Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Haziran 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Doğurganlık ve sağlıklı nüfus


SAĞLIK Bakanı Recep Akdağ'ın "Nüfusumuz artsın" dediğini duyduğumda bayağı sinirlenmiştim. Sonra Bakan'ın CNN Türk'teki konuşmasını dikkatle dinledim. Söylediği özetle şu:
"Düşük gelirli ve düşük eğitimli kesimler çok doğuruyor; iyi eğitimli ve varlıklı kesimler az doğuruyor. Denge fena halde bozuluyor. Nüfusumuzun ileride ihtiyarlamaması için eğitimli ve varlıklı kesimler bir çocukla yetinmesin. Ama yoksul ve eğitimsiz kesimler de fazla çocuk yapmasın..."
Buna göre bir nüfus politikasından bahsediyor. Doğurganlığın aşırı derece yüksek olduğu doğu illeriyle büyük şehir varoşlarını "riskli bölgeler" olarak niteliyor. Bu bölgelerde doğumları daha az, dolayısıyla daha sağlıklı bir düzeye çekmek için çalışacaklarını söylüyor.
Öbür yanda, eğitimli nüfusun bir çocukla yetinmesini de yanlış buluyor, "İhtiyar Avrupa"ya benzemekten sakınmamız gerektiğini söylüyor.
Düzeysiz eleştirileri bir kenara bırakarak konuya biraz yakından bakalım.

İhtiyar Türkiye!
Bu konuda Sabancı Üniversitesi'nin desteğiyle Prof. Üstün Ergüder'in yönetimindeki "Eğitim Reformu Girişimi"nin yaptığı bir araştırma var. Verileri buradan alıyorum:
  • 14 yaşın altındaki nüfusun oranı 1970 yılında yüzde 42'ydi; bu oran 2003 yılında yüzde 26'ya düştü. Demek ki gençlerin oranı azalıyor.

  • 65 yaşın üstünde insanlarımızın oranı ise 1970 yılında yüzde 4.4'tü, 2003 yılında yüzde 8'e çıktı! Bu oran Avrupa'da yüzde 12'dir. Demek ki 'Genç Türkiye' giderek 'İhtiyar Avrupa'ya benzeyecek!
  • 2025 yılında nüfusumuz 90 milyona çıkacak, artış oranı ise binde 8'in altına inecek. 2000 yılında 70 milyon nüfuslu Türkiye'de üniversite çağına giren gençlerimizin sayısı 1 milyon 428 bindi; 2025 yılında 90 milyon nüfuslu Türkiye'de bu sayı 1 milyon 258 bine düşecek! Yaşlanan nüfus ekonomide duraklamaya yol açabilecek. Peki, çözüm yüksek nüfus artışı mı?!


  • Lümpen Türkiye!
    Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etüdleri Enstitüsü'nün 2003 araştırmasına göre:
  • Batı illerimizde doğurganlık hızı 1.88 iken, doğu illerimizde 3.65'tir! Kırsal kesim ile şehirler, eğitimsiz nüfus ile eğitimli nüfus arasındaki doğurganlık farkı da aynı şekilde korkunçtur!
  • Böylece Türkiye'de eğitimli, şehirli ve üretken nüfusun doğurganlığı düşerken, öbür yanda öyle bir nüfus artışı var ki, eğitemiyoruz, çalıştıramıyoruz, topluma entegre edemiyoruz; kuralsız ve şiddete açık genç yığınlar geliyor! Bu böyle nereye varır?!
  • Batı illerimizde kızların yüzde 22'si lise mezunudur, bu oran doğu illerimizde yüzde 7'dir! Koca dayağını haklı gören kadınların oranı doğuda yüzde 57, batıda yüzde 33'tür. Lise mezunu kadınlar arasında bu oran yüzde 7'ye iniyor! Töre cinayetleri de bu feodal, doğurgan, ataerkil yapının eseridir!


  • Geleceğimiz için
    Ortalama canlı çocuk sayısı Şırnak'ta 7.01, ama daha gelişmiş ve eğitimli Diyarbakır'da 4.51'dir. Demek ki, şehirleşme ve eğitim doğuda da doğurganlığı düşürüyor ama uzun vadede... Sağlık politikalarıyla bu süreci hızlandırmak gerekiyor. Doğulu kadın da bilinçleniyor, yüzde 82'si fazla gebelikten korunmak istiyor.
    "Nüfusun yaşlanması" ayrı bir konu, bana biraz kaçınılmaz gibi gözüküyor. "Riskli bölgeler"de etkin bir aile planlaması yapılması konusunda ise Akdağ çok haklıdır. Türkiye'nin geleceği için desteklemeliyiz.

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Doğurganlık ve sağlıklı nüfus
    SAĞLIK Bakanı Recep Akdağ'ın "Nüfusumuz artsı...
    Çetin ALTAN
    "Kemanımla sana bir ses verebilseydim eğer"...
    Dün sabah saat 6'da elektrikler yine kesildi ...
    Melih AŞIK
    Çankaya yolcusu...
    Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanında olması ger...
    Fikret BİLA
    Kıbrıs sorununun özü değişti mi?
    Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinde Kıbrıs yine...
    Hasan CEMAL
    Brezilyalılar, futbol topunu kadın gibi görür!
    Her sabah yolcu yolunda gerek diyerek kendimi...
    Güneri CIVAOĞLU
    Düşünceye linç
    Daha ilk gazetecilik yıllarımda "aydına linç"...
    Can Dündar
    Benim yaşlarım
    İnsan 5 yaşına gelmeden anlıyor; açlığın öldü...
    Abbas GÜÇLÜ
    Sakın eğitime yatırım yapmayın!
    Yatırımcılara, hemen her sektörde teşvik var....
    Sami KOHEN
    Türkiye'nin elindeki kartlar
    TÜRKİYE'nin AB ile müzakere sürecini -daha iş...
    Metin MÜNİR
    Türk Hava Yolları KİT idi HİT oldu (çaktırmadan)
    Geçen Mayıs 22'de Özelleştirme İdaresi Türk H...
    Hasan PULUR
    Cumhurbaşkanı tarifi...
    BAŞBAKAN Erdoğan, ileride cumhurbaşkanı seçil...
    Derya SAZAK
    Aday profili
    Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı üzerindeki...
    Meral TAMER
    Çin ve "din" arasında sıkışanlar
    Son zamanlarda nereye gitsem, ya Çin'den ya d...
    Tamer HEPER
    Bu bir kaostur
    58 senedir İstanbul'da yaşıyorum, bu kadar re...
    Güngör URAS
    Paralar yer ve ülke değiştiriyor
    Şimdilerde paralar yer ve ülke değiştiriyor. ...
    M. Ali BİRAND
    Türkiye'yi pes ettirmek istiyorlar
    Dünkü yazımda, Avrupa'daki genel havanın Türk...

    © 2006 Milliyet