Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Haziran 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mercidabık'tan geliyorum...

Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol

Hayli zamandır bir "uçak yolculuğu yazısı" için kalem oynatmamıştım. İzmir'in, farklı havayollarının uçuş noktaları arasında ciddiye alınmaya başladığı şu günlerde, öyle anlaşılıyor ki, yakın gelecek daha şenlikli olacak; bizler konusuz, sizler de yazısız kalmayacaksınız.
* * *
Rekabetin, sektör içi dinamikleri ateşlemesi için faydalı bir müsabaka olduğuna öteden beri inanırım.
Netekim, televizyonlarda, "İzmir'den aktarmasız uçun, yolu uzatmayın, kulağınızı kısa yoldan yakalayın" mesajı veren Sun Express, yurtdışı deneyimini iç hat uçuşlarına da yansıtmayı başarmış görünüyor.
Kalıcı olmasını dilediğimiz bir nezaket, titizlik ve keyif veren bir servis kalitesiyle, gülümseyen yolcular taşıyor yurdun dört bir tarafına...
Umudumuz İzmir Hava Yolları'nın da önümüzdeki günlerde aynı övgüyü hak edebilmesi.
* * *
Ama madalyonun öbür yüzünde, herkese yetecek bir "yer hizmeti" üretilip üretilemeyeceğini de geç olmadan tartışmak lâzım.
Ve bu tartışmaların, nicelik platformundan çok, nitelik sorunlarına odaklanması daha önemli.
İzmir-Kayseri uçuşu için, sabahın erken saatlerinde Adnan Menderes Havalimanı'na gittim.
Biniş kartı, bagaj verilmesi, güvenlik, kemerini çıkart-kemerini tak derken uçağa davet edildik.
Oldukça genç bir hanım uğurluyordu bizi.
Tek tek herkese gülümsüyor, biniş kartının bir kısmını yırtıp yer numarasını göz ucuyla kontrol ediyor ve yolculara, koltuklarına "daha kolay ve zahmetsizce ulaşabilmeleri" için, birkaç sözcükten oluşan yardım cümleleri armağan ediyordu:
"3D efendim; Lütfen arka kapıdan binin. 11A, arka kapı lütfen..."
Bu alışılmadık yardımdan ben ve hemen arkamdaki yolcular da nasibini aldı elbette.
Nasibini aldı diyorum. Çünkü yol yardımı, "Olmasa daha iyi türündendi."
* * *
Ben ve birkaç yolcu, sormak gafletinde bulunduk: "Hanımefendi, küçük numaraları arka kapıya yönlendiriyorsunuz, bir yanlışlık yok mu?"
Cevap, azarlama rengi taşımasa da, hissettirilen özgüven ve çokbilmişlik, bizi üstelememek mecburiyetinde bıraktı.
Herhalde uçağın tasarımında, bizim bilmediğimiz ya da alışık olmadığımız bir garabet vardı.
Aslında gariplik, "yüksek matematik ve analitik geometri" bilmeyen bir genç hanımın "böylesine zor bir görev" için seçilmiş olmasıydı.
Ne yazık ki biz haklı çıktık.
Küçük numaralar arka kapıdan, büyük numaralar ön kapıdan bindiği için, koltuğuna ulaşma mücadelesi, bir anda Mercidabık'ı andıran bir güç gösterisine ve sıradan bir itişmeye döndü.
Benim gibi ufak tefek olanların "seyahat zayiatı" listesine yazılmamaları tesadüf sayılır.
* * *
Sinirli yolcular, hiçbir kabahatleri olmamasına rağmen, öfkelerini uçaktaki görevlilerden çıkarttılar.
Sadece küçük bir özen, ardında daima "iyileştirme fırsatları" saklar. Umarım bu önlenebilir kazalar, kâğıt üzerinde kalan ve güldüren komik karmaşalardan fazlasına dönüşmez.
Çünkü hizmet üretmek, keyif ve mutluluk üretmektir.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Mercidabık'tan geliyorum...
Parkın tuvaleti ilk günden beri kapalı
Kalbi yeşil kırmızı atanlar için interaktif bir site
Entrika ve ikna etme





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2006 Milliyet