|
 |
|
|
Dalgalanıyor musunuz, dalgalanmıyor musunuz?
Son günlerde İstanbul'un havası da, trafiğine döndü. Yolların ne zaman kapalı, ne zaman açık olduğunu nasıl kimse kestiremiyorsa; hangi semtlerin yağmurlu, hangi semtlerin yağmursuz bir gün geçireceğini de, kimse öngöremiyor.
Bir bakıyorsunuz, Osmanlı İstanbul'unun, hoşlandığı erkeğe rastlayınca peçesini bir kaldırıp, bir indiriveren nazenin ve çapkınca dilberleri gibi; güneş de bazen bulutların arkasından bir çıkıp, sonra kayboluveriyor. Derken tümden kapanan bir gökyüzü ve şakır şakır inen yağmur...
Ve Göztepe'de yeniden başlayan elektrik kesintileri...
***
Haziran ayının İstanbul'la flörtü, vaktiyle de bir hayli kaprisli ve beklenmedik soğuk-sıcak dalgalanmalarla geçmiş olmalı ki; Dersaadet'in zengin folkloruna meteorolojik tekerlemeler de eklenmiş:
Sakla samanı gelir zamanı
Sakladım samanı geldi zamanı
Bir kar yağdı kiraz zamanı
Sattım samanı, yaptırdım bu hanı
***
Faruk Nafiz'in "Han Duvarları" şiiri de hatırlandığında; "hanlar" döneminden "5 yıldızlı oteller" dönemine geçiş, çok yeni. Atlı arabalar döneminden, otobüsler ve dolmuşlar dönemine geçiş gibi; salt jandarmaya ait manyetolu telefonlar döneminden, cep telefonları dönemine geçiş gibi...
***
Tabii bütün bunlar "onlar-biz" ayrımından uzantılı, ayrı ayrı medeniyetlere sahip olmamızın sonucu...
Bir yanda kentliliğin simgesi olan etli şaraplı, kadınlı kahkahalı sofralar; bir yanda köylü ağırlıklı medeniyetimizin simgesi olan kadınsız, kahkahasız, erkek erkeğe kahveleri...
***
Haziran ayındaki dalgalanmalar, piyasayı da etkilemişe benziyor.
Her ne kadar "latife latif olmalı" ilkesine sadık kalabilmek için, elinden gelen çabayı gösteren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener; TÜSİAD ile Koç Üniversitesi'nin mayalandırdığı Ekonomik Araştırma Forumu tarafından düzenlenen, "Küresel trendler, beklentiler ve Türkiye'nin büyüme performansı" toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Türk ekonomisinin son 4 yılda gerçekleştirdiği başarıları övmüşse de...
Osman Ulagay'ın dünkü yazısından öğrendiğimize göre, kendisinden sonra söz alan, Barclays Bankası Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Stratejileri Bölümü Başkanı Matthew Vogel, özet olarak şöyle demiş:
- Ekonomide sağladığınız başarı dönemi sona eriyor; politikadaki belirsizliğin arttığı bir dönemde, dört nala alaşağı olmaya doğru koştuğunuzun farkında değilsiniz...
***
TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı da, aynı doğrultudaki kaygılarını, daha önce ibrişimli bir üslupla belirtmiş ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in kendisine yanıtı da, bir latife; daha doğrusu "latife" de sayılması istenen, politik bir topluiğne "cız cız"ında olmuştu:
- TÜSİAD'ın da yanlış konuşma hakkı vardır.
***
İstanbul'un trafiğiyle haziran havası gibi, Türkiye'de neler yaşanılacağı da pek belli değil...
Nasıl ki herhangi bir başbakan yardımcısının TÜSİAD Başkanı; herhangi bir TÜSİAD başkanının da, başbakan yardımcısı olmayı yeğleyip yeğlemeyeceği belli değilse...
Ancak şurası kesin ve kesin ki, her iki değişik makam sahibi de; asla ne Dünya Kupası maçlarından birinde yan hakemi olmayı, ne de eski gazetecilerden Burunsuz Tevfik olmayı isteyeceklerdir.
***
Başbakan Tayyip Bey, köylü ağırlıklı medeniyetimizle, kentli ağırlıklı medeniyetleri uzlaştırmak için fır fır dolaşadursun...
