Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Haziran 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tulumbanın sapı


Dünya ekonomisi "asteroit (göktaşı)" yağmuru altında. Unutulmaz "uzay yolu" dizisindeki Kaptan Kirk'leri anımsatan usta merkez bankası başkanlarına gerek var.
Küresel şanssızlık, FED'in (ABD Merkez Bankası) yani "Dünya Para Mabedi"nin başında artık Alan Greenspan'ın bulunmayışı.
Başkan Nixon'ı deviren gazeteci Bob Woodward'un "MAESTRO" adını taşıyan ve 17 yıl süreyle FED (ABD Merkez Bankası) Başkanlığı'nı yapan Alan Greenspan'ın hayatını anlatan kitabı, bu günler için bir "ders" gibidir.
Greenspan vazgeçilmez adamdı.
Cumhuriyetçi Başkan Reagan döneminde göreve gelmişti.
Baba Başkan Bush, Başkan Clinton ve oğul Bush dönemlerinde hep aynı görevde kaldı. Greenspan bir Cumhuriyetçi idi ama Demokrat Başkan Clinton da sekiz yıl boyunca onunla çalıştı.
Bu müthiş adamın yaşamöyküsünde ekonomiye yanılmaz "tanı" ve "mucize" tedavi öyküleri vardır.
.................................
Daha önce bu köşede şöyle yazmıştım:
"Türkiye milli gelirinin 10 katı özvarlıkları olan ve 'biz büyüğüz, güvenliyiz' söylemleriyle burunlarından kıl aldırmayan uluslararası bankaların batma çizgisinden Greenspan tarafından nasıl kurtarıldıkları... 1929 büyük krizinden daha da korkunç bir sarmalda trilyon dolarların buharlaştığı kâbus... Greenspan'ın iki satırlık fakat dâhice bir FED bildirisi ve sadece 60 milyon dolarlık hisse senedi alımıyla nasıl çakılmak üzereyken ekonomiye yerden tekerlek kestirdiği... Dev mıknatısın çekim alanından dünya ekonomisini kurtarışı..."
İbret verici sayfalar.
Greenspan'ın FED'in başında olmayışı gerçekten talihsizlik.
Çünkü, dış dairelerde olan küresel ekonomi, iç dairede olan Avrupa ve sonunda ABD ekonomisi merkezdeki FED'e endeksli.
Gelecek bilim romanlarındaki tek merkezli dünya, aslında, şimdiden yaşamakta olduğumuz bir gerçeklik.
FED'in başındaki kişinin kafa karışıklığı çöldeki bedeviyi, Afrika'daki kabileyi, Frankfurt'taki, Londra'daki, Şanghay'daki, Moskova'daki bankaları ve borsaları silkeliyor. Türkiye insanını etkiliyor.
FED'in şimdiki başkanı Bernanke, küresel ekonomiyi sarsan söylem hataları (gevezelik) için özür diledi ama onun artçı depremleri hâlâ sürüyor.
Üstelik, dünyaya çarpmış en büyük asteroit de şu anda ABD'nin başında olan Bush.
....................................
Türkiye'nin talihsizliğine gelince... Bu asteroit yağmurunda henüz yeterince kendini kanıtlamış olmayan bir Merkez Bankası Başkanı'na emanet edilmiş olması.
Durmuş Yılmaz'ın Merkez Bankası ekolünde yetiştiğini, yeteneklerini inkâr ediyor ve onu suçluyor değilim... Süreyya Serdengeçti'nin de kefil olduğu bir isim o.
Ancak...
Şu çok duyarlı süreçte sınırların içinde ve ötesinde henüz imzasını kabul ettirmek zamanını bulamadan asteroit yağmuruna girildi.. Konu onun yetenekleri ya da kişiliği değil, sadece psikolojik.
İçeride ve dışarıda Merkez Bankası'nın yeni başkanıyla "güven katsayısı" test edilmiş denemez.
"Etken" mi, "edilgen" mi olduğu belirsiz. Dalgalanmanın tsunamiye dönüştüğü daha ilk günlerde Başbakan Erdoğan'ın "Döviz kurlarına müdahale etmiyoruz, etmeyeceğiz" söylemi Merkez Bankası Başkanı'ndan "rol kapmaktı".
Oysa, bu kararı verecek olan siyasi iktidar değil bağımsız Merkez Bankası'dır.
Gerçi Başkan Yılmaz o gerçeği hatırlatan bir açıklama yapmıştır ama, açıklamanın eyleme dönüşümü için çok uzun süre geçmiştir. Dün dolar karşısında 1,62 paritesini beklemek gerekmiştir.
Bu oyunları oynayan yabancılar "Merkez Bankası'nın ellerini yakacağı" gibi bir kaygı içinde değiller. Ama olmalılar...
....................................
Bir süredir "emme basma tulumba" oyunu oynanıyor. Önce YTL değerini iyice düşürüyorlar, dolar alıyorlar; sonra bunun tersini yapıp birkaç gün içinde aktiflerine servet katıyorlar.
Onlara, "tulumbanın sapının ellerinde kalabileceği" korkusunu vermek gerek.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
AB ile nereye kadar?
RUM engelleri kaldırıldı diye hepimiz iyimser...
Çetin ALTAN
"Tartışma" salgınında zırtabozluk boyutu
Çocukluğumdaki ev içi tartışmaları, Türkiye'n...
Melih AŞIK
Kemal Abi ordaydı
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), bu yılın ...
Fikret BİLA
MGK Genel Sekreterliği'nden bir ilk daha
Büyükelçi Yiğit Alpogan'ın göreve gelmesinden...
Hasan CEMAL
İş Allah'a kalsa bütün maçlar berabere mi biterdi?
Dişi sineğin girmesi bile yasak İtalyan kampı...
Güneri CIVAOĞLU
Tulumbanın sapı
Dünya ekonomisi "asteroit (göktaşı)" yağmuru ...
Abbas GÜÇLÜ
Marmara'da rektörlük seçimi (2)
Marmara Üniversitesi'nde rektörlük seçimi cum...
Hurşit GÜNEŞ
Artık ortam farklı
Son haftalarda çıkan sıcak para, yahut yabanc...
Nail GÜRELİ
Yasaya göre iş değil, işe göre yasa
Ne yurttaşlık sorumluluğu, ne çevreyi koruma ...
Sami KOHEN
Yola devam, ama nasıl?
LÜKSEMBURG'da diplomatlar cenkleşirken, Türki...
Metin MÜNİR
Kuru kahveci Illy Efendi
Illy kahve fabrikasının laboratuvarında 2004 ...
Hasan PULUR
Tatil dönüşü...
GEZİDEN, izinden dönene sorarlar:
Meral TAMER
Tatil dönüşü masamda yığılmış kitaplardan...
Bir gazeteci, tatil dönüşü gazetedeki masasın...
Ece TEMELKURAN
Uzaklardan, dağlardan
En çok güneş batarken anlatır kendini dağlar....
Osman ULAGAY
Bakan gitti, Türkiye batırıldı
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllat...
Güngör URAS
Merkez Bankası'nın işi zor
Merkez Bankası'nın işi zor... Merkez Bankası ...
M. Ali BİRAND
Gül'ü hiç bu kadar kızgın görmedim
Pazartesi günü tam 12 saat Ankara havaalanınd...

© 2006 Milliyet