|
"Kemanımla sana bir ses verebilseydim eğer"...
Dün sabah saat 6'da elektrikler yine kesildi Göztepe'de. Nedense 2006 yılında sık kesilmeye başladı elektrikler İstanbul'da...
Yol bakım ve yapım çalışmalarından ötürü mü sık kesiliyor elektrikler, yoksa trafolarda bir bayatlama dönemine girildiğinden ötürü mü, kim bilir?
Belki de yılda adam başına düşen elektrik tüketimini, Yunanistan'daki düzeye çıkarabilmek için; "Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda" mı, yoksa "yüreğindeki iman ışığını güçlendirdikçe, karanlıklardan kurtulursun" hadisi şerifi doğrultusunda mı, hareket edilmesi gerektiği; bir türlü bir karara bağlanamadığı için elektrikler sık kesilmekte...
***
Sabahleyin bir fincan kahveyle, bir fincan demli çay içmek için, elektrikli çaydanlıkta su bile kaynatamamak...
Ülkenin onca sorunu dururken, çok mu önemli yani bizim bir sabah kahvesiyle çayını içemeyişimiz..
***
Ülkenin onca sorunu dururken, daha neler önemli değil örneğin?
Batman sıcaklarında damlarda yatmak zorunda kalanlardan her gün 10-15 kişinin, aşağıya düşüp yaralanmasıyla ölmesi de, çok önemli değildir.
Kışın da yolları kapanan köylerde, doğum sancısı tutmuş kadınların; yolları açmakta kullanılan kepçelerle hastanelere taşınması, keza önemli sayılabilir mi; ülkenin onca sorunu dururken...
***
Töre cinayetlerine gelince...
Eminönü'deki çöp bidonunda patlayan parça tesirli bomba gibi, onu da çok abartmamak gerek...
Namusundan kuşkulanan genç kızların, aile meclisi kararıyla öldürülmeleri; başkent Ankara'nın bazı semtlerinde de rastlandığı türden, çağdaşlaşma çabalarının dışında kalmış yörelerde birkaç münferit olay... Ülkenin onca sorunu varken çok mu önemli yani?
***
Neyse sabah saat 6'da kesilen elektrikler, nihayet saat 7'de geldi...
Milletimizin her sorunun üstesinden gelmeye yeterli olan gücü sayesinde, kahvemizi içerken çayımızı da demledik...
Ve asla düşünmedik, kimlerin cumhurbaşkanlığı adaylığına, kimlerin karşı çıkacağını...
Ülkenin onca sorunu dururken, düşünmek mi olurdu kimin adaylığına, kimin karşı çıkacağını?
***
Vatanını, milletini, dinini, imanını, kahraman atalarını, devletini, şanlı tarihini, bayrağını, canından daha çok seven gerçek bir vatandaş; sabah saat 6'da kesilen elektrikler, saat 7'de geldiğinde, kendisine pişirdiği kahveyi içerken; kimin cumhurbaşkanlığı adaylığına, kimin karşı çıkacağını düşünmek yerine; Ege'deki deniz manevralarının başarısıyla, Göztepe Parkı'na yapılacak caminin; Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki pislik yüzünden öldüğü iddia edilen bebek ölümlerini, önleyip önleyemeyeceğini düşünür...
Ve tabii bir şeyi daha düşünür; kahveden sonra içeceği çayın, yeterince demlenip demlenmediğini...
***
Başbakan Tayyip Bey'in, bir zaman önce sözünü ettiği Washington ziyareti, gerçekleştiği takdirde; sanırız ki Filistinli Arapların da birbirlerini öldürmeleri azalır, Iraklı Arapların da...
Araplar, Tayyip Bey'in bile gerektiğinde Başkan Bush'la anlaşabildiğini gördüklerinde:
- Biz neden anlaşamıyor da, birbirimizi öldürüyoruz; birbirimizi öldüreceğimize, anlaşalım birbirimizle, diye düşünmeye başlayabilirler...
Çünkü kurşunu atan da Arap, kurşunu yiyen de Arap; sadece kurşunları üretip satanlar Arap değil...
Kimler acaba kurşunları, bombaları, silahları üreterek, üretemeyenlere satanlar?
Kimlerse kimler, bize ne canım; ülkenin onca sorunu varken ve çay da hazır demlenmişken...
***
Gerek türban sorunu, gerek Göztepe Parkı'na cami yapma sorunu, gerek cumhurbaşkanlığına adaylık sorunu, gerek 8 Karadeniz ülkesinde kadın ticaretinin yaygınlaşması sorunu, gerek piyasalardaki dalgalanma sorunu; kürsülerden siyasetçi nutkuna dönüştüğünde, herhalde getirisi büyük olmakta... Yoksa salt nutuk söylemekle, kim nasıl sağlayabilirdi ki geçimini?
***
Nutuk dışı kalan konular ise, itfaiyeciler ile dönercilerin ve gece servisine çıkan taksi şoförlerinin yılda ortalama ne kazandığı...
Ülkenin onca sorunu varken, ince ayrıntılara nasıl girsinler ki nutukçular?
Özgürlüğümüzü de, demokrasimizi de, Göztepe'de saat 6'da kesilen elektriklerin saat 7'de gelmesini de, kendilerine borçluyuz; nutukçularımız sağ olsunlar, var olsunlar...
c.altan@prizma.net.tr
|
|