Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Haziran 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
MGK Genel Sekreterliği'nden bir ilk daha


Büyükelçi Yiğit Alpogan'ın göreve gelmesinden sonra MGK Genel Sekreterliği, dün bir ilke daha imza attı.
"Atatürk'ün Doğumunun 125. Yıldönümü Nedeniyle" Avrupa Birliği (AB) paneli düzenledi. Panelin konusu, "Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliğinin Atatürk'ün çağdaşlaşma düşüncesi çerçevesinde değerlendirilmesi"ydi.
Konu gibi konuşmacılar da iyi seçilmişti.
AB sürecine yıllarını vermiş, ikisi de Başkent Üniversitesi'nden sıkı AB'ci sayabileceğimiz Prof. Dr. Haluk Günuğur da vardı, bu sürece ilişkin sıkı kuşkuları olan Prof. Dr. Ünsal Yavuz da...
ODTÜ'den Prof. Dr. Atilla Eralp ile Bilkent'ten Prof. Dr. Duygu Sezer, Atatürk'ün çağdaşlaşma düşüncesiyle AB üyelik hedefinin uyumlu olduğunu değişik açılardan çok güzel ortaya koydular.
Paneli yöneten Prof. Dr. Yavuz ile Prof. Dr. Günuğur'un birbirlerini ustaca iğnemeleri ise, bir dersin öğrencinin kafasına nasıl yerleştirileceğinin düzeyli ve çarpıcı bir örneğiydi.
Panelin davetlileri ise, asker-sivil üst düzey bürokrasi, bilim adamları, gazetelerin Ankara temsilcileri, Milli Güvenlik Akademisi öğrencileriydi.

Barış
Prof. Dr. Atilla Eralp, Atatürk'ün çağdaşlaşma düşüncesi ile AB üyeliğini, Büyük Önder'in "Yurtta barış, dünyada barış" deyişinden ele aldı ve öyle güzel yorumladı ki, "hedef" açısından hiç açık kapı kalmadı. Özü şuydu:
Atatürk, büyük bir savaştan çıkmış büyük bir lider olarak "Yurtta sulh, cihanda sulh" demiş ve savaştıkları başta olmak üzere önce komşularıyla, sonra Batı ülkeleriyle barış tesis etmiş, sonra içeri dönerek iç barışı sağlamış ve bu ortamda kalkınmaya yönelmiştir.
Atatürk'ün bu projesi de, yine bir büyük savaş sonrasında, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından temelleri atılan Avrupa Birliği de bir barış projesi olarak doğmuştur.
Barış, kalkınmanın, refahın, demokrasinin temelidir. Bu, iki proje için de geçerlidir. O halde Atatürk'ün çağdaşlaşma projesi AB üyelik hedefiyle uyumludur.

Kadın
Prof. Dr. Duygu Sezer ise, Atatürk'ün çağdaşlaşma düşüncesiyle AB arasındaki uyumu bir başka noktasından yakaladı ve gözler önüne serdi: Kadın-erkek eşitliği ve kadın hakları...
Çağdaşlaşmanın temel koşullarından birinin kadın-erkek eşitliği olduğunu Atatürk'ün Avrupa'dan önce gördüğünü; bir toplumun yarısını oluşturan kadınlar yere çakılıyken o toplumun kalkınmasının, çağdaşlaşmasının mümkün olmadığını ve bu alanda Atatürk'ün yaptığı reformları ortaya döktü.
Prof. Dr. Sezer, bu yönüyle de Atatürk'ün çağdaşlaşma düşüncesinin AB ile örtüştüğünü tartışmaya yer bırakmayacak şekilde kanıtladı.

