Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Haziran 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir saldırı daha var!!!


Bundan kısa bir süre önce Danıştay'a ve dolayısıyla Danıştay'ın şahsında laik demokratik devlete karşı bir saldırı oldu. Saldırı büyük yankı uyandırdı ve hepimiz tarafından kınandı.
Her zamanki oyun sahneye kondu. Birileri bunu yapan meczuptur, dedi. Bir başkaları işine geleni suçladı. Ancak bunlar olayın menfur bir tecavüz olduğu gerçeğini ortadan kaldırmadı.
İki gün önce de bir meslektaşım Beyoğlu Adliyesi'nde görevini ifa ederken vurulup öldürüldü. Ancak haberi bir iki gazetenin iç sayfasında küçük küçük yer aldı. Elbette dehşete düştüm. Savunma görevini yapan bir meslektaşımın öldürülmesi hiç yankı bulmadı. Yani olay Danıştay'a yapılan saldırıdan daha mı önemsiz?
Unutulmamalı ki yargı iddia, savunma ve yargıç üçlüsünden oluşur. Bunlardan herhangi birine yapılmış saldırı adalet mekanizmasına yapılmış demektir.
Ancak olay "Bir avukata saldırı" diye geçiştirildi. Belki bu yazımı okuyan okuyucularımdan büyük bir kısmının bu olaydan haberi bile olmadı.
Olayda bir değil, birden çok silah kullanıldı ve yine hiç kimse bu kadar silah adliyeye nasıl sokuldu demedi. İkinci gün artık üzerinde durulmayan basit bir adli vaka gibi geçti gitti.
Acaba ne zaman adliye denilince adalet dağıtılan kutsal mekân, mahkeme denilince de iddia, savunma ve karar veren hâkim anlaşılacak bilemiyorum. Bu şuuru nasıl yerleştireceğiz?
Savunmanın kutsal olduğunu, vazgeçilmez bir hak olduğunu, bunu da ancak avukatların üstlenebileceğini, avukatların da hâkimler kadar dokunulmazlığının bulunduğunu ne zaman öğreneceğiz? Tabii, öncelikle böyle iğrenç bir saldırının haber değeri bile olmadığı fikrinden kurtulduktan sonra.

tamerheper@host.com








Taha AKYOL
Kuran ve bilim
İSMİ Hans van Aiber; İskandinav asıllı Alman ...
Çetin ALTAN
Kandilli'de midye tava ve gümüşbalığı
En sıcak günde bile Kandilli iskelesinin kıyı...
Melih AŞIK
Müze soygunu
Okurumuz olayı "en büyük müze soygunu" olarak...
Fikret BİLA
Yeni düzenleme hastaları nasıl etkiliyor?
IMF'nin dikkat çekmesiyle hükümet sağlık harc...
Hasan CEMAL
Futbol ateşi!
Dünya Kupası'nın açılışında şov muhteşemdi, m...
Güneri CIVAOĞLU
1 Numaralı Tanık
Siyasi liderlerin başlarını döndüren, ayaklar...
Can Dündar
Seks patladı, biz altında kaldık
Geçen ay Abant'ta bir mühendis, kiraladığı Ce...
Abbas GÜÇLÜ
Marmara'da rektörlük seçimi (1)
En kritik rektörlük seçimlerinden biri, önümü...
Semih İDİZ
Sorun Zerkavi değil Amerika
Ebu Musa El Zerkavi'nin öldürülmesinin ardınd...
Fatoş KARAHASAN
Avrupalının rotası Rusya'ya dönüyor
Dünyanın önde gelen danışmanlık kuruluşlarınd...
Sami KOHEN
Zerkavi'siz Irak... Ve bölge
Zerkavi'nin öldürülmesinden sonra Irak'ta şid...
Metin MÜNİR
İki çınarın öyküsü
Adriyatik kıyısındaki Trieste'de çınarların a...
Derya SAZAK
Kaçın Türkler geliyor!
Usta yönetmen Ali Özgentürk altı aydır bir si...
Tamer HEPER
Bir saldırı daha var!!!
Bundan kısa bir süre önce Danıştay'a ve dolay...
Yaman TÖRÜNER
TMSF yanlış yapıyor
Bu yönetimin en büyük sorunu, "devlet"i bilme...
Güngör URAS
Konut sektöründe "yangın" var
Konut sektöründe yangın var.
M. Ali BİRAND
Piyasaların sopası yok ki...
Eskiden başka supablar vardı.

© 2006 Milliyet