Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Papadopulos yolcu mu?


Dün sabah, Brüksel'deki uluslararası gazeteciler merkezinde bir konferans. Aynı gün Türkiye'deki gazetelerde yayımlanan, Işık ve Sabancı üniversitelerinin anketi dile getiriliyor.
"Görüyorsunuz ki, Kıbrıs Rum Kesimi'ne Türkiye limanlarının açılması tek sorun değil. Avrupa değerleriyle örtüşmeyen bir toplumla karşı karşıya olmak AB'nin asıl sorunudur" deniliyor.
Örneğin... "-Türkiye halkının yüzde 40'ının askeri yönetim istediği...
-Yüzde 40'ının 'lokantalar iftardan sonra açılsın' görüşünde olduğu.
-Yüzde 60'ına göre başarısızlıkların dini inançsızlıktan kaynaklandığı kanısı.
- Yüzde 67'sinin imam nikâhsız evlilik olmasın inancında olduğu.
-Yüzde 51'inin bazı siyasi görüşlerin kısıtlanmasını ve ülke çıkarları için insan haklarının ihlal edilebileceğini savunduğu" bir Türkiye.
....................................
Brüksel'den gelen haberlere göre, daha dün sabah bu araştırma sonuçları İngilizce, Fransızca ve Almancaya çevrilmiş. Türkiye'nin tam üyeliğine karşı olan odaklara gönderilmiş.
Ayrıca, Almanya Hıristiyan Demokrat Partisi'nin bülteninde servise konulmuş.
.....................................
Bu araştırmaları yargılamıyorum. O üniversiteler yapmasa, AB başka kamuoyu araştırma kurumlarıyla zaten toplumun nabzını tutacaktı.
Ancak, araştırmaların gerçeklerle örtüşme ölçütü de sorgulanmalı...
Asıl önemli olan, toplumun artı-eksi yanılma payları olsa da böyle bir profil çizmesidir. AB yolundaki Türkiye, toplumun değerleri ile AB değerleri arasındaki açıyı daraltmalıdır. Bunun da temeli siyasetin "başörtüsü, imam hatip eksenli" olmaktan uzak tutulmasıdır. Toplumun zihin ekranlarına dine dayalı siyaset girdileri, Atatürk'ün laik Türkiye kimliğini yıpratmakta.
Bu çizgi sürerse "AB zaten bizi almayacak" yargısı giderek, "AB'ye girmeyelim, bizi bozar" takıntısına dönüşecektir.
AB'ye desteğin yüzde 74'ten yüzde 57'ye düştüğünü gösteren anket sonucu bu kaygıyı doğruluyor.
Konu artık müzakere başlıklarının açılıp kapanması olmaktan çıkıyor, Türkiye'de toplumun isteksizliği "etki alanına" giriyor. Tehlikeli bir gidiş.... Bunda elbette AB'den bazı odakların "artık bıkkınlık veren hatta onur kırıcı olarak algılanan tavırları" bir neden...
Ama...
Türkiye'yi yönetenlerin dini motifleri ağır basan politikaları, söylemleri ve eylemleri de "belirleyici" neden.
.........................................
Buna karşılık, "AB'yle müzakerelerin fiilen başlatılması" gerçekten bir başarı.
Brüksel'den edindiğim bilgilere göre Güney Kıbrıs kolonisi neredeyse "yas" içinde. Kendilerini, "aşağılanmış" hissediyorlar. Türkiye'nin Kıbrıs'ı tanımadan, limanlarını açmadan müzakereleri bastıra bastıra başlatması hiç de azımsanacak şey değil.
Fakat...
Bu böyle gider sanılmasın.
Türkiye zaten daha 3 Ekim'de "limanlarını açacağını" vaat eden imzayı atmıştı. Bunu gerçekleştirmek zorundadır. Ankara'nın yapacağı şey "Önceden ve kendiliğinden adım atmaktır. AB'nin ve Güney Kıbrıs'ın dayatmasıyla harekete geçtiği izlenimini vermemektir."
Bu adım eylülde atılırsa... Rumlara ve AB'ye de, Kuzey Kıbrıs'a ticari ambargonun kalkması için bir süre tanınacağı vurgulanırsa, bu sorun aşılabilir. Ama "her şey hallolmuştur" sanılmasın. Kıbrıs hep baş ağrısı olacaktır. Ya aklın yolu?
Papadopulos'tan AB üyeleri deyim yerindeyse yaka silkiyor. Ama adam iktidar.Yapacak bir şey yok.
Öte yandan, Güney Kıbrıs'ta seçimlerin yakın olması, belki de eksilerden artı üretebilir.
Türkiye'nin Lüksemburg'dan çıkardığı bu son kararla Papadopulos'un puanları hayli aşağıya çekildi.
Papadopulos'un en güçlü rakibi, Brüksel'deki Türk odaklarına "Denktaş neyse Papadopulos da odur. Seçimlerde Papadopulos'un devre dışı kalması rüzgârı değiştirebilir" dedi.
Göreceğiz.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Sağcı ve otoriter Türkiye?
IŞIK ve Sabancı üniversitelerinden Prof. Ersi...
Çetin ALTAN
Dalgalanıyor musunuz, dalgalanmıyor musunuz?
Son günlerde İstanbul'un havası da, trafiğine...
Melih AŞIK
Komik Abi'miz!
Kemal Abi'miz (Kemal Unakıtan) komik bir insa...
Fikret BİLA
Demirel: Şeyh uçmaz müritleri uçurur
İlhan Selçuk, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demir...
Hasan CEMAL
Acı veren maç!
İsviçre'yle Fransa takımları sahaya çıkarken ...
Yılmaz ÇETİNER
Suna'nın gözleri...
Suna Kıraç'ın "Ömrümden Uzun İdeallerim Var" ...
Güneri CIVAOĞLU
Papadopulos yolcu mu?
Dün sabah, Brüksel'deki uluslararası gazeteci...
Can Dündar
Çukurun dibinde...
Kibri, vicdanından büyük Mehmet Ali Erbil'in....
Abbas GÜÇLÜ
Sınav birleşti, tercihler ayrı!
Milli Eğitim Bakanlığı, OKS konusunda iki yan...
Hurşit GÜNEŞ
MB'nin müdahalesi yerinde ve zamanında oldu
Dalgalı kur sisteminde merkez bankalarının (M...
Doğan HEPER
Türk-Yunan konfederasyonu
YUNANİSTAN-Türkiye konfederasyonu.
Semih İDİZ
AB'de Rumların panzehiri reformların uygulanmasıdır
Lüksemburg'da yaşananlar, Rumların AB'de Türk...
Sami KOHEN
Kamuoyu kimden yana?..
BİRİ Türkiye'de, diğeri dünyanın dört kıtasın...
Hasan PULUR
"Bu kafa" ne rahat durur, ne rahat verir...
BU "kafa" rahat durmaz, mutlaka bir hadise, b...
Derya SAZAK
Solda birlik
Rahşan Ecevit, Oran'daki çalışma ofisinde düz...
Meral TAMER
Tatil dönüşü masamda yığılmış kitaplar (2)
Bir gazeteci, 2 haftalık tatil dönüşü gazeted...
Güngör URAS
Döviz artınca milli gelir düştü
2005 yılının milli geliri (GSMH) cari fiyatla...
Serpil YILMAZ
Bankalar düşün çocukların yakasından!
Elimde bir tomar mektup, içlerinden birisi va...
M. Ali BİRAND
Rumların ümidi sonbahara kaldı...
Kıbrıs Rumları, çekirge misali üç defa zıplad...

© 2006 Milliyet