|
 |
|
|
"Sen hiç dişi çıkmamış insan gördün mü?"
Batu'nun ilk dişi rötarlı çıkmıştı. "Ne oluyor?" diye düşündük elbette ama bir doktorun da dediği gibi "Hiç dişi çıkmamış insan olur mu? Bir gün gelecek elbette"
igursoy@milliyet.com.tr
Ne diyor haberde? "Angelina Jolie ile Brad Pitt'in bebeği Shiloh'un dişlerinin bulunduğu iddia edildi." Sanki Shiloh'un takma dişleri varmış da ağzından fırlamış, sonra üç metre ötedeki çalının dibinde bulunmuş gibi gelmiyor mu kulağa?
Kendi ailemi Jolie-Pitt ikilisiyle kıyaslamak haddim değildir, elim kolum taş olur, hakkımda "ünlü bir çifti alenen aşağılamak, tahkir ve tezyif etmek" gibi gerekçelerle dava açılabilir. O nedenle yapmayacağım. Ama kozmosun iradesi, bugünlerde bizim evde de bir diş muhabbetinin yapılmasından yana imiş.
Tam adıyla Shiloh Nouvel Jolie-Pitt'in aksine, Batu'nun dişlerinin bulunduğu iddia edilmedi (Bu arada, bana sorarsanız Shiloh'un da dişleri yok. Onlar dişeti). Net biçimde yoktu, yeni doğan bebeklerin ezici çoğunluğunda olduğu gibi. İlk günden itibaren beklemeye başladık. Dişleri kaşınınca ısırsın diye sulu kaşıyıcılar aldık. Sonra hayat bize, onları almanın hayli gereksiz olduğunu öğretti. Çünkü istersen diş kaşıyıcının kralını al, o bebek yine gidip kumandayı ısırıyor.
Diş buğdayı planları
Begüm arada sırada diş buğdayı planları yaptı. Bilmeyenler için tekrarlayalım: Çocuğun dişi çıktı bahanesiyle bir grup hanımefendi bir evde toplaşır. Çocuğun önüne makas, kalem, Kur'an-ı Kerim, altın, oklava, kitap vb. konur. Aslında herkes kendi istediği şeyi koyar da, bir standart olması açısından Kültür Bakanlığı'nın internet sitesinde ne yazıyorsa onu yazdım. Sonra çocuk onlardan birini seçer, buna göre bir meslek sahibi olacağına inanılır. Bir yandan "hedik" denen yemeği yiyen büyükler mutluca evden ayrılır.
Lakin bu hevesli bekleyiş hayli uzun sürdü. Batu ilk dişini gösterdiğinde dokuz ayını geride bırakmıştı. Biz tabii evham deposu ikili olarak hemen endişelendik, bir sorun mu var diye. Gerçi aklımızda hep bir arkadaşımıza doktorun söylediği şey vardı: "Sen hiç dişi çıkmamış insan gördün mü? Çıkacak elbette bir gün."
Canımız ciğerimiz biricik oğlumuz bir müddet de "tek dişi çıkmış canavar" biçiminde gezdikten sonra nihayet geçen hafta ikinciyi de çıkardı. Ama sancılı günler sonunda elbette... Bu uğurda ne salyalar sızdı o ağızdan, ne sümükler aktı o burundan, ne kadar çok huysuzluk çıktı o minnacık kişiden, inanmak zor.
Hani dörtleyecekti?
Bizim için de şöyle bir kolaylığı oldu bu işin. Batu'nun yüzü ne zaman asılsa hemen "Diş çıkarıyor ya ondandır" diye koyduk teşhisi. Belki adamın karnı aç, belki susuzluktan dudakları kurudu, belki uykusuzluktan ölmek üzere, belki kolu çıktı. Hayır, bizim için bunlar mümkün değil. Dişi çıkıyor ya, konu kapanmıştır.
Bundan 15 gün önceydi. Doktor "15 gün içinde dişleri dörtleyecek" demişti. Yani vade bugün doluyor. Söylediğim gibi, Batu henüz ancak ikileyebildi. Biz alışığız beklemeye. Hem sanki anne-baba olarak her şeyi tam ve vaktinde yapabiliyor muyuz?
Daha diş buğdayını bile halledemedik.
|
|
|

|