|
 |
|
|
Süpermarkete karşı birleşik cephe
İngiltere'nin süpermarket zinciri Tesco, tüketicilerden çevrecilere, çiftçilerden küçük dükkan sahiplerine kadar geniş bir kesimin eleştiri oklarını çekiyor
londra
Yaklaşık 90 yıllık bir geçmişi olan öykü Jack Cohen'in Londra'nın doğu yakasında kurduğu derme çatma dükkanında başlıyor.
I. Dünya Savaşı'nda İngiliz Hava Kuvvetleri'nde görev yapan Cohen, 1919 yılında 21 yaşındayken görevini tamamlayıp döndüğünde askerde aldığı 30 sterlin ödülü pazarda açacağı tezgaha mal almak için kullanır.
İlk günkü kârı bir sterlin olan Cohen, işlerin iyi gitmesi üzerine Londra'nın diğer pazarlarında da tezgah açarak işini büyütmeye devam eder. İlk markası Tesco çaylarıyla olur. Tesco adını, çayları sağlayan firmayla birleşmesinin ardından tescil ettirir.
1920'lerin sonuna doğru Cohen satış noktalarını pazarlardan ana caddelerdeki vitrinli dükkanlara taşımaya başladı. Öykü bu kadar kısa gördüğünüz gibi.
Yöntemleri eleştiriliyor
Bugün Tesco 1000'den fazla şubesi olan dev bir süpermarket zinciri. Cirosu, İngilizlerin günlük alışverişleri için harcadıkları paranın aşağı yukarı üçte birine eşit. Geçtiğimiz 25 Nisan'da bir yıllık 2,2 milyar pound'luk rekor kârı halka açıklandığında başarısı bazı tüketici, çevreci, küçük dükkan sahibi, çiftçi, ve belediye görevlilerinden oluşan grupların suçlamalarıyla gölgelendi. Bu gruplar Tesco'nun piyasada her gün büyüyen kontrolünü sorgulamaya başladı.
Şikayette bulunan gruplar Tesco'nun ticari yöntemlerini eleştiri konusu yapıyor. Özellikle yerel otoritelerden yeni şube açma izni alırken Tesco'nun hafif saldırgan faaliyetlerinin, kendisine mal verenler, çiftciler, işçiler, yerel dükkanlar ve çevre açısından ciddi sonuçlar yarattığını iddia ediyorlar.
Yerküre Dostları adlı çevreci kuruluştan Sandra Bell, "Tesco'nun frenlerine basmanın zamanı geldi. Hükümet ve belediyeler küçük dükkanların yerel topluluklar için ne kadar önemli olduklarını bilmeliler" sözleriyle Tesco'yla mücadelede ne kadar kararlı olduklarını belirtiyor.
Muhalif grupların monopoli sözcüğünden esinlenerek "Tescopoly" olarak adlandırdıkları kampanyalarının ana fikri, yeni şube açma izni için başvuruların otoriteleri "baskı altında tuttuğu" üzerine kuruluyor.
Öncü bir şirket
10 yıl önce Tesco az gelirli tüketiciye yönelik, fazla ürün çeşidi olmayan bir marketler zinciriydi. Ancak son yıllarda büyük bir gelişme gösterdi. Ürün kalitesini yükseltirken fiyatlarda artışa gitmedi. Tesco süpermarket işletmeciliğinde ilk sayılacak kimi gelişmelere de imza atan bir şirket oldu. Örneğin, Tesco sayesinde 24 saat alışveriş imkanı gerçekleşti (Tesco'nun ardından diğer süpermarketler de aynı hizmeti vermeye başladı).
İnternet alışverişinde de en iyi uygulamayı yine Tesco başardı. Evden dışarı çıkmadan internetten alışveriş yapma olanağını sağladı. Tesco ünlü tasarımcılara ait giyimleri de ucuza satmaya başlayınca kıyamet koptu. Tesco'nun "Benim müşterim neden zenginlerin giydiğini giyemesin!" diyerek başlattığı kampanyasında Dolce&Gabbana blucinleri 30 sterline almak mümkündü.
Tüm karşı çıkışlara rağmen, Tesco'yu durdurmak artık mümkün değil. İngiltere'nin her yerinde yeni süpermarketler açıyor. Yalnız İngiltere'de değil, Tayland'da, Türkiye'de ve daha birçok ülkede Tesco'ya rastlamak mümkün. Hem kalitesi hem fiyatları göz önüne alınırsa tüketiciye çok şey sunuyor. Zengini de fakiri de Tesco'yu tercih ediyor.
Değişiklik beklentisi
Önümüzdeki 10 yıl içinde Tesco marketler zincirine 600 küçük marketin ve 20 hipermarketin katılması planlanıyor. Tesco'nun büyümesiyle ilgili tartışmalar ise artarak sürüyor. İngiltere'nin güneybatısındaki bazı çiftçiler Tesco'nun kendilerini düşük fiyat vermeye zorladığını öne sürüyor mesela. Milli Çiftçiler Birliği üyesi Derek Mead "Hayvancılık endüstrisi için yeni bir 'Etiket kuralları' anlaşmasına ihtiyaç var" diyor. Merak edilen ise şu: Neden bu konularda karşıt grupların dikkatini sadece Tesco çekiyor? Aynı şey diğer süpermarketler için de geçerli değil mi?
Eleştirilere cevap olarak Tesco'nun çevre dostu kararlar açıklaması bekleniyor. Ama karşı kampanyayı yürütenler bunların yeterli olmayacağını, şirketin kökten değişiklikler yapması gerektiğini söylüyor. Buna karşın piyasa araştırma şirketi TNS'den Edqard Garner küçük dükkan sektörünün yok olmasının yalnızca Tesco'nun kabahati olmadığını belirtiyor.
|
|
|

|