Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Dört büyük' yanlış

Dört büyüklerin yönetimleri, yatsınlar kalksınlar Dünya Kupası'na dua etsinler!..
Futbol tarihimizin en başına buyruk, en tasasız ve en denetimsiz "yeni sezon planlamaları" fırsatını yakalamışlar ve sonuna kadar tadını çıkarıyorlarsa, futbola meyyal vatandaşlarımızın bir gözü ve bir kulağı Almanya'da olduğundandır.
Zaten toplumun gözü kulağı medya da orada.
Oh ne ala...
Dernekler kanununa tabi kulüplerin yönetimleri, "yanlış"ı tartışılmaz "hanedan"lara döndüler sonunda.

FENERBAHÇE
Yoksa sayın Aziz Yıldırım'ın başkanlık med-cezirleri "Brezilya dizisi"ne dönebilir miydi böyle?
Hem de 100. yıl gibi tarihi bir dönemde...
Hoca belli olmadan transfer görüşmeleri yaparak "piramit"i zirve taşından kurmaya kalkışan başkanı belirsiz, geleceği meçhul, daha kalıp kalmayacağına karar verememiş yönetime isyan edilmez miydi?
Daum'a tazminat verildi mi verilmedi mi; onu bile sormuyor hiç kimse... Nerede kalmış, "Sizin inadınız yüzünden hem şampiyon olamadık, hem Türkiye'ye sıradan bir Rus turistten daha turist bir teknik direktörle gireceğiz 100. yıla" diye sitem etmek Yönetim Kurulu'na... Resmi bir yönetim yok ki ortada.
Şimdi Fenerbahçeliler'in derdi Brezilya:
"Acaba biraz tutuk mu başladı şampiyonaya"?
"Yok yok... Taktik bu".
Sahi, sizin 100. yıl taktiğiniz ne?

GALATASARAY
Fenerbahçe bu durumda da... Şampiyonluktaki kronik rakipleri farklı mı?..
Daha beter... Hiç olmazsa para sahibi Fener. Çok sıkışırsa biraz masrafa girer... Bastırır parayı alır en kralını.
Ya onlar?
Mesela Galatasaray'ın yeni sezon için transfer politikasını, niyetini, çizgisini bilen var mı?
Kim yapar Galatasaray'da transferi?
Bir yabancı futbolcuyu önce İstanbul'a davet edip, sonra olayı turistik gezi haline getirerek memleketine uğurlamak, ardından rakip Beşiktaş'ın kadrosunda görmek var mı transfer denilen hayati meselenin siyasetinde?
Galatasaray şu mucize şampiyonluktan rant sağlayıp biraz façayı düzelteceğine, en azından başkan adayı kalabalığı kadar bölünme sürecindeki camiayı toparlayacağına, eski yöneticisi Ergun Gürsoy'a ders verme peşinde.
Galatasaraylıların gözlerinde ise Dünya Kupası'nı yansıtan beyaz camdan bir perde.

BEŞİKTAŞ
Beşiktaş'ta ise her giden futbolcu Beşiktaşlı Tigana'nın kuyusunu kazmakta.
Neden?..
Doğma büyüme Beşiktaşlı veya şöhretini Beşiktaş'a borçlu bir futbolcu, Beşiktaş yönetiminin güçlü ve kalıcı olduğunu düşünse Beşiktaş yönetiminin elini zorlaştıracak kartlar açar mı?
Kim yönetiyor Beşiktaş'ı?
Çarşı mı?
"Ama Beşiktaş iyi transferler yaptı".
Olabilir... Lakin alınan futbolcular geçen sezondaki Beşiktaş'ın eksiklerini kapatacak transferlerdir. Gelecek sezon aynı Beşiktaş olmayacak ki... Belki yepyeni eksikler çıkacak o zaman. Bakalım eski "takım"a alınan kravat ve gömlek, yeni "takım"a yakışacak mı?
Karışan görüşen yok nasılsa...
"Allah korusun şu Ronaldinho sakatlanmasa"!

TRABZONSPOR
Trabzonspor ise açıkça "yol ayrımı"nda...
Kulübü zor dönemden kurtarmak için yönetime gelen başkan ve ekibi yıldız futbolcularını İstanbul'a kaptırıp "sıradan"lığa razı mı olacaklar, paranın şehvetine kapılmayıp takımı zirveye mi oynatacaklar?
Bırakın Trabzonspor'u "ihya etmeği"... Yok edebilir yeni yönetimi...
Hayat-memat meselesi yani.
Hakem tacı yanlış tarafa verince bile çılgına dönen Trabzonsporlular ne yapıyor? Dünya Kupası'ndan fırsat kalırsa kafasını çevirip bir göz atıyor; o kadar.
'Dört büyükler'in yönetimleri, yatsınlar kalksınlar Dünya Kupası'na dua etsinler.
Almanya 2006 iki ay ertelenseydi, kıymetli yöneticilerimizin en az yarısı futbol zevklerini ancak Dünya Kupası'nda giderirlerdi. Çünkü en az yarısı emekli olabilirdi.

