Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Suna'nın gözleri...


Suna Kıraç'ın "Ömrümden Uzun İdeallerim Var" anı kitabını okurken geçmiş yılları anımsadım. Kâh neşeli, kâh üzüntülü ama samimi tatlı dostluklar içerisinde geçen renkli canlı sahneler.
Hilton'daki düğün, o unutulmaz az bir dost ve akraba arasında yapılan geleneksel kına gecesi. Şimdi yine Suna'dan öğreniyoruz ki, kendisi önce bunları istememiş! Hele kına gecesini.
Misafirlerin geleneksel, eski, mahalli kıyafetler giyindikleri, başta ailenin diplomatı rahmetli büyükelçi Fuat Bayramoğlu'nun Ankara halayı çektiği anlar.
Suna o gecenin belki en mutlu kadınıydı. Kendisi de böyle yazıyor.
Yakışıklı damat İnan Kıraç ise genelde kollarını kavuşturmuş, gayet ciddi, ama bu işi başarmanın zevki içinde, Garry Cooper gibi, bir köşeden durgun ve gururla seyrediyordu olup bitenleri.

Suna'nın nasihatleri
Suna eşimin kolejden arkadaşı, dostudur. Ben de aynı duygularla ona katılmışımdır. Suna'yı da, İnan'ı da gayet mütevazı, vefalı dost olarak çevreleriyle nasıl ilgilendiklerini yakından görmüşüzdür.
Hemen söyleyeyim, Suna fevkalade güzel mektup yazar. Birkaç kez önerilerini, nasihatnamesini bizler de aldık. Nefis bir bir üslup, ikna edici mantıklı bir muhakeme yeteneği vardı.
Hatta niçin anılarını yazmıyorsun demişimdir kendisine.
Şu işi şimdi yapması bile hepimiz için büyük bir kazanç. Gözlerin sağ olsun... sonra dilerim bu hastalığa bir çare bulunsun, sevgili Suna.

İnan Kıraç'ın sabrı
Türkiye'nin en zengin adamının kızının gönlünü alan yakışıklı, zeki, temkinli, çalışkan ve mütevazı, daha ötesi, sabırlı İnan Kıraç'ın iş hayatındaki başarısını sonraki yıllar hep beraber görürüz.
Yine Suna anlatıyor, zamanla daha çok sevmiş eşini. Yani tam bir aşk yaşamışlar, kavga, tartışma yok. Aralarındaki parola "mır... mır..." bu kelime her şeyi ifade ediyor, ikisini de susturuyor.

Koç'un imparatoriçesi
1990'lı yıllarda Koç Holding'de imparatoriçe Suna Kıraç'tır. Her şey onun kontrolü altındadır.
Bu nedenle babası Vehbi Koç ve ağabeyi Rahmi Koç ile de zaman zaman tartışmış Suna Kıraç. Yetkiler istemiş... İstediğini de elde etmiş...

Koç'un sağ kolu kim?
Vehbi Bey'in 2. adamı sayılan Bernar Nahum bakınız nasıl anlatıyor, henüz 20 yaşındayken Suna'yı çok ağır bir iş toplantısına götürüşünü. Ve şöyle yazıyor:
"- Yıllar boyu Vehbi Koç'un sağ kolları hakkında çok konuşulmuştur. Ama hiç kimse sağ kolu unvanını kazanmış değildir. Çünkü karakter, formasyon itibariyle Vehbi Koç'un sağ kolu bizatihi kendisiydi.
Ama şimdi bu unvan Suna'ya verilebilir. Suna, aile fertleri ile babası arasında tampon görevi sürdürmekte, ağabey ile ablaları arasında uzlaştırıcı bir rol oynamakta, aklı selimi sayesinde grubun yersiz maceralara girmesini önlemektedir..."
Çok önemli teşhisler değil mi bunlar?
Suna ve İnan Kıraç'ın isteklerinin mihrabına ulaştıkları bir zamanda ortaya çıkan şu menhus hastalık dileriz Allah'tan çeker gider! Sabırlı İnan Kıraç bir defa daha kazanır sevgili eşi Suna'yı...
En ünlü iç-dış romanlarda bile rastlanamayan eşsiz aşkın hüzünlü konusunu yaşıyoruz. En iyisi bunları o güzel üslubuyla inşallah Suna Kıraç'a yazmak nasip olur.
Annesine büyük güç olan İpek Kıraç'ı, İnan ve Suna Kıraç'ı sevgiyle kucaklıyorum.








Taha AKYOL
Sağcı ve otoriter Türkiye?
IŞIK ve Sabancı üniversitelerinden Prof. Ersi...
Çetin ALTAN
Dalgalanıyor musunuz, dalgalanmıyor musunuz?
Son günlerde İstanbul'un havası da, trafiğine...
Melih AŞIK
Komik Abi'miz!
Kemal Abi'miz (Kemal Unakıtan) komik bir insa...
Fikret BİLA
Demirel: Şeyh uçmaz müritleri uçurur
İlhan Selçuk, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demir...
Hasan CEMAL
Acı veren maç!
İsviçre'yle Fransa takımları sahaya çıkarken ...
Yılmaz ÇETİNER
Suna'nın gözleri...
Suna Kıraç'ın "Ömrümden Uzun İdeallerim Var" ...
Güneri CIVAOĞLU
Papadopulos yolcu mu?
Dün sabah, Brüksel'deki uluslararası gazeteci...
Can Dündar
Çukurun dibinde...
Kibri, vicdanından büyük Mehmet Ali Erbil'in....
Abbas GÜÇLÜ
Sınav birleşti, tercihler ayrı!
Milli Eğitim Bakanlığı, OKS konusunda iki yan...
Hurşit GÜNEŞ
MB'nin müdahalesi yerinde ve zamanında oldu
Dalgalı kur sisteminde merkez bankalarının (M...
Doğan HEPER
Türk-Yunan konfederasyonu
YUNANİSTAN-Türkiye konfederasyonu.
Semih İDİZ
AB'de Rumların panzehiri reformların uygulanmasıdır
Lüksemburg'da yaşananlar, Rumların AB'de Türk...
Sami KOHEN
Kamuoyu kimden yana?..
BİRİ Türkiye'de, diğeri dünyanın dört kıtasın...
Hasan PULUR
"Bu kafa" ne rahat durur, ne rahat verir...
BU "kafa" rahat durmaz, mutlaka bir hadise, b...
Derya SAZAK
Solda birlik
Rahşan Ecevit, Oran'daki çalışma ofisinde düz...
Meral TAMER
Tatil dönüşü masamda yığılmış kitaplar (2)
Bir gazeteci, 2 haftalık tatil dönüşü gazeted...
Güngör URAS
Döviz artınca milli gelir düştü
2005 yılının milli geliri (GSMH) cari fiyatla...
Serpil YILMAZ
Bankalar düşün çocukların yakasından!
Elimde bir tomar mektup, içlerinden birisi va...
M. Ali BİRAND
Rumların ümidi sonbahara kaldı...
Kıbrıs Rumları, çekirge misali üç defa zıplad...

© 2006 Milliyet