Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Haziran 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Moğol usulü kavurma

Suadiye'deki Go Mongo'da müşterilere Moğol usulü sac üstünde et ve sebze kavurması sunuluyor. Doğrusu kavurmaları pek lezzetli yapıyorlar



Bugün Kadıköy'deki bir lokantayı anlatacağım. Son zamanlarda gittiğim en neşeli, yemekleri en lezzetli, servisi en güzel, fiyatı en makul lokantalardan biri. Bu lokantada Moğol usulü sac üstü et-sebze kavurması yeniliyor.
Rivayete göre, Moğol savaşçılar acıktıklarında ağaçlık bölgelerde avlanır, avladıkları hayvanların etini küçük parçalara ayırır, bir ateş yakar, ateşin üzerine kalkanlarını koyar, etleri çevreden topladıkları yenilebilir otlarla karıştırarak kalkanlarının üzerinde kavururlarmış.
Bu Moğol geleneği zamanımıza kadar gelmiş. Batılılar da bu Moğol usulü sac üstünde et ve sebze kavurmasına "The Mongolian barbeque" (Moğol barbeküsü / Moğol kebabı / Moğol kavurması) adını vererek ticari hale getirmişler.
Bu tür Moğol yemeğini ilk defa bundan 10 yıl önce Tayvan'da bir Moğol lokantasında yemiştim. Çok beğendiğim için sayın okuyucularıma uzun uzun anlatmıştım.
Derken, bir müteşebbis Londra, New York, Los Angeles gibi Batı şehirlerine bu Moğol kavurmasını tanıttı. The Mongolian Barbeque lokantalar zinciri büyük ilgi gördü. Görüyor.

Şarap fiyatları uygun
Bizde de Pizza Days zinciriyle gıda sektöründe faaliyet gösteren Ali Tezölmez ve Ahmet Uysal, İngiltere'den "lisans" alarak Moğol kavurmasını Türkiye'ye getirmişler. Önce Beylikdüzü Migros'ta küçük bir dükkan açmışlar. Daha sonra Suadiye Plaj Yolu'nda modern bir binanın alt katında ve bahçesinde Go Mongo adıyla kavurma yapmaya başlamışlar.
Daha önce gidenlerin tavsiyesiyle biz de Go Mongo'ya gittik. Hava yağmurlu olduğundan bahçesinde değil, salonunda oturduk.
Lokantada benim için yemeğin kalitesinden önce servis personelinin güler yüzü, ilgisi önemlidir. Kapıda, isminin Sinemis Cantürk olduğunu öğrendiğimiz zarif, güzel giyimli bir genç kızımız güler yüzüyle bizi karşıladı. Salonda zorlukla bize bir yer buldu. Salon şefi olduğunu öğrendiğimiz Mustafa Benli "Hoş geldiniz" dedi. Servis sorumlusu Rahmi Gürkan şarap ve yemek mönüsünü sunarken, ilk defa bu lokantaya geldiğimizi fark ederek ön bilgi verdi.
Her masayla ilgilenen güler yüzlü bir genç masamıza uğradı. "Siz listelere bakın. Arkadaşlarım size yemek seçerken yardımcı olur" dedi. Meğer o, müdür Noyan Ersolmaz'mış.
Şarap listesinde şarap fiyatları benzer lokantalardaki fiyatların altındaydı. Güzel şarap bardaklarını masamıza dizdiler. Şarabımızı (Sarafin Cabernet Sauvignon, 59 YTL) usulüyle açtılar.
Noyan Ersolmaz'ın tavsiyesiyle, lokantanın özel mönüsünden kıymalı Çin mantısı (12 YTL) ile sebzeli Çin böreğini (14 YTL) tattık. Acı-tatlı soslarla börekleri paylaştık.

Kaseler ve bayraklar
Derken sıra geldi Moğol kavurmasına... Masamızda bulunanların her birinin önüne birer boş çanak ve de üstünde isimlerimizin yazılı olduğu birer küçük bayrak getirdiler. Bayrak dediysem, incecik bir tahta sapı olan ufacık bir kağıt parçasından yapılmış bayrak... Masamızdan kalktık. Camlı bölümün arkasındaki upuzun tezgahın başına dizildik.
Restoran Müdür Yardımcısı Hande Kes isimli güler yüzlü zarif bir hanım, bizim gibi ilk defa gelenlere tezgah önünde bilgi veriyor.
Tezgah buz parçalarıyla dolu. İnce ince (salam gibi) kesilmiş yuvarlanmış çiğ dana, kuzu, hindi, tavuk etleri ve karidesler büyük çanaklarda tezgahın üstüne dizilmiş. İstediğiniz eti, istediğiniz kadar kasenize dolduruyorsunuz. Sonra sıra geliyor sebze çanaklarından seçim yapmanıza. 25 çeşit sebzeyi tezgahın üstüne istif etmişler. Maydanoz, kabak, kereviz, yeşil fasulye, havuç, domates... Sebzelerden istediğinizi de kaseye ekliyorsunuz. Sos tezgahında da 20 çeşit sos var. Acı-tatlı soslar, yağlar, baharatlar...
Bütün bunlar bol ama kasenizin bir "yüklenme sınırı" var. Kasenizi doldurabileceğiniz kadar dolduruyorsunuz. Kase dolunca, kaseye bayrağınızı dikiyor, sonra götürüp kavurma tezgahına bırakıyorsunuz.
Bu defa daha küçük bir kaseye Asyalıların "noodle" dedikleri, az pişmiş, çubuk makarnayı dolduruyor, onun üstüne de istediğiniz sosu ekleyerek daha önce tezgaha bıraktığınız bayraklı kasenin yanına koyuyorsunuz.

Mideyi yormuyor
Kavurma tezgahının gerisinde koskocaman bir kavurma sacı var. Altında harlı ateş yanıyor. Başında biri Çinli, biri yerli iki usta duruyor. Ustalar sizin içini doldurduğunuz kaseleri sacın üstüne boca ediyor. Ellerindeki uzun tahta karıştırıcılarla sac üstünde çevirip tabağa dolduruyor. Harlı ateş ve kızgın sacda etler, sebzeler ve makarna çabucak pişiyor.
Yemesi pek lezzetli. Mideyi yormuyor.
Bir defa kase doldurmanın ücreti 16,90 YTL. "Ben doymam, istediğim kadar kase doldururum" diyenlerden 24,90 YTL alıyorlar.
Yemek üstüne biz kızarmış dondurma (9 YTL) ile "Kırmızı Kahraman" (9 YTL) denilen tatlıları paylaştık. Tatlılar da pek güzeldi.



CUMARTESİ
"Babam 'Oğlum çok güzel böğürüyorsun' diyor"
Birinciliği beyaz kuklalara borçlu
"Hamileler de güzel olmak ister"
Eğlence okulları
Babanızla bir gün geçirin
En moda En yeni
ne var, ne yok
Fırsatları kaçırmayın





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet