|
 |
|
|
Gazetecilik anıları
Bizim Köşe / İsmail Sivri
Türk basınının saygın, vefalı ve dürüst gazetecisi Akgün Tekin'in 45 yıllık gazetecilik yaşamını dile getirdiği kitabın adı şöyledir:
"Türk Basınında Kayan Yıldız Haldun Simavi'nin Günaydın'ı"
Bir roman gibi başlayıp biten, bizim kuşağın Babiali dediği dünyayı eğrileri ve doğruları, olayları ve kişileriyle anlatan bu kitabı okudunuz mu? Okumadıysanız, mutlaka alıp okumalısınız.
Meraklı gazete okurlarına, olayların perde arkasını merak edenlerle, mesleğe yeni başlayan genç gazetecilere ve iletişim fakültelerinde okuyan tüm öğrencilere, önermek isterim.
* * *
Akgün Tekin, Abdi İpekçi ve Nezih Demirkent gibi mesleğe spor yazarı olarak başlar. Bu günlerde, okul arkadaşı ünlü gazeteci Rahmi Turan'la karşılaşır. Günaydın'ı çıkarmaya hazırlanan Turan, ona "Bize gelir misin?" diye sorar.
Böylece, "Bizim Öykümüz" dediği öykü başlar. Biz önce, "Rahmi Turan ve Akgün Tekin idik." Sonra, "Haldun Simavi ve Kemal Kınacı olduk" deyip bir bir çalışma arkadaşlarının adlarını sayar.
Çok geçmeden Necati Zincirkıran'da katılır, Günaydın bir okul olur.
Haldun Simavi, sabahları gazeteye erkenden gelir. Tek tek olayları değerlendirir. Serttir, kolay affetmez, ama başarıyı da görmezlikten gelmez.
Günaydın'ın ilk çıktığı günlerde, bozulan baskı makinesini ustalar çalıştıramayınca, tulumu giyip arızayı giderir. Hepsi şaşkına dönerler. Tekin, bu konuda şöyle der:
"Makine dairesinden klişehaneye, fotoğrafhaneden mürettiphaneye, dağıtıma, reklama, muhasebeye kadar her konuda bilgi sahibi bir patrondu."
Yıllar sonra, Günaydın'ın sınırları aşılır. Tekin, "Tan olduk, Sabah olduk, Bugün olduk, Meydan olduk, Gözcü olduk" der. Hala Rahmi Turan ile birlikteler. Bu kitabın, her yerinde, Haldun Simavi, karşımıza çıkar.
Haldun Simavi, bir efsane patrondur. Bu kitapta, ayrıca, kardeşi Erol Simavi, Aydın Doğan, Dinç Bilgin ve bazı patronlarla ünlü yazarlar, çizerler, muhabir ve foto muhabirleriyle karşı karşıya gelirsiniz.
* * *
Akgün Tekin'in kitabı, Babiali'nin canlı bir tarihi, bir resmi geçitidir. Emin Çölaşan, Hürriyet'teki yazısında, "40 yıllık gazeteci, bizim meslekte neler gördü, neler yaşadı" diyerek şunları yazar:
"Akgün Tekin, akıcı kalemiyle Günaydın'ın iç dünyasını anlatıyor. Sizlerde, en azından isimlerini bildiğiniz, nice gazetecilerin yaşadıklarını, bizim mesleğin perde arkası hakkında bilgi sahibi olacaksınız."
Erdoğan Tokmakçıoğlu, Gözcü'deki yazısında, "İleride, Türk Basın tarihini kaleme alacaklar için Tekin'in yapıtı en sağlam ve güvenilir bir kaynak niteliğindedir" deyip, Tekin'in kişiliğini şöyle çizer:
"Tekin'in bir insan ve meslektaş olarak bence en önemli özellikleri çalışkanlık, titizlik, sabırlılık, dürüstlük gibi erdemlerdir."
Radikal Gazetesi kitap ekinde eski bir meslektaşı olan Müjdat Tolu, Tekin'in bir belgesel niteliği kazanan kitabında, "tevazudan bazı şeyleri unutmuş" diyerek şöyle devam eder:
"Tüm Günaydıncıların, benim gibi çiçeği burnunda gazeteciler için bir ağabey olduğunu, olgunlukları, sevecenlikleriyle bizi, onca sıkıntı ve dertleri arasında bile kollayıp korudukalarını, dertlerimize koştuğunu unutmuş."
Hürriyet'teki yazısında Tufan Türenç ise, meslek yaşamının büyük bir bölümünü Günaydın'da geçiren Tekin için, "Bıkıp usunmadan gazeteyi sırtında taşıdığını" ifade ederek şöyle der:
"Bu ilginç kitabı, mesleğin çilesini çekmiş deneyimli bir gazetecinin kaleminden okumak gerçekten büyük keyiftir."
Sizlerde, Doğan Kitapları'nda çıkan bu yapıtı mutlaka okumalısınız.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|