|
 |
|
|
Nihayet futbol
Devre arasında Alman ZDF televizyonunda yorum yapan Günter Netzer kısaca "şansları kullanan Arjantin'di" dedi. Neredeyse hepsi bu. Doğru. Arjantin kupanın başından bu yana seyrettiğimiz en iyi, en çekişmeli maçta Crespo ve Saviola ile rakibinden çok daha az pozisyona girmesine rağmen 2-0 öndeydi.
Üç ayrı Afrika takımıyla Dünya Kupası'na katılmış tek teknik direktör Henry Michel ve bundan önce hep alt yaş gruplarında teknik adamlık yapmış Pekerman'ın maçıydı bu. Michel'in tecrübesi oyuncularının şık ama ham oyunlarına kurban gitti. Pekerman'ın bu seviyedeki tecrübesizliğini ise her gol şansından sayı çıkarmayı bilen öğrencileri sildi attı. Fildişi Sahilleri'ni zaferden uzak tutan Heinze, Ayala savunma göbeğinin gücü ve Abbondanzieri'nin çok iyi performansı değildi. Arajntin'in çok iyi, savunmasını rahatlıkla geçmeyi başardılar. Sadece gerektiği gibi vuramamak, sadece gününde olamamaktı sebep. Olmadı. Drogba, Kalou, Dindane topu içeri itemediler. Halbuki hep daha fazla pas imkanları, daha iyi bir yayılışları ve daha aktif bir oyunları vardı. Sadece olmadı.
Ancak bu maça ve yarının vaat ettiklerine bakarak bu grubun sadece "ölüm grubu" değil, aynı zamanda cennet grubu olduğunu da sanırım söyleyebiliriz. Sırbistan - Karadağ ve Hollanda ile birlikte en iyi futbolun burada oynanacağını söylemek zor değil. İşte bu yüzden yarın Leipzig'den gözümüzü ayırmamalı. Bu grup şu ana kadar aradığımız iyi futbolun asıl sahası olacak belli ki.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|