Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Bu kafa" ne rahat durur, ne rahat verir...


BU "kafa" rahat durmaz, mutlaka bir hadise, bir olay çıkaracaktır.
Peki, bu huyu "o kafa"yı rahatsız etmez mi?
Ne münasebet, başkalarına verdiği rahatsızlık, onları rahatlatır.
İşte örneği...
***
BODRUM Kalesi'nde, Rodos Şövalyeleri'nin işkence zindanının kapısında Latince bir levha varmış:
"Tanrının bulunmadığı yer!"
Vay efendim bu ne demek? Tanrı'nın bulunmadığı yer olur mu?
Yahu bunu biz yazmamışız, Hıristiyanın koyusu, Rodos Şövalyesi yazmış, zindanda işkence yaptığı insanları korkutup söyletmek için, sümme haşa, "Burada Allah yoktur, sakın Allah'a güvenmeyin!" diye yazıp kapıya asmış...
***
İŞTE elinize fırsat geçmiş, Türkleri tarih boyunca barbarlıkla suçlayanlara cevap olarak:
"Bakın sizin ecdadınız işkence zindanının kapısına neler yazmış! Görün de kimin barbar olduğunu anlayın!" demek varken, "Bu levhayı kaldırın!" yasağının mantığı ne?
***
BU işkence zindanını 1992 yılında eski Bodrum Müzesi Müdürü Oğuz Alpözen günışığına çıkardı; kapının önündeki duvar yıkıldı, içeride işkence aletleri, iskeletler ve bu levha bulundu.
Oğuz Alpözen, Latince yazılı bu levhayı Prof. Dr. Ender Vadinlioğlu'na çevirtti, altına da Türkçesini yazdırttı...
Aradan yıllar geçti, AKP iktidarı döneminde "Tarihi değeri yok!" diye, Latince levhanın kaldırılması talimatı geldi, "Müdür Bey" de "Talimata uyacağız" diye boyun büktü.
Oysa, böyle talimatlara uymayan, Bodrum Kalesi'ni gözü gibi sakınan bir müze müdürü vardı: Oğuz Alpözen...
Ona da "Refahyol" hükümetinde Kültür Bakanlığı Refah Partisi'nin elindeyken talimatlar yağıyordu. Sadece bu levha için değil, bir de cami sorunu vardı.
***
Bodrum şövalyeleri, kale ellerindeyken ortasına "şapel" denilen küçük bir kilise yapmışlar. Osmanlı Bodrum'u alınca, bir minare eklenerek kilise mescide çevrilmiş, Birinci Cihan Savaşı'nda düşman denizden açtığı ateşle minareyi yıkmış, ana binayı hasara uğratmış... Oğuz Alpözen de dünyanın sayılı sualtı araştırmacılarından; Turgutreis'deki Yassı Ada açığında denizin dibinde yatan Doğu Roma gemisini çıkararak buraya getirtmiş, binayı da onartmış, müzeye katmıştı.
İşte Refah Partililer buna takmışlardı, şimdikilerin levhaya taktıkları gibi...
İlle oraya cami yapacaksın!
***
TARTIŞMANIN sürüp gittiği günlerde biz de Bodrum'daydık, müze o güne kadar görülmemiş bir türbanlı akınına uğramıştı, hepsi de cami için gelmişlerdi, oysa iki adım ötede cami vardı, maksat Bodrum Kalesi'nde namaz kılmaktı!
***
OĞUZ Alpözen, baskılara dayandı, "Talimat geldi!" diyerek siyasete alet olmadı. Şimdi sırada levha var, ikinci adım herhalde Doğu Roma gemisinin sergilendiği yer olacak...
Zaten "Yılanlı Kule"de, "Saklı Müze"dekileri erotik bulup kaldırdılar. Alman Kulesi'ndeki havuzun restorasyonunu yapan Lionsluların levhasını da söktüler.
***
DEDİK ya, bu kafa rahat durmaz!
Ne yapsınlar, "türban" diye diye iktidara geldiler, imam hatipleri halledeceğiz diye diye koltuğa kuruldular, beceremediler.
Hiç olmazsa, yarın seçmen karşısına çıkınca, Bodrum Kalesi'ndeki levhayı kaldırdık diye böbürlenecekler.

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Sağcı ve otoriter Türkiye?
IŞIK ve Sabancı üniversitelerinden Prof. Ersi...
Çetin ALTAN
Dalgalanıyor musunuz, dalgalanmıyor musunuz?
Son günlerde İstanbul'un havası da, trafiğine...
Melih AŞIK
Komik Abi'miz!
Kemal Abi'miz (Kemal Unakıtan) komik bir insa...
Fikret BİLA
Demirel: Şeyh uçmaz müritleri uçurur
İlhan Selçuk, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demir...
Hasan CEMAL
Acı veren maç!
İsviçre'yle Fransa takımları sahaya çıkarken ...
Yılmaz ÇETİNER
Suna'nın gözleri...
Suna Kıraç'ın "Ömrümden Uzun İdeallerim Var" ...
Güneri CIVAOĞLU
Papadopulos yolcu mu?
Dün sabah, Brüksel'deki uluslararası gazeteci...
Can Dündar
Çukurun dibinde...
Kibri, vicdanından büyük Mehmet Ali Erbil'in....
Abbas GÜÇLÜ
Sınav birleşti, tercihler ayrı!
Milli Eğitim Bakanlığı, OKS konusunda iki yan...
Hurşit GÜNEŞ
MB'nin müdahalesi yerinde ve zamanında oldu
Dalgalı kur sisteminde merkez bankalarının (M...
Doğan HEPER
Türk-Yunan konfederasyonu
YUNANİSTAN-Türkiye konfederasyonu.
Semih İDİZ
AB'de Rumların panzehiri reformların uygulanmasıdır
Lüksemburg'da yaşananlar, Rumların AB'de Türk...
Sami KOHEN
Kamuoyu kimden yana?..
BİRİ Türkiye'de, diğeri dünyanın dört kıtasın...
Hasan PULUR
"Bu kafa" ne rahat durur, ne rahat verir...
BU "kafa" rahat durmaz, mutlaka bir hadise, b...
Derya SAZAK
Solda birlik
Rahşan Ecevit, Oran'daki çalışma ofisinde düz...
Meral TAMER
Tatil dönüşü masamda yığılmış kitaplar (2)
Bir gazeteci, 2 haftalık tatil dönüşü gazeted...
Güngör URAS
Döviz artınca milli gelir düştü
2005 yılının milli geliri (GSMH) cari fiyatla...
Serpil YILMAZ
Bankalar düşün çocukların yakasından!
Elimde bir tomar mektup, içlerinden birisi va...
M. Ali BİRAND
Rumların ümidi sonbahara kaldı...
Kıbrıs Rumları, çekirge misali üç defa zıplad...

© 2006 Milliyet