Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Haziran 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ziyaretçi patlaması

Behçet Dinçer, bir dilekçeyle "Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'ndeki 'Tanrı'nın bulunmadığı yer' yazısını ben yazdım" dedi. Bu arada tartışmaların etkisiyle müzeyi bir haftada 5 bin kişi gezdi!

YAŞAR ANTER Muğla DHA

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'ndeki zindanın kapısındaki taşın üzerinde bulunan ve büyük tartışmalara neden olan "Tanrı'nın bulunmadığı yer" yazısını yazdığı öne sürülen kalenin görevlisi Behçet Dinçer (48), Kaymakam Abdullah Kalkan'a dilekçe vererek, "Yazıyı ben yazdım" dedi. Tartışmalar nedeniyle 500 yıllık zindan ziyaretçi akınına uğradı, bir haftada 5 bin kişi gezdi. Turistler bol bol fotoğraf ve video görüntüsü çekti.

İlk imzalı dilekçe
Konuyla ilgili 1999'da yapılan soruşturmada, "Yazı vardı, ben kırmızı kök boyayla belirginleştirdim" diyen, son soruşturmada ise yazıyı kendisinin yazdığını belirten Dinçer, önceki gün Bodrum Kaymakamı Kalkan'a giderek yazıyı yazdığına dair ilk kez imzalı bir dilekçe verdi.
Dinçer, dilekçesinde şöyle dedi: "1992'de, Osmanlı Türklerinin ördüğü duvarın yıkılarak açılmasıyla 12 metre derinliğindeki mekâna