Atışma
Panelin tartışmadan çok keyifli atışmalar bölümü ise, Başkan Prof. Dr. Yavuz ile Prof. Dr. Günuğur arasındaydı. 40 yıllık dost olan iki hoca, AB üyeliği hedefinde hemfikir olmakla birlikte, süreçte AB'nin Türkiye'ye politikalarında aynı cephede değillerdi.
Günuğur Hoca, Türkiye'nin çağdaşlaşma-Batılılaşma çabasını Tanzimat'tan Cumhuriyet'e kadar özetlerken, bu süreçte iki kavramın aynı olduğunu belirtti. O dönemde Batı'dan başka çağdaş seçenek olmadığını, ama günümüz dikkate alındığında çağdaşlaşmanın Batılılaşmaya eşit olduğunun söylenemeyeceğini kaydetti.
Günuğur Hoca, 1959'da merhum Menderes'in başvurusuyla başlayan AB sürecinde, bütün başbakan ve başbakan yardımcısı liderlerin imzalarının bulunduğunu tarih tarih dökerek bugüne kadar geldi ve AB üyelik hedefinin artık bir "devlet politikası" niteliği kazandığını söyledi.
AB'yi Türkiye politikaları için eleştirmeye zaman ayırmadı ama Türkiye'nin özellikle 1978'de başvuru yapmamakla büyük hata işlediğini, bunun da Ecevit'e ait olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Yavuz ise, Lozan ve ulus-devlet bağlamında kaygılarını dile getirirken, "Sevr'i yeniden canlandırma" çabalarına dikkat çekerek, Günuğur Hoca'nın "iyimser"liğine birkaç gönderme yaptı.
Günuğur Hoca da AB sürecini savunurken, sonuçta, "Kırmızı çizgilerim" diyerek, "Lozan dengeleri, toprak bütünlüğü bozulması, Ermeni soykırımının kabulü" gibi koşullar gelirse, "AB, yoluna Türkiye'siz devam eder" deyip Ünsal Hoca'nın yüreğine su serpince, öğretici, öğretici olduğu kadar düşündürücü panel de tatlılıkla sonlandı.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
AB ile nereye kadar?
RUM engelleri kaldırıldı diye hepimiz iyimser...
Çetin ALTAN
"Tartışma" salgınında zırtabozluk boyutu
Çocukluğumdaki ev içi tartışmaları, Türkiye'n...
Melih AŞIK
Kemal Abi ordaydı
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), bu yılın ...
Fikret BİLA
MGK Genel Sekreterliği'nden bir ilk daha
Büyükelçi Yiğit Alpogan'ın göreve gelmesinden...
Hasan CEMAL
İş Allah'a kalsa bütün maçlar berabere mi biterdi?
Dişi sineğin girmesi bile yasak İtalyan kampı...
Güneri CIVAOĞLU
Tulumbanın sapı
Dünya ekonomisi "asteroit (göktaşı)" yağmuru ...
Abbas GÜÇLÜ
Marmara'da rektörlük seçimi (2)
Marmara Üniversitesi'nde rektörlük seçimi cum...
Hurşit GÜNEŞ
Artık ortam farklı
Son haftalarda çıkan sıcak para, yahut yabanc...
Nail GÜRELİ
Yasaya göre iş değil, işe göre yasa
Ne yurttaşlık sorumluluğu, ne çevreyi koruma ...
Sami KOHEN
Yola devam, ama nasıl?
LÜKSEMBURG'da diplomatlar cenkleşirken, Türki...
Metin MÜNİR
Kuru kahveci Illy Efendi
Illy kahve fabrikasının laboratuvarında 2004 ...
Hasan PULUR
Tatil dönüşü...
GEZİDEN, izinden dönene sorarlar:
Meral TAMER
Tatil dönüşü masamda yığılmış kitaplardan...
Bir gazeteci, tatil dönüşü gazetedeki masasın...
Ece TEMELKURAN
Uzaklardan, dağlardan
En çok güneş batarken anlatır kendini dağlar....
Osman ULAGAY
Bakan gitti, Türkiye batırıldı
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllat...
Güngör URAS
Merkez Bankası'nın işi zor
Merkez Bankası'nın işi zor... Merkez Bankası ...
M. Ali BİRAND
Gül'ü hiç bu kadar kızgın görmedim
Pazartesi günü tam 12 saat Ankara havaalanınd...

© 2006 Milliyet