum. Çok güzel şeyler de yaşıyorum. Ulucanlar'da çalıştığım bir mahkûm arkadaş şu anda Antalya Şehir Tiyatrosu'nda oynuyor. İki mahkûm arkadaşımız da İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda. İki hasımla çalışmıştım bir oyunda, tahliye olduktan sonra Abdullah Oğuz'un "O Şimdi Mahkûm" filminde oynadılar.

'Oyunun mesajı olmalı'
Oyun seçimlerini nasıl yapıyorsunuz? Dışarıdan da izleyiciler gelebiliyor mu?
Orada müsamere oynanmasını istemiyorum. Oyunun anlamı, mesajı, duruşu olmalı. Aileler de geliyor oyunları izlemeye. Düşünün kocasıyla, oğluyla aynı çatıda 2 saat yan yana oturma imkânı buluyorlar. Oyundan sonra kokteyl veriyoruz. Sarılıyorlar birbirlerine, ağlayanlar, sızlayanlar...

Kartal Cezaevi'nde Mehmet Ali Ağca ile çalıştığınız söyleniyor.
Ağca gelip provaları izliyordu. Yavaş yavaş sıcak da bakmaya başlamıştı. Aklımda barışla ilgili bir oyun vardı. Dev-Sol'dan bir arkadaşla Ağca'yı karşılıklı oynatmayı düşünüyordum. İkisini de ikna ederdim. Ağca'nın avukatı da destekliyordu. Ama sonra cezaevini geren bir haber çıktı. Çalışamadık.

'AB'ye ders vereceğiz'
Yeni projeleriniz neler?
Yeni bir sürü oyun seçtik. Almanya ve Hollanda'da çalışmalara başladık. Tiyatro festivali yapmak istiyorum. Tüm cezaevlerinin oyunları 10 gün Taksim Sahnesi'nde sahnelense... Bayrampaşa Sinema Festivali'nin ikincisini yapacağız Levent Kazak ile. Uşak Cezaevi'nde haziranda bir oyun çıkaracağız ve AB'ye ders vereceğiz. İstanbul'da çekilecek "Huzur Palas" adlı filmde sokak çocukları ile mahkûmlardan oluşan bir grup oynayacak. Fatih Akın, filminin bir kısmını Üsküdar Cezaevi'nde çekecek.

"Dostum Mümtaz'ı öldürenle tiyatro yapma ihtimalim var"

Tanülkü, "Mahkûmlarla diyaloğunuz nasıl?" sorusuna yanıt verirken düştüğü zor bir durumu da şöyle anlatıyor: "Bazı mahkûmlar için çok iyiyim, bazıları için kötü. Çünkü sosyal bir hayat açıyorum orada. Bazıları bunu istemiyor. Herkese aynı şekilde davranıyorum. Beni ilgilendiren, onların insan olmaları. Hizbullahçılarla da çalıştım, DHKP-C'lilerle de. İBDA-C pek yaklaşmıyor. Dünya görüşlerimi, hislerimi kapıda bırakıp giriyorum ben oraya. Ama ben de insanım nihayetinde. Şu an mesela zor bir durumla karşı karşıyayım. Mümtaz Sevinç benim 25 yıllık arkadaşımdı. Ve öldürüldü. Onu öldüren kişi de Üsküdar Cezaevi'nde yatıyor ve tiyatro grubuna katılmak için dilekçe vermiş. Savcı, 'Ne yapalım?' diye sordu. Benim içim kan ağlıyor tabii. Şimdi bu durumu kabul etmeye çalışıyorum."




YAŞAM
'İhbarlar zamanında dikkate alınmamış'
İşkenceye pansuman
Onlar tiyatroya mahkûm!
Yağmalanan tarih dünya gündeminde
Yeni vurgundan önce yakalandı
Deniz manzarası için 70 ağaç kestiler
Sigara içen babanın çocuğu obez oluyor
Töre aileyi aştı, etrafa sıçradı
Anne çark etti
Motosikletlilerden eylem






© 2006 Milliyet