|
Tatil dönüşü...
GEZİDEN, izinden dönene sorarlar:
"Yediğin, içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat!"
Gaziantepliler için söylenen bir laf vardır:
"İçtiği pekmez, gördüğü Antep!"
Bizimki de o hesap. Biraz kitap, biraz gazete, biraz televizyon, dost sohbeti, geçip gitti günler.
Neyse ki, bazıları için çok önemli görünen bazı haberlerin bizim için kıymet-i harbiyesi yoktu.
***
ANKARA'da çete yakalanmış da, bunların maksadı "taklibi-hükümet"miş de, hükümeti devireceklermiş de...
İki astsubay, bir yüzbaşıyla hükümeti mi devrilirmiş, darbe mi yapılırmış?
Şairin dediği gibi, "Geç bunları anam babam, geç bunları!"
27 Mayıs'tan 22 Şubat'a, 21 Mayıs'tan 12 Mart'a, 12 Eylül'den 28 Şubat'a kadar darbenin, müdahalenin âlâsını görenler, bunları yemezler!
Haaa, maksadınız askerlere aba altından sopa göstermek ise, tozunu bile alamazsınız.
***
HEM siz bunları bırakın da şu Avrupa'ya bir bakın, başınız yine dertte. Adamlar ne verseniz, "Yetmez!" diyorlar, üstelik Amerika da, "Kıbrıs'ta Rum hükümetinden başkasını tanımıyorum!" diyorsa...
Hani bir türkü vardır, "Alçaklara kar yağıyor, üşümedin mi?" diye başlar, "Sen bu işin sonunu düşünmedin mi?" diye sürer.
***
AVRUPA'YLA anlaşmak zor mu?
Yooo, çok kolay, açın Rum uçaklarına havaalanlarını, gemilerine limanları, bakın "şimdilik" kaydıyla nasl anlaşır, sarmaş dolaş olursunuz, görün!
***
BUGÜNÜN geleceği dünden belli olurken, bazıları "Kıbrıs gidiyor!" diyor, bazıları da "Yes be anem!" diye aklınca dalga geçiyordu.
Hadi bakalım, yine "Yes be anem!" desenize!
Ananızın ağlayacağı günler uzak değil!
***
DİYECEKSİNİZ, "Bu olayları önemsemiyor musun?"
Evet, önemsiyoruz, çünkü vukuat-ı adiyeden...
Türkiye'de Türk insanının yaşadığı sosyal olaylar ve yaklaşımlar çok önemli...
Bir örnek: Kızın ablasının kocası, eniştesi kıza tecavüz ediyor. Doktora gidip kızlık zarını diktiriyorlar. Kızın talibi çıkıyor, evleniyorlar. Düğün gecesi kıza sarılıp öpenlerin başında o herif, enişte geliyor. Ertesi sabah damat kızı baba evine geri gönderiyor, bakire değil diye. Kızın ağabeyi de çekip kızı vuruyor, öldürüyor.
***
BİR başka olay: Biri kız, diğeri erkek, iki kardeş, dış ülkeden Türkiye'ye geliyorlar. Orada büyümüşler. Kızın Türkiye'de bir erkek arkadaşı var, birlikte parka gidiyorlar. Erkek kardeşin arkadaşı ise, bunu hazmedemiyor, "Sen buna nasıl izin verirsin?" diye kızı vuruyor.
Bunlar soruşturma, iddia döneminde...
***
LAKİN bir başka olay var ki...
Doğuştan kız eğilimli bir genç ameliyatla kadın oluyor, yani "dönme". Sesi güzel, bir süre burada sahnelere çıkıyor, "12 Eylül" yönetiminden çekiniyor. İngiltere'ye gidiyor, şarkıcılığa orada devam ediyor. Bir İngilizle evleniyor. Yıllar sonra Türkiye'ye geliyor, bir televizyon programına katılıyor, ailesinin kendisini nasıl dışladığını anlatırken, telefon bağlanıyor, on beş yıldan beri görmediği ablası. Gözleri doluyor, herhalde "Ablam beni ne kadar özlemiştir!" diye...
Hayır, ablasının onu özlediği filan yoktur, şarkıcılıktan kazandığı paraları bir vakfa bağışlamasına çok kızmıştır:
"Biz burada sıkıntı çekerken, sen malını mülkünü öldükten sonra Mehmetçik Vakfı'na bağışlamışsın, yazıklar olsun sana!"
Hangi olaylar daha önemli?
Söyler misiniz?
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|