Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Haziran 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yeni düzenleme hastaları nasıl etkiliyor?


IMF'nin dikkat çekmesiyle hükümet sağlık harcamalarında tasarruf önlemleri aldı ve uygulamaya koydu.
Maliye Bakanlığı çıkardığı uygulama talimatıyla sağlık harcamalarını yeniden düzenledi.
Türkiye Cumhuriyeti'nin pek anımsanmayan temel niteliklerinden biri de "sosyal" devlettir.
Genel bir bakışla, temel nitelikler arasında en az uygulama alanı bulan niteliğin sosyal devlet ilkesi olduğu söylenebilir. Çok daha dikkat çekici olan ise en fazla kamu açığının da bu alanda veriliyor olmasıdır.
Bu çelişki çok anlam ifade eder.
Kıt kaynakların nasıl bol keseden çarçur edildiğinin, çoğu kez siyasete, siyaset-ticaret ilişkisine kurban edildiğinin de göstergesidir sosyal güvenlik açıkları.
Son olarak IMF'nin saptamasıyla sağlık harcamaları kısıldı.
Kamu harcamalarında tasarrufa gidilmesi, desteklenmesi gereken bir anlayıştır. Ancak bunun isabetli yapılması, kamu kaynaklarının hortumlanmasının önlenmiş olması ve zaten zor geçinen alt gelir düzeyindeki vatandaşın sağlık ve eğitim hizmetlerinden iyice mahrum edilmemesi gerekir.
Son düzenleme de bu açıdan bakıldığında önemli şikâyetlere yol açtı.
Yasayı dolanmak, sağlık elemanlarıyla iş çevirmek gibi amacı olmayan sıradan vatandaşın sağlık hizmetini aksatan, üniversitelerin yeniden geri teknolojiyle ameliyat yapmalarına neden olan düzenlemenin gözden geçirilmesi gerekir.

İlaçlar
Yeni düzenlemeyle sağlık harcamalarını kısalım derken mide, kemik ve kolesterol rahatsızlıklarında ilaçsızlık sorunu baş göstermiş durumda.
Bütçe talimatının kabaca "tek fiyat" diyebileceğimiz yeni uygulaması, fiyat farklarının ödenmesi konusunda işçi, memur, emekli gibi sabit ve düşük gelirli vatandaşımızı sıkıştırmaya başladı.
İlaç savurganlığının ve istismarının bir gerçek olduğu bu alanda alınacak önlem, doğrudan gerçek hastaları mağdur etmek yerine etkin bir denetim olmalı.
Hastanelerin ilaç alımlarında üniversitelerin satıcılara büyük fiyat indirimleri sağladıkları biliniyor. Bu alımların engellenmesi acaba arzulanan tasarrufu sağlamış durumda mı? Bu alımlarda usulsüzlük yapılacağı kaygısıyla hareket ediliyorsa bunun çözümü yasaklama mı olmalı, yoksa yine etkin denetim mi?

Ameliyatlar
Keza bütçe uygulama talimatıyla sağlık alanını düzenlemek de tartışmaya açık bir yöntem. Örneğin, ameliyatlarda yöntem değişikliğini dayatan düzenleme, teknolojik ilerlemeyi olumsuz yönde etkilemiyor mu? Laparoskopik-endoskopik (halk dilinde kapalı ameliyat olarak bilinen yöntem) ameliyatlara ödeme yapılmaması ve cerrahların yeniden ve zorunlu olarak açık ameliyatlara teşvik edilmeleri bilimsel açıdan doğru mu? Bu yöntemin kullanılmasında masrafı tümüyle hastaya yüklemek adil bir düzenleme mi?

Çelişki
Göze çarpan bir çelişki de bir yandan özel sağlık kurumları teşvik edilirken, bir yandan da sağlık harcamalarında açık büyüdü diyerek tıbben zorunluk arz eden durumlarda ödemeden kaçınmak...
Acaba söz konusu önemli açıklar düşük gelir grubundaki hastaların ihtiyaçlarından mı kaynaklanıyor, yoksa çok daha büyük ödemelerden, yeni yapılandırma gayretlerinin finansmanından mı?
İhtiyaçtan fazla görüntüleme merkezleri, gereksiz sevkler, her köşe başında bir iki birimlik özel sağlık kuruluşları açılmasının bu yolla teşvik edilmesi gibi genel politikaların gözden geçirilmesi yerine, çoğu emekli olan, kalp, mide, kemik hastalarının ilaçlarına kelepçe vurmak bir çözüm olarak görülebilir mi?
Bu yönü IMF'nin sorunu olmayabilir ama hükümetin sorunu olmalıdır.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kuran ve bilim
İSMİ Hans van Aiber; İskandinav asıllı Alman ...
Çetin ALTAN
Kandilli'de midye tava ve gümüşbalığı
En sıcak günde bile Kandilli iskelesinin kıyı...
Melih AŞIK
Müze soygunu
Okurumuz olayı "en büyük müze soygunu" olarak...
Fikret BİLA
Yeni düzenleme hastaları nasıl etkiliyor?
IMF'nin dikkat çekmesiyle hükümet sağlık harc...
Hasan CEMAL
Futbol ateşi!
Dünya Kupası'nın açılışında şov muhteşemdi, m...
Güneri CIVAOĞLU
1 Numaralı Tanık
Siyasi liderlerin başlarını döndüren, ayaklar...
Can Dündar
Seks patladı, biz altında kaldık
Geçen ay Abant'ta bir mühendis, kiraladığı Ce...
Abbas GÜÇLÜ
Marmara'da rektörlük seçimi (1)
En kritik rektörlük seçimlerinden biri, önümü...
Semih İDİZ
Sorun Zerkavi değil Amerika
Ebu Musa El Zerkavi'nin öldürülmesinin ardınd...
Fatoş KARAHASAN
Avrupalının rotası Rusya'ya dönüyor
Dünyanın önde gelen danışmanlık kuruluşlarınd...
Sami KOHEN
Zerkavi'siz Irak... Ve bölge
Zerkavi'nin öldürülmesinden sonra Irak'ta şid...
Metin MÜNİR
İki çınarın öyküsü
Adriyatik kıyısındaki Trieste'de çınarların a...
Derya SAZAK
Kaçın Türkler geliyor!
Usta yönetmen Ali Özgentürk altı aydır bir si...
Tamer HEPER
Bir saldırı daha var!!!
Bundan kısa bir süre önce Danıştay'a ve dolay...
Yaman TÖRÜNER
TMSF yanlış yapıyor
Bu yönetimin en büyük sorunu, "devlet"i bilme...
Güngör URAS
Konut sektöründe "yangın" var
Konut sektöründe yangın var.
M. Ali BİRAND
Piyasaların sopası yok ki...
Eskiden başka supablar vardı.

© 2006 Milliyet