Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Haziran 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sakın eğitime yatırım yapmayın!


Yatırımcılara, hemen her sektörde teşvik var. Ama eğitim söz konusu olduğunda, tüm kapılar yüzlerine kapanıyor. Ya da emdikleri süt burunlarından geliyor...
Sanayici, turizmci, işadamı, medya, sporcular ya da sanatçılar, istedikleri zaman en üst makamlarla görüşüp sorunlarını dile getirebiliyorlar. Veya desteğe ihtiyaç duyduklarında tüm ilgili kapıları anında açabiliyorlar.
Peki ya eğitim yatırımcıları? Örneğin vakıf üniversitelerinin kurucuları ve mütevelli heyeti üyeleri? İhtiyaç hissettiklerinde YÖK Başkanı'yla, Milli Eğitim Bakanı'yla, Başbakan'la ve Cumhurbaşkanı'yla görüşebiliyorlar mı? Evet demek çok zor. Doğramacı, Koç ve Sabancı gibi farklı diyalogları olanlar belki bunu başarabiliyorlar. Ama ya diğerleri? İşleri çok zor.
Birikimlerini farklı yerlere değil de eğitime yatırdıkları için adete cezalandırılıyorlar.
Üniversite açmak öyle kolay değil. On milyonlarca dolar harcamak gerekiyor. O da yetmiyor, sürekli sübvanse etmek zorundasınız. Yani meşakkatli olduğu kadar masraflı bir iş.
Peki manevi tatminin ötesinde bir getirisi var mı? İşte o da tartışılır. Çünkü Anayasa ve yasalar çok açık. Söz konusu üniversiteler, kâr amacı gütmeyen vakıflar tarafından kurulur deniyor. Durum böyle olunca da kâr etmeniz, etseniz de bunu kendi kasanıza atmanız mümkün değil. Farklı manipülasyonlarla yapanlar yok mu? Elbette var. Ama geneline yaygınlaştırmamak gerekir...

Üvey evlat muamelesi
Hatırlayacaksınız, geçenlerde, Cumhurbaşkanı Sezer, devlet üniversitesi rektörlerini kabul etti. Vakıf üniversitesi rektörlerini ise daha sonra çağırdı. Mütevelli heyeti başkanlarını ise hiç kabul etmiyormuş. Kurucular, Başbakan Erdoğan ve YÖK Başkanı Teziç'ten de randevu istiyorlarmış. Ama bırakın kabul edilmeyi, geri dönüş bile olmuyormuş.
Bugüne kadar vakıf üniversite kurucularının, toplu olarak üst makamlarca kabul edildiklerine şahit olmadık. Zaten kendileri de pek bir araya gelemiyorlar. Çünkü içlerinde de sorunlar var. Arkası güçlü olanlar, kendi halinde olanlara fazla pas vermiyor...

Neler istiyorlar?
Sayıları 30'a yaklaşan vakıf üniversitelerinin kurucuları, her şeyden önce, üst makamlardan sıcak bir ilgi bekliyorlar. Diğer beklentileri ise şu yönde:
  • Kontenjanlar YÖK'le birlikte ortak belirlensin. YÖK'ün tek yönlü kararları bizi her açıdan zorda bırakıyor.
  • Üniversite kontenjanları ve sınav sonuçları daha erken açıklansın.
  • Kamu hizmeti veren vakıf üniversitelerine de, vergi ve SSK ödemelerinde, spor kulüplerine sağlanan koşullar uygulansın.
  • Vakıf üniversitelerinin değerlendirilmesinde bilimsel yayınlar, tam zamanlı akademik personel sayısı, laboratuvarlar göz önünde bulundurulsun.
  • Verilen burslar devlet tarafından dikkate alınmalıdır. YÖK'ün vakıf üniversitelerine yönelik uygulamaları şeffaf olmalı, üniversitelerin tüm özellikleri, gelişmeleri ve ilişkileri, YÖK'ün web sayfasından takip edilebilmelidir...


  • Marmara'da seçim
    Marmara Üniversitesi'ndeki rektörlük seçimi dün gerçekleşti. İlgi büyüktü. Necla Pur açık arayla fark attı. Üniversite tercihini çok net bir şekilde ortaya koydu. Seçimlerde alınan sonuçlar şöyle: Necla Pur: 320, Nurdan Tözün: 264, Emin Özbaş: 257, İrfan Günay: 234, Tolga Dağlı: 97, Osman Altuğ:27.

    Özetin özeti: Vakıf üniversitelerinin gelişmesi gerekiyor. Bu yüzden kösteğe değil, desteğe ihtiyaçları var. Marmara'ya gelince, çağdaşlıktan yana ağırlığını koydu.

    aguclu@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Doğurganlık ve sağlıklı nüfus
    SAĞLIK Bakanı Recep Akdağ'ın "Nüfusumuz artsı...
    Çetin ALTAN
    "Kemanımla sana bir ses verebilseydim eğer"...
    Dün sabah saat 6'da elektrikler yine kesildi ...
    Melih AŞIK
    Çankaya yolcusu...
    Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanında olması ger...
    Fikret BİLA
    Kıbrıs sorununun özü değişti mi?
    Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinde Kıbrıs yine...
    Hasan CEMAL
    Brezilyalılar, futbol topunu kadın gibi görür!
    Her sabah yolcu yolunda gerek diyerek kendimi...
    Güneri CIVAOĞLU
    Düşünceye linç
    Daha ilk gazetecilik yıllarımda "aydına linç"...
    Can Dündar
    Benim yaşlarım
    İnsan 5 yaşına gelmeden anlıyor; açlığın öldü...
    Abbas GÜÇLÜ
    Sakın eğitime yatırım yapmayın!
    Yatırımcılara, hemen her sektörde teşvik var....
    Sami KOHEN
    Türkiye'nin elindeki kartlar
    TÜRKİYE'nin AB ile müzakere sürecini -daha iş...
    Metin MÜNİR
    Türk Hava Yolları KİT idi HİT oldu (çaktırmadan)
    Geçen Mayıs 22'de Özelleştirme İdaresi Türk H...
    Hasan PULUR
    Cumhurbaşkanı tarifi...
    BAŞBAKAN Erdoğan, ileride cumhurbaşkanı seçil...
    Derya SAZAK
    Aday profili
    Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı üzerindeki...
    Meral TAMER
    Çin ve "din" arasında sıkışanlar
    Son zamanlarda nereye gitsem, ya Çin'den ya d...
    Tamer HEPER
    Bu bir kaostur
    58 senedir İstanbul'da yaşıyorum, bu kadar re...
    Güngör URAS
    Paralar yer ve ülke değiştiriyor
    Şimdilerde paralar yer ve ülke değiştiriyor. ...
    M. Ali BİRAND
    Türkiye'yi pes ettirmek istiyorlar
    Dünkü yazımda, Avrupa'daki genel havanın Türk...

    © 2006 Milliyet