|
 |
|
|
'CIA uçmuş olabilir'
Avrupa Konseyi'nin, "CIA'nın Avrupa üzerinden gizli uçuşlarla zanlı naklettiği" iddialarıyla ilgili soruşturması için ikinci kez yanıt yollayan Dışişleri Bakanı Gül, "Sivil uçak, yolcusunu bildirmeden uçmuş olabilir" dedi
UTKU ÇAKIRÖZER Ankara
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, "Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Terry Davis'in CIA'nın Avrupa'da gizli sorgu merkezleri olduğu ve zanlıların bu merkezlere Avrupa üzerinden gizli uçuşlarla nakledildiği" iddialarıyla ilgili yürüttüğü soruşturmaya ikinci kez yanıt gönderdi. Gül, "Türkiye'de uygulanan havacılık kurallarına göre yabancı bir istihbarat servisinin uçağının, sivil bir şirkete kayıtlı olarak ve içindeki yolcuların kimliğini bildirmeden uçma olanağına sahip olduğunu" bildirdi.
Kasımdan bu yana yürüttüğü soruşturma kapsamında Avrupa Konseyi'nin 46 üyesine sorular yönelten Davis, Türkiye'den aldığı ilk yanıttan tatmin olmamış, "eksikleri tamamlayın" diyerek ikinci kez bilgi talebinde bulunmuştu.
Gül, 7 Nisan'da Avrupa Konseyi'ne gönderdiği yanıtta şu ifadeleri kullandı: "Yabancı bir istihbarat servisine ait bir uçağın, sivil uçak kaydıyla ve yolcularının kimliğini bildirmeden uçma imkânı vardır. Chicago Sözleşmesi uyarınca, yolcuların kimliğinin sorulması ya da uçağın aranması sadece ciddi bir şüphe ya da ülkemize giren ve/veya giriş - çıkış yapan yolcuların gümrük ya da pasaport işlemleriyle ilgili açık bir suçlamanın sunulması durumunda yapılabilir."
Böyle bir uçuş olmadı
CIA'nın sorgu uçaklarının Türk havaalanlarını ve hava sahasını kullandığı iddialarına dayalı olarak basında çıkan haberleri anımsatan Gül, iddiaların tamamını yalanlayarak şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'nin ulusal kurumları, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde, yabancı istihbarat örgütlerince bildirimsiz özgürlük kısıtlayıcı uygulamalar yapıldığı ya da özgürlüğü kısıtlanmış kişilerin havayolu ya da başka yollarla naklinin gerçekleştiği yönünde hiçbir bulguya ulaşamamıştır.
Türk ulusal teşkilatlarının bu konuda yabancı istihbarat servisleriyle hiçbir işbirliği yapmadığının altını çizeriz.
Türk makamlarının arşivlerine göre, hiçbir kamu görevlisinin ya da resmi hüviyetle görev yapan diğer kişilerin yabancı servisler tarafından ya da onların yönlendirmesiyle gerçekleştirilen bildirimsiz özgürlük kısıtlayıcı uygulamalara katılmadığı açıktır. İddialarla ilgili hiçbir resmi soruşturma bulunmamaktadır."
|
|
|

|