Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Haziran 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çin ve "din" arasında sıkışanlar


Son zamanlarda nereye gitsem, ya Çin'den ya da dinden yakınmalarla karşılaşıyorum. Çin'den gelen ucuz ithal mallar karşısında tutunamayanların feryadı her geçen gün yükselirken, eskiden hoşgörüyle karşıladıkları türbanlılara itiraz edenler cephesi de her gün yüzlerce yeni taraftar buluyor.
Geçen cumartesi "Kargaşa ve Karmaşa Bilimi: Kaos" başlıklı bir toplantı için Bahçeşehir Üniversitesi'ne gittiğimde bu kez Çin ve "din"in el ele verip, Eyüplü bir hanıma hayatı nasıl yaşanmaz hale getirdiğinin öyküsünü dinledim.
"Din" derken elbette dinimizi ve ibadeti değil, dinin giysilerle simgeleştirilmesini kastediyorum. Türbanlıların sayıları hızla artıp toplum içinde fark edilir hale geldikçe, bunu Cumhuriyet Türkiyesi'ne karşı tehdit olarak algılayanların oranı da artıyor olmalı ki, son günlerde bu yönde bir tepki tırmanışına tanık oluyorum. Bu maalesef tehlikeli bir kamplaşma.

Çin, işini kapattırdı
Eyüplü hanımın durumu ise farklı. O, çifte kıskaç altında kalmış. Önceden öngörülmesi mümkün olmayan, tedbiri alınamayan kaotik bir durum... Birlikte dinlediğimiz kaos toplantısının ruhuna fevkalade uygun aslında.
Abisiyle birlikte yıllardır saten gecelik üretip hiç sıkıntısız satarken, Çin'den gelen ucuz saten gecelikler nedeniyle 2 yıldır mallarını satamaz olmuşlar:
"Ne tüketici, ne de toptancı, kumaş kanserojen midir, alerji yapar mı falan diye bakıyor. Maliyetimiz kurtarmadığı için bizim belli standartlara uygun, kaliteli mallarımız elimizde kaldı. Ben de İstanbul Ticaret Odası'ndan danışmanlık alarak ihracata yöneleyim dedim; ama orayı da çember sakallılar doldurmuş. Kendilerine yakın çevredenseniz yardımcı oluyorlar; yoksa yok! Velhasıl dayanamadık, işimizi tasfiye etmek zorunda kaldık."
Yıllardır iş kadını olan Eyüplü hanım, artık işsiz. Daha fazla evde oturabilir, evinin keyfini çıkarabilir. Ama orada da sorun var. Yine kendi ağzından aktarıyorum:

Mahalleyi dinciler sardı
"Yıllardır severek yaşadığım Eyüp'ten de soğudum. Aşağıdaki evleri restore edeceğiz diye istimlak ettiler, sonra da biraz tamir edip kendi adamlarını yerleştirdiler. Ayrıca krizlerden vurgun yemiş insanlara yemek dağıttılar. Karşılığında ise gencecik kızların birer - ikişer başları kapandı. Sakallı erkek nüfusu arttı. Güzel Eyüp'ümüz artık benim için yaşanmaz hale geldi, ama iflas ettiğimiz için taşınamıyorum da..."
Tam da bizlere kaos ve karmaşa bilimini kaba hatlarıyla anlatan Bahçeşehir Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bülent Bilir'in dediği gibi...

Kanat çırpan kelebek
İstanbul'da kanat çırpan bir kelebek, New York'ta kasırgalara, hortumlara yol açabiliyor; ama New York'ta kanat çırpan bir kelebek, İstanbul'da büyük kasırgalara neden olmuyor. Çünkü, New York'un aksine İstanbul'un çevresinde büyük boş alanlar, okyanuslar, med - cezirler, güçlü hava akımları yaratabilecek coğrafi koşullar yok. Yani her kanat çırpan kelebek, fırtınaya neden olmuyor. Bu yüzden de Çin'den dünyayı istila eden ucuz malların gelip de kendi şirketini vuracağını Eyüplü hanımın öngörmesi beklenemez; öngörse bile tedbir alması mümkün değil. Tıpkı yıllardır oturduğu semtte artık kendini yabancı hissetmesi gibi...

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Doğurganlık ve sağlıklı nüfus
SAĞLIK Bakanı Recep Akdağ'ın "Nüfusumuz artsı...
Çetin ALTAN
"Kemanımla sana bir ses verebilseydim eğer"...
Dün sabah saat 6'da elektrikler yine kesildi ...
Melih AŞIK
Çankaya yolcusu...
Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanında olması ger...
Fikret BİLA
Kıbrıs sorununun özü değişti mi?
Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinde Kıbrıs yine...
Hasan CEMAL
Brezilyalılar, futbol topunu kadın gibi görür!
Her sabah yolcu yolunda gerek diyerek kendimi...
Güneri CIVAOĞLU
Düşünceye linç
Daha ilk gazetecilik yıllarımda "aydına linç"...
Can Dündar
Benim yaşlarım
İnsan 5 yaşına gelmeden anlıyor; açlığın öldü...
Abbas GÜÇLÜ
Sakın eğitime yatırım yapmayın!
Yatırımcılara, hemen her sektörde teşvik var....
Sami KOHEN
Türkiye'nin elindeki kartlar
TÜRKİYE'nin AB ile müzakere sürecini -daha iş...
Metin MÜNİR
Türk Hava Yolları KİT idi HİT oldu (çaktırmadan)
Geçen Mayıs 22'de Özelleştirme İdaresi Türk H...
Hasan PULUR
Cumhurbaşkanı tarifi...
BAŞBAKAN Erdoğan, ileride cumhurbaşkanı seçil...
Derya SAZAK
Aday profili
Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı üzerindeki...
Meral TAMER
Çin ve "din" arasında sıkışanlar
Son zamanlarda nereye gitsem, ya Çin'den ya d...
Tamer HEPER
Bu bir kaostur
58 senedir İstanbul'da yaşıyorum, bu kadar re...
Güngör URAS
Paralar yer ve ülke değiştiriyor
Şimdilerde paralar yer ve ülke değiştiriyor. ...
M. Ali BİRAND
Türkiye'yi pes ettirmek istiyorlar
Dünkü yazımda, Avrupa'daki genel havanın Türk...

© 2006 Milliyet