Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Haziran 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Artık ortam farklı


Son haftalarda çıkan sıcak para, yahut yabancı yatırımcı konusunda farklı rakamlar telaffuz ediliyor. Kimine göre, 4 milyar dolardan ibaret, kimine göre ise 10 milyar dolara yakın.
3.6 milyar doların bonodan, 260 milyon doların da borsadan çıktığı belirtiliyor. Ancak bu, eurotahvil piyasasından, yahut da gecelik faizde bekleyip sonra döviz alıp çıkan yabancıyı kapsamıyor. Kısacası, çıkışlar 5-6 milyar dolardan az olamaz. Ancak bu rakamın bile piyasaları bu denli sarması şaşırtıcı. Neden?
İlk tez, 2001 krizinden bu yana bunun en büyük yabancı çıkışı olduğu. 1 Mart tezkeresinde bile bu denli bir çıkış olmamıştı. İkincisi de, içeride güvenin iyiden iyiye bozulduğu. Malum, dövizdeki hareketlilik benzer yapıdaki Brezilya ve Rusya gibi yükselen piyasalardan çok daha fazla oldu.
Bir ekonomik program sadece ekonomik göstergelerle değerlendirilemez. Çok yönlü bir karne gerekir. Aşağıdaki tablo da böylesi bir karne, 2 yıllık fark değerlendiriliyor.

HÜKÜMETİN EKONOMİK PROGRAM KARNESİ
2004 2006
Siyasal İrade/Kararlılık 9 7
Siyasal istikrar 9 5
Kredibilite 8 4
Sosyal uzlaşma ve dayanışma 5 4
Uygulamadaki uzmanlık 7 5
Programın teknik tutarlılığı 8 6
Uluslararası ortam 9 4
Dış destek 9 6
TOPLAM 64 37


(1) 1 Mart tezkeresinin reddinden bir yıl sonra (2004) sıcak para oluk oluk akarken, her şey güllük gülistanlık sanılıyor, programın başarılıyla gittiği düşünülüyor, hükümetin çok ciddi bir irade gösterdiğine inanılıyordu. Kaldı ki, IMF'nin istekleri harfiyen yerine getiriliyordu. Bu nedenle siyasal irade açısından not çok yüksekti: 9. Aradan geçen iki yıl içerisinde gerek sosyal güvenlik reformunun gecikmesi, gerek diğer bazı konularda hükümette yol yorgunluğu oluştu. Yöneltilen eleştirilerle not 7'ye düştü.
(2) Öteden beri ülkenin etkili çevreleri bu hükümetin Meclis'teki gücünden hareketle istikrar sağladığı inancındaydı. Not yine yüksekti:9. Ama son gerginlikler ve özellikle cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin hesaplar istikrar faktörünü zayıflattı. Not yine 7'ye düştü.
(3) Gerek Merkez Bankası'nın başkanlık atamasında gösterdiği basiretsiz tutum, gerek son dönemdeki piyasa dalgalanmalarında pozisyon alamayışı hükümeti çok yıprattı. Kredibilite notu da 8'den 5'e düştü.
(4) Programın uygulanışında baştan beri sosyal tarafların uzlaşması aranmadı. Şimdi de aranmıyor. O zamanlar 5 alan hükümet şimdi de 4 alabilir.
(5) Program teknik olarak ne denli tutarlı ve güçlü olursa olsun, kimin uygulayacağı önemlidir. Malum, at binenine göre kişner. 2004 yılından bu yana ekonomi kadrosu içinde bir tek MB Başkanı değişti. Ama MB çok önemli. Serdengeçti'nin de otoritesi oluşmuştu. Bu nedenle uzmanlık açısından, programın uygulamada kan kaybederek notun 7'den 5'e düştüğü söylenebilir.
(6) Program sıcak para girerken olumsuz bir manzara göstermiyordu. Ama zamanla çok ciddi bir dış açıkla karşı karşıya kalındı ve dalgalı kur bunu çözmedi. İki yıl önce tutarlık açısından 8 alan program, şimdi ancak 6 alabilir.
(7) Yurtdışında faizlerin yerlerde süründüğü ve uluslararası likiditenin bol olduğu bir ortamda elbette program çok kolay gidiyordu. Şimdi ortam tamamıyla değişti. O zaman not 9 iken, şimdi en iyi olasılıkla 4 olabilir.
(8) Programın uygulanmasında IMF'nin desteği göz ardı edilemez. Bu sürüyor. Ancak önemli çapalardan biri olan AB ile ilişkilerde çarpılma var. O tarihte dış destek için programa 9 notu verilebilirken, şimdi ancak 6 verilebilir.
Notlar toplanırsa, iki yıl önce program 64 puan alırken, şimdi 37 puanı zor topluyor. Bu da açıkça gösteriyor ki, program artık farklı bir konumda. Başarısı da artık buna göre değerlendirilmeli.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
AB ile nereye kadar?
RUM engelleri kaldırıldı diye hepimiz iyimser...
Çetin ALTAN
"Tartışma" salgınında zırtabozluk boyutu
Çocukluğumdaki ev içi tartışmaları, Türkiye'n...
Melih AŞIK
Kemal Abi ordaydı
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), bu yılın ...
Fikret BİLA
MGK Genel Sekreterliği'nden bir ilk daha
Büyükelçi Yiğit Alpogan'ın göreve gelmesinden...
Hasan CEMAL
İş Allah'a kalsa bütün maçlar berabere mi biterdi?
Dişi sineğin girmesi bile yasak İtalyan kampı...
Güneri CIVAOĞLU
Tulumbanın sapı
Dünya ekonomisi "asteroit (göktaşı)" yağmuru ...
Abbas GÜÇLÜ
Marmara'da rektörlük seçimi (2)
Marmara Üniversitesi'nde rektörlük seçimi cum...
Hurşit GÜNEŞ
Artık ortam farklı
Son haftalarda çıkan sıcak para, yahut yabanc...
Nail GÜRELİ
Yasaya göre iş değil, işe göre yasa
Ne yurttaşlık sorumluluğu, ne çevreyi koruma ...
Sami KOHEN
Yola devam, ama nasıl?
LÜKSEMBURG'da diplomatlar cenkleşirken, Türki...
Metin MÜNİR
Kuru kahveci Illy Efendi
Illy kahve fabrikasının laboratuvarında 2004 ...
Hasan PULUR
Tatil dönüşü...
GEZİDEN, izinden dönene sorarlar:
Meral TAMER
Tatil dönüşü masamda yığılmış kitaplardan...
Bir gazeteci, tatil dönüşü gazetedeki masasın...
Ece TEMELKURAN
Uzaklardan, dağlardan
En çok güneş batarken anlatır kendini dağlar....
Osman ULAGAY
Bakan gitti, Türkiye batırıldı
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllat...
Güngör URAS
Merkez Bankası'nın işi zor
Merkez Bankası'nın işi zor... Merkez Bankası ...
M. Ali BİRAND
Gül'ü hiç bu kadar kızgın görmedim
Pazartesi günü tam 12 saat Ankara havaalanınd...

© 2006 Milliyet