Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bankalar düşün çocukların yakasından!


Elimde bir tomar mektup, içlerinden birisi var ki, rakamlarla ifade edilen "ekonomiyi" ete kemiğe büründürüyor.
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası'nın, 29 Mayıs'ta Milli Eğitim Bakanlığı'na gönderdiği yazıyla gündeme getirdiği "bazı bankaların icralık müşterilerine çocuklarının okuduğu okullardan ulaşma" sorununun "bir ailede" nasıl yaşandığını anlatıyor.
"Çocuk Hakları Sözleşmesi"ne aykırı nitelendirilen bu durum, Ataköy'den yazan Burcu'nun mektubunda öyle somut bir hale geliyor ki...

"Yılın Babası"
Gazetemizin sürdürdüğü "Baba Beni Okula Gönder" kampanyasının "öznesi", babaları anlatan mektuplar aldık.
Anadolu'nun dört bir yanından yokluk, yoksunluklar içinde, toplumsal körlüğe direnen babalarının mücadelesi sonucu okula gönderilen kız çocuklarının Milliyet Jürisi'ne ulaşan yaşam öyküleri...
Ünzile'nin, Kardelen'in, Gülbahar'ın mektupları...
Onlar ne göz pınarlarımıza demir atan bir şarkı, ne bir şiir, ne de ağıt; bal gibi çocuklar.
Gönderilen mektupların içinden bir tanesini seçip "Yılın Babası"nı ilan edeceğiz.
Her biri "Yılın Babası" adayı. Önce Burcu'nun hikâyesini anlatmalıyım...

"Haciz memurları"
Ekonomik çöküşün karanlığından aydınlık bir dünyaya pencere açan yüreklerini kendisi gibi "inci tanesi" satırlara dökmüş Burcu'nun mektubundan acılı günlere giriş özeti:
"Üç çocuklu bir babanın kızıyım. Babam yıllarca konfeksiyon sektöründe ticaret yapıyordu. İşleri bozuldu, faizcilere borçlandı, borçlarını ödeyemeyince psikolojisi bozuldu. Okuldan eve geldiğimde evde haciz memurlarını görünce dünyam karardı. Kiramızı ödeyemedik, ekmeğe muhtaç hale geldik. Alacaklılar evimize gelip tehditler yağdırmaya başladılar. Komşular babama, "Bu durumda çocukları okula göndermek riskli olur" diye söylüyorlardı. Çünkü binamızdan isimlerimizi ve okullarımızı öğrenmeye çalışmışlar. Babam sabahlara kadar düşünüp duruyordu."
Burcu babasının bu koşullarda "kararlılığını" anlatıyor:
"Takipten kurtulmak için gece yarısı babamın bir dostunun yanına sığındık. Ortam ders çalışmaya elverişli değildi. Ailenin çocukları vardı. Sıkıntı olmayalım diye babam gece yarısı kendini kamufle ederek bizi eve götürüp derslerimizi çalıştırıyordu. Sabah erkenden okula gidiyorduk, babam bizi arkadan takip ediyor, gözünü ayırmıyordu.
Okul yönetimine durumu anlattık. Ücretsiz servis sağladılar. Servis bizi değişik kapılarda bırakıyordu. Çünkü birkaç ailede gece yarısına kadar kalıyorduk. Evde olduğumuz zaman ise camlarımızı battaniyeyle kapattık, ışık sızmasın diye katalitik sobanın ışığında ders çalıştık. Babam seyyar kablolardan masa üstüne ışık veren sistem kurdu.
Bir gece kalktığımda baktım açılan ayakkabımı onarıyordu. Çalışmıyordu, paramız, pulumuz kalmamıştı. Şunun farkındaydım, okul çilemiz zaten ıstırap içindeki babamı çok yoruyordu. Babam sürekli moral veriyordu, fakat moralin yapmacık olduğunu anlıyordum..."
Burcu'nun hikâyesinin devamını merak ediyor musunuz?
Burcu babasının bu gayretlerini, "Ataköy Lisesi'nin birincisi" olarak ödüllendirmiş. Babası Burcu'nun alnından öpüp hıçkıra hıçkıra ağlamış...

syilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Sağcı ve otoriter Türkiye?
IŞIK ve Sabancı üniversitelerinden Prof. Ersi...
Çetin ALTAN
Dalgalanıyor musunuz, dalgalanmıyor musunuz?
Son günlerde İstanbul'un havası da, trafiğine...
Melih AŞIK
Komik Abi'miz!
Kemal Abi'miz (Kemal Unakıtan) komik bir insa...
Fikret BİLA
Demirel: Şeyh uçmaz müritleri uçurur
İlhan Selçuk, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demir...
Hasan CEMAL
Acı veren maç!
İsviçre'yle Fransa takımları sahaya çıkarken ...
Yılmaz ÇETİNER
Suna'nın gözleri...
Suna Kıraç'ın "Ömrümden Uzun İdeallerim Var" ...
Güneri CIVAOĞLU
Papadopulos yolcu mu?
Dün sabah, Brüksel'deki uluslararası gazeteci...
Can Dündar
Çukurun dibinde...
Kibri, vicdanından büyük Mehmet Ali Erbil'in....
Abbas GÜÇLÜ
Sınav birleşti, tercihler ayrı!
Milli Eğitim Bakanlığı, OKS konusunda iki yan...
Hurşit GÜNEŞ
MB'nin müdahalesi yerinde ve zamanında oldu
Dalgalı kur sisteminde merkez bankalarının (M...
Doğan HEPER
Türk-Yunan konfederasyonu
YUNANİSTAN-Türkiye konfederasyonu.
Semih İDİZ
AB'de Rumların panzehiri reformların uygulanmasıdır
Lüksemburg'da yaşananlar, Rumların AB'de Türk...
Sami KOHEN
Kamuoyu kimden yana?..
BİRİ Türkiye'de, diğeri dünyanın dört kıtasın...
Hasan PULUR
"Bu kafa" ne rahat durur, ne rahat verir...
BU "kafa" rahat durmaz, mutlaka bir hadise, b...
Derya SAZAK
Solda birlik
Rahşan Ecevit, Oran'daki çalışma ofisinde düz...
Meral TAMER
Tatil dönüşü masamda yığılmış kitaplar (2)
Bir gazeteci, 2 haftalık tatil dönüşü gazeted...
Güngör URAS
Döviz artınca milli gelir düştü
2005 yılının milli geliri (GSMH) cari fiyatla...
Serpil YILMAZ
Bankalar düşün çocukların yakasından!
Elimde bir tomar mektup, içlerinden birisi va...
M. Ali BİRAND
Rumların ümidi sonbahara kaldı...
Kıbrıs Rumları, çekirge misali üç defa zıplad...

© 2006 Milliyet