Dünkü Radikal'in manşeti de şöyleydi:
"Işık ve Sabancı üniversitelerinin çarpıcı anketi -Halkımızı tanıyalım- Türkiye'nin yüzde 40'ı askeri yönetim istiyor, yüzde 49'u 'lokantalar iftardan sonra açılsın' diyor, yüzde 60'ına göre başarısızlıkların nedeni dini inançsızlık"
***
Böyle bir tablo karşısında, her gün yazı yazmak yerine, haftada 2 kez demeç vermek daha gerçekçi oluyor:
- Aziz vatandaşlarım!
Milletimizin gücü her türlü sorunun üstesinden gelmeye yeterlidir. Buna her gün ölen ortalama 120 bebekle bir anne de dahildir, AB'deki Rum lobisi de... Bizi ne faizlerin yükselmesi ürkütür, ne dış ticaret açığının büyümesi... Bakımsız müzelerdeki hırsızlıklar da, tarihsel değerlere sahip çıkma titizliğinde, neleri göze alabileceğimizin kanıtıdır. Vatan sevgisiyle silahlı çete kuranların büyük aşkına da anlayış göstermemiz gerekir, iş bulamayacaklarını bildikleri halde üniversiteleri bitirenlerin bilim aşkına da. Unutmayalım ki halkımızın ifadesi sazladır. Onun için de halkımız, okumaktan çok dinlemeyi sevdiğinden; siyasal demeççilerin telif hakkı, yazarlarınkinden fazladır. Biz bize benzeriz. Kendimize benzemeyi engellemek isteyen gafilleri de, ezeriz...
Ve alkışlar...
***
Evlerde de kuşaklar boyu süren aynı soru:
- Ne olacak bu memleketin hali?
Yanlış bir şey yazdıysak, bize ait vebali...
c.altan@prizma.net.tr
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Sağcı ve otoriter Türkiye? IŞIK ve Sabancı üniversitelerinden Prof. Ersi... | |  | Çetin ALTAN | | Dalgalanıyor musunuz, dalgalanmıyor musunuz? Son günlerde İstanbul'un havası da, trafiğine... | |  | Melih AŞIK | | Komik Abi'miz! Kemal Abi'miz (Kemal Unakıtan) komik bir insa... | |  | Fikret BİLA | | Demirel: Şeyh uçmaz müritleri uçurur İlhan Selçuk, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demir... | |  | Hasan CEMAL | | Acı veren maç! İsviçre'yle Fransa takımları sahaya çıkarken ... | |  | Yılmaz ÇETİNER | | Suna'nın gözleri... Suna Kıraç'ın "Ömrümden Uzun İdeallerim Var" ... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Papadopulos yolcu mu? Dün sabah, Brüksel'deki uluslararası gazeteci... | |  | Can Dündar | | Çukurun dibinde... Kibri, vicdanından büyük Mehmet Ali Erbil'in.... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Sınav birleşti, tercihler ayrı! Milli Eğitim Bakanlığı, OKS konusunda iki yan... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | MB'nin müdahalesi yerinde ve zamanında oldu Dalgalı kur sisteminde merkez bankalarının (M... | |  | Doğan HEPER | | Türk-Yunan konfederasyonu YUNANİSTAN-Türkiye konfederasyonu. | |  | Semih İDİZ | | AB'de Rumların panzehiri reformların uygulanmasıdır Lüksemburg'da yaşananlar, Rumların AB'de Türk... | |  | Sami KOHEN | | Kamuoyu kimden yana?.. BİRİ Türkiye'de, diğeri dünyanın dört kıtasın... | |  | Hasan PULUR | | "Bu kafa" ne rahat durur, ne rahat verir... BU "kafa" rahat durmaz, mutlaka bir hadise, b... | |  | Derya SAZAK | | Solda birlik Rahşan Ecevit, Oran'daki çalışma ofisinde düz... | |  | Meral TAMER | | Tatil dönüşü masamda yığılmış kitaplar (2) Bir gazeteci, 2 haftalık tatil dönüşü gazeted... | |  | Güngör URAS | | Döviz artınca milli gelir düştü 2005 yılının milli geliri (GSMH) cari fiyatla... | |  | Serpil YILMAZ | | Bankalar düşün çocukların yakasından! Elimde bir tomar mektup, içlerinden birisi va... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Rumların ümidi sonbahara kaldı... Kıbrıs Rumları, çekirge misali üç defa zıplad... | |
|
|