|
 |
|
|
Aday profili
Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı üzerindeki "uzlaşma" arayışlarına Makedonya dönüşü kafasındaki "aday profili"ni açıklayarak yanıt verdi.
"Liderlik, ülkeyi temsil, toplumun tamamını kucaklama, herkese eşit mesafe, gerginlik yaratmama, birlik ve beraberlik zemini hazırlama ve koordinasyon." Bunlar, zamanı gelince AKP grubunun cumhurbaşkanı adayı gösterilecek kişilerde arayacağı özellikler olacak. Kuşkusuz Çankaya'ya öteki partiler de aday gösterecek.
AKP lideri Erdoğan "demokratik meşruiyet" açısından parlamentoda aranacak uzlaşmanın çerçevesini şöyle çiziyor: "Burada bir seçim söz konusu. Diğer grupların da kendi adayları olabilir. Bizim de kendi adayımız olacaktır. Vakti geldiğinde AKP grubu olarak bu ismin kim olacağına oturup karar veririz. Demokratik haklarımızı en ideal şekilde kullanırız.
Bugüne kadar bu konuda uzlaşma ne kadar aranıp, ne kadar başarılı olunduysa bu dönemde de uzlaşma arayışları olur. Olay tabii ki sadece parlamentoyla bitmiyor. Parlamento dışı ilişkiler de bu noktada çok önemli."
Parlamento dışı ilişkiler denilince akla "ordu" faktörü de geliyor!
Türkiye'de 1961'den itibaren yaşanan darbeler nedeniyle cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Silahlı Kuvvetler'in rolü ve ağırlığı her zaman hissedilmiştir.
Ali Fuat Başgil'in adaylığının önlenmesine ve 1965'te AP'nin tek başına iktidara gelmesine karşın, Cevdet Sunay'ı cumhurbaşkanı seçmesi ilginçtir. 1971 müdahalesinden sonra Meclis üzerindeki "Orgeneral Faruk Gürler dayatması" AP'nin ve CHP'nin uzlaşması sonucu aşılabilmişti.
1989'da Turgut Özal'ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle "Evren dönemi" son buldu.
O dönemin tartışmaları ile günümüzdeki cumhurbaşkanlığı hesapları arasında benzerlikler var: Başbakan Özal, Çankaya'ya giden yolu açmak için 1989'daki yerel seçimleri bir yıl önceye çekmek istemişti. ANAP'ın hızla oy kaybettiğini görüyordu. Ancak referandum hesabı tutmadı. 1989 baharında yapılan yerel seçimlerde ANAP'ın oyları yüzde 21'e geriledi.
Turgut Özal, Demirel ve Baykal'ın, "Yüzde 21'le Köşk'e çıkarsa erken seçimde indiririz" tehditlerine aldırmadı, aday oldu ve ANAP'lı milletvekillerince cumhurbaşkanı seçildi. Partisi 1991'de iktidarı kaybetti.
Muhalefet "sine-i millet"e dönmekten söz ediyordu. Sadece Hatay Milletvekili Murat Sökmenoğlu istifa etti.
1993'te Özal'ın ölümü üzerine Demirel, "Arkama bakmam" diyerek İnönü koalisyonunda başbakanlığı bıraktı ve Çankaya'ya çıktı.
AKP lideri de aynı yolu deneyecektir.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|