Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Haziran 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Tartışma" salgınında zırtabozluk boyutu


Çocukluğumdaki ev içi tartışmaları, Türkiye'nin hemen hemen her yöresinde genç kuşaklara da bulaşmış gibi...
Ev içi tartışmalarında, "evlatlık" adı altında boğaz tokluğuna çalıştırılan kimsesiz kız çocuklarının; "halıları ıslatarak mı, ıslatmadan mı süpürmelerinin" daha yerinde olacağı konusu da, karşılıklı sinirlenmelere yol açardı; komşu Senuhi Bey'in, yaşlı ve zengin karısı Dilruba Hanım'ın pırlanta gerdanlığını, "rehin mi verdiği, yoksa sattığı mı", konusu da...
***
Eve gelin gelmiş bir yenge:
- Halılar ıslatılmadan süpürüldüğünde çok toz kalkıyor, her taraf toz içinde kalıyor, dediğinde...
Büyük hanımlardan biri:
- Kızım öyle söylüyorsun ama, ıslatılınca da havı dökülüyor halıların; yıpranmış kilime dönüyor hepsi, derdi...
Gelin:
- Ben kendimi bildim bileli, annem hep ıslatarak süpürür halıları; ne havı döküldü, ne bir şey, derdi.
Büyük hanımlardan biri de:
- Evet ama sizde hiç Afgan halısı yok ki, zaten hepsi eskimiş pösteki gibi, derdi...
- Yapma hanım anne, hepsi nadide Isparta halısı onların...
- Isparta'ymış, laf ola beri gele...
Ve suratlar asılır, dudaklar titrer, kapılar çarpılırdı.
***
Komşu Senuhi Bey'in, yaşlı ve zengin karısı Dilruba Hanım'ın pırlanta gerdanlığını; sattığı mı, yoksa rehin mi verdiği, konusu da öyle...
- Şekerim, ben gözlerimle gördüm; Bedestende kuyumcu kuyumcu dolaşıyordu...
- Yok canım, Şükûfe Hanım'ın kendisi söyledi; dayısı Eşref Efendi'ye rehin bırakıp, borç almış...
- Kuzum niye borç alsın Senuhi Bey; borcu nesiyle ödeyecek? Bal gibi sattı gerdanlığı Bedestende...
- Sen geçenlerde Sütçü Ali Ağa'nın da evine sarhoş geldiğini iddia ettin ama, adamın hastalanarak geldiği sonradan çıktı ortaya...
- Sarhoş geldiği için hastalandı o... Sen zaten her şeyi kendine göre anlatırsın. Karyolanın altına kurusun diye koyduğun yarım çuvallık kalıp sabunların da, eksildiğinden kuşkulanıyordun ama; sonradan hatırladın çamaşırcı kadına iki kalıbını kendinin verdiğini...
Ve yine suratlar asılır, dudaklar titrer, kapılar çarpılırdı.
***
Bakıyorum tartışma salgını çok yaygın genç kuşaklarda da...
Üstelik "bilim" gibi, "politika" gibi tanımlamasını kimsenin yapmadığı kavramları, birbirine karıştıra karıştıra aşureye çevirerek; yiğitlik gösterisine bir hayli yatkın duruyorlar. Kimi ırkçılığı putlaştırıyor, kimi ümmetçiliği, kimi de "şan, şeref, bayrak" gibi duygusal bir hamasetçiliği...
***
Kendini kanıtlama dürtüsü kurgular, "tartışma" zembereğini... Ve "okuma yazma özürlü" olan ve olmayan toplumlar arasındaki fark; birincilerin "tatsız bir didişmeci", ikincilerin "lezzetli bir sohbetçi" olmalarında öbekleşir.
***
Sabahattin Ali'nin, cezaevi anılarında çizimlediği bir tartışmacı tipi vardır.
Cinayetten mahkûm bir katil, cinayeti nasıl işlediğini anlatırken:
- Yol kıyısındaki çalıların arkasında pusuya yattım, dediğinde...
Tartışmacı:
- Sen çalıların arkasına saklanarak kuş bile vuramazsın. Mutlaka tepedeki bir ağacın arkasından ateş etmişsindir, diye tutturur.
***
Psikolojik yanılgılarla ilgili olarak da, bazı garip tartışmalar örnek gösterilir.
İki yolcu bir tren kompartımanında giderken, biri:
- Çok üşüdüm, der ve kaloriferi açar.
Biraz sonra, öteki yolcu:
- Ben çok sıcakladım, der ve kapar kaloriferi...
İki yolcu arasında gerilim arttığı bir sırada, kondüktör gelir ve kaloriferlerin yanmadığını söyler.
***
2005 yılında silaha ayrılan para netleşti; 1 trilyon 128 milyar dolar... Bunun yüzde 48'i ABD'ye ait...
Ve yeryüzündeki devletler 2'ye ayrılmakta; ürettikleri silahları satanlarla, üretemedikleri silahları alanlar...
***
Silah satın alan ülkelerde, yoksulluk yaygın mı yaygın...
Ve gelişmemiş ülkelerde gündem dışı tutulan konular:
1- En büyük düşman, sınırlar dışındaki silahlı güçler midir, yok sınırlar içindeki yoksulluk mu?
2- "Devlet" mi bireyler içindir, yoksa bireyler mi "devlet" içindir?
3- Bireylerin "yaşam kalitesi" mi daha önemlidir, yoksa savunma güçlerinin sayısı mı?
***
Bu tür konular kazara tartışıldığında, tartışanların hangi kaynaklardan geçindikleri de; kapalı mı kalmalıdır, açık mı olmalıdır?
"Polemik"le "tartışma"; "çürütmecilik"le "bilimsel açıklama" arasındaki farklar nelerdir?
Ve siz:
- Lider öylesine kızdı ki, yardımcısını "itin kıçına soktu çıkardı" dediğinizde; karşınızdaki "tartışma" kaşıntılı kişi:
- Mümkün değil, liderin yardımcısı koskocaman adam, itin kıçı ise küçücük. O koskocaman adamı, o küçücük deliğe nasıl sokup çıkarabilir, diye tutturduğunda...
Tartışma kaşıntılı kişi, çok mantıklı mı sayılır; yoksa tunkafa mı; yoksa aşırı safça mı?
***
Unutmamak gerekir ki, bir ülkede anlamsız ve yiğitliğe dayalı tartışmalar yaygınlaştığında; gelecek de belaya gebe kalır.

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
AB ile nereye kadar?
RUM engelleri kaldırıldı diye hepimiz iyimser...
Çetin ALTAN
"Tartışma" salgınında zırtabozluk boyutu
Çocukluğumdaki ev içi tartışmaları, Türkiye'n...
Melih AŞIK
Kemal Abi ordaydı
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), bu yılın ...
Fikret BİLA
MGK Genel Sekreterliği'nden bir ilk daha
Büyükelçi Yiğit Alpogan'ın göreve gelmesinden...
Hasan CEMAL
İş Allah'a kalsa bütün maçlar berabere mi biterdi?
Dişi sineğin girmesi bile yasak İtalyan kampı...
Güneri CIVAOĞLU
Tulumbanın sapı
Dünya ekonomisi "asteroit (göktaşı)" yağmuru ...
Abbas GÜÇLÜ
Marmara'da rektörlük seçimi (2)
Marmara Üniversitesi'nde rektörlük seçimi cum...
Hurşit GÜNEŞ
Artık ortam farklı
Son haftalarda çıkan sıcak para, yahut yabanc...
Nail GÜRELİ
Yasaya göre iş değil, işe göre yasa
Ne yurttaşlık sorumluluğu, ne çevreyi koruma ...
Sami KOHEN
Yola devam, ama nasıl?
LÜKSEMBURG'da diplomatlar cenkleşirken, Türki...
Metin MÜNİR
Kuru kahveci Illy Efendi
Illy kahve fabrikasının laboratuvarında 2004 ...
Hasan PULUR
Tatil dönüşü...
GEZİDEN, izinden dönene sorarlar:
Meral TAMER
Tatil dönüşü masamda yığılmış kitaplardan...
Bir gazeteci, tatil dönüşü gazetedeki masasın...
Ece TEMELKURAN
Uzaklardan, dağlardan
En çok güneş batarken anlatır kendini dağlar....
Osman ULAGAY
Bakan gitti, Türkiye batırıldı
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllat...
Güngör URAS
Merkez Bankası'nın işi zor
Merkez Bankası'nın işi zor... Merkez Bankası ...
M. Ali BİRAND
Gül'ü hiç bu kadar kızgın görmedim
Pazartesi günü tam 12 saat Ankara havaalanınd...

© 2006 Milliyet