Şehvet düşkünü Sağlık Kurulu!

Sevgili Cemal Ersen, 10 Haziran tarihli Başkent Kulisi köşesinde "dehşet"e kapıldığını yazıyordu. Çorumlu tekvando antrenörünün itirazı ile GSGM Yüksek Sağlık Kurulu'nun bayan sporculara adet günlerine ilişkin sorusu istatistik formlarından çıkarılmıştı.
Performansı bariz bir şekilde etkileyen bu fizyolojik olay, mahremiyete girdiği için yok sayılacaktı.
Kim bilir; belki bu kafa sporculardan idrar örneği alınmasını da yasaklayacaktı. Ölümden sonra organ naklini "caiz" görmeyen zihniyetin bayan sporcuların özel günlerini soran Sağlık Kurulu'nu "şehvet düşkünü" ilan etmesi an meselesiydi.
Cemal Ersen, Yüksek Sağlık Kurulu'nu göreve davet etmişti çaresizce:
"Bari istifanızı verin de, tarihe not düşelim" demek istiyordu. Gelecek nesiller, nelerle mücadele etmek zorunda kaldığımızı bilsin. İstanbul'un fethini anlatırken, kimse "Bizanslılar meleklerin cinsiyetini tartışıyorlardı" diye alay etmesin.
Cemal'in dediği oldu, Kurul topluca istifa etti. "Bilim" bir kez daha yenildi "tutucular" karşısında. Bu arada, bayan sporcuların namusunu kurtardıkları için kutlarız teşkilatı!
Bir de türban taktırabilseler şu kızlara...
Ne oluruz o zaman? Dünya'nın en sportmen ülkesi mi?
Sporu falan ipleyen kim ki?

4 milyon euroluk 'dost'

Türkiye'de bazı skandal oyunlar oynanıyormuş!.. Bu da Daum'un Türkiye'ye olan güvenini sarsıyormuş.
Hey Allah'ım... Dinime küfreden Müslüman olsa!
Euro banknotları pipet yaparak oynanan oyunları hatırlatıp aynı düzeye inmeyelim bari. Onları yazdığımızda Daum bir kral, yalakalar da etrafında pervaneydi.
Şutlanan adamın arkasından atıp tutmak, tarzımız değil şimdi.
Ama insanın canını acıtıyor böyle sözler.
Aleyhimize konuşmasın diye her yabancıya yılda 4 milyon euro verecek halimiz yok. En iyisi "oynak" olmayanlarla iş yapmak değil mi?
Sahi, kim seçti Daum'u? Yıllarca kim arkasında durdu? Kim besledi, büyüttü?
Cevabını o versin şimdi.

Adaletin bu mu ?

Milliyet'te dün yayınlanan haberle ortaya çıktı ki, Başbakanlık Teftiş Kurulu, Halter Federasyonu Başkanı Hasan Akkuş'un görevden alınmasını gerektiren bir rapor yazmış. Rapor üç aydır GSGM vekili Mehmet Atalay'ın çekmecesinde saklıymış.
Bu tür ahbap çavuş ilişkilerini hep yazıyoruz. Zaten ülkenin çok daha önemli, çok daha üst düzey görevlerinde bile uygulandığı için "ikinci derece" istismar ve kayırmadan öteye gidemiyor saptamalarımız.
Sayın bakanımız, benzer bir raporla Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy'u "yok edeceğini" açıklamıştı daha Ulusoy mazbatasını almadan.
"Hukuk böyle tesis edilirdi. Adalet buydu. Görevi gerektiriyordu".
Hasan Akkuş'a vız gelen raporun yarısı yazılsa, Haluk Ulusoy alaşağı...
Bu mu "yürütme"nin elindeki adalet kılıcı?
Çifte standart berbat bir şey... Hele bir ayağı hukukun üstüne basınca.

eguven@milliyet.com.tr




SPOR
Panzer'den tam isabet: 1-0
Pahalı kumaş!
'Plan'lı toplantı!
Fenerbahçe'den jest
Fatih: Ayrılacağım
Miami ipten döndü
Kaka'nın oynamadıkları
Hidayet'e tekzip!
Transfer borsası
Aracı olan yaşadı
Soğuk savaş
'Dört büyük' yanlış
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Aracı olan yaşadı
Hannover'de gece. İtalyanlar toplanmış bir ba...
Atilla GÖKÇE
Soğuk savaş
Ev sahibi Almanya Ballack'ın dönüşüyle daha k...
Ercan GÜVEN
'Dört büyük' yanlış
Dört büyüklerin yönetimleri, yatsınlar kalksı...


Siz de reklam vermek ister misiniz?
© 2006 Milliyet