|
 |
|
|
Yepyeni bir lezzet: Doppelbürger
Almanya, Polonya'yı yenmek için ümidini, iki Polonya doğumlu santrforun gollerine bağlamıştı. Çok iyi, her zamanki gibi hiç vazgeçmeyen oyunlarında sık sık yaklaştılar zafere. Podolski ve Klose ile. Ama olmadı. Klinsmann heyecanla maçı yaşarken değişikliklere gitmeyi ihmal etmedi. Gana asıllı kanat oyuncusu 22 yaşındaki Odonkor'u oyuna aldı. Sonra İsviçre'li, futbola İtalyan kantonuna bağlı Gamborogno'da başlamış Locarno'lu Olivier Neuville'i ki adı feci halde Fransız'ı çağrıştırmakta.. Almancasıyla Almanları güldüren bu adam, maçın uzatma dakikalarında Odonkor'un ortasını gol yaptığında önce Başbakan Merkel havaya fırladı. İki Doppelbürger turu kurtarmıştı. Doppelburger McDanolds'ın Alman ağız tadına uygun yeni bir lezzeti değil. Çifte vatandaşın Almancası...
Neuville'in, Almanya'ya gelişi öyle genç yaşlarda da değil. 98'de, 25 yaşındayken Teneriffe'den Almanya'nın doğusuna Hansa Rostock'a transfer oluyor. Maça direkt başlayan iki forvet; Podolski ve Klose Polonya doğumlu, ama Polonya vatandaşlıkları yok. Odonkor ise Almanya'da doğmuş bir Ganalı. U -16 takımından beri siyah beyaz milli formayı giyiyor, ama A takıma çıkışı geçen Mayıs'ta oynanan Japonya dostluk maçıyla olmuş.
Yani toptan bir lezzet değişimi var. Almanya en hazla Doğu Alman asıllıları vatana yeniden katmakla kalmıyor. Tarihi bağları olan Polonya ve İsviçre'yle de yetinmiyor. Ganalı da var. Peki ne yok? Misal şu anda Schalke Auf Arena Stadı'ndayım ve bu stadın gediklisi ve yenisi Altıntoplar yok. Her yerde Türkler olmasına rağmen. Misal hemen yanımda bir polis komiseri var. Gelsenkirchen'de doğmuş ve büyümüş, söylediğine göre yükselmekte hiç sorun yaşamamış Karadeniz Ereğlili bir ailenin çocuğu olan Yıldıray Kara var, ama Yıldıray Baştürk yok.
Bu tartışmanın derin olduğunu biliyorum. Almanlar, Türk asıllı Doppelbürger'lere fazlasıyla yatırım yaptıklarını, ama onları Türk Milli takımına kaptırdıklarını söylüyor. Bizimkiler ve bizler de bu durumdan memnunuz. Ama sanki, ne bileyim, Almanlar bizim burgerleri kazanmak için çok uğraşmıyorlarmış gibi geliyor. Ve diğer taraftan yeni kuşak gurbetçilerden yararlanmamız ve futbolumuzun kazanması güzel de, bu durum başka yönlerde kayba yol açıyormuş gibi. Sanki!
Birlikte oynamazlar
Hamburg'tan Gelsenkirchen'e radyo dinleyerek seyahat halindeyim. İngilizce yayın yapıyor BSBBH adı. Konu Dünya Kupası ve bir İngiliz uzman tüm maçları turnuvayı yorumluyor. Konu İngiltere'ye gelince anlatırken şu yorumu yapıveriyor: "Gerrard ve Lampard birlikte oynamaz. Birbirlerine çok benziyorlar." Yoruma yorum yok. Ama bazı ağabeylerimize fazla haksızlık etmeyiniz.
Arjantin pek janti
Sahada Saviola ve Crespo. Önce Tevez sonra Messi oyuna giriyor. Julio Cruz, Palacio hâlâ yedekte. Sadece isimleri değil oyunları da var. İngiltere ve Brezilya'da şu ana kadar olmayan her şey onlarda var. İlk maçı yerinde izleyen Senez Erzik "Crespo bile başka türlü oynuyor" demişti Arjantin'i nasıl beğendiğini anlatırken. Geçen yıl Brezilya'nın Konfederasyon Kupası'nda onları nasıl sürklase ettiğini unutmadan İtalya ile birlikte en iyi onlar diyebiliriz. Bu forvetler rağmen orta sahasına da fazlasıyla gol attırabilen takım iyi takımdır.
Yol yorgunu
İki gün önceki yazıyı 550 km'lik bir sürüşün ardından bir taraftan İspanya-Ukrayna maçını seyretmeye çalışırken 35 derece sıcağın altında yazmaktan olacak, bolca hata olmuş. Pankarttaki England -Sweden yazısına rağmen maçı İngiltere-Trinidad Tobago olarak yazmışım. Üstüne de ithalat yerine ihracat. Olmamış tabii. Kusura bakmayınız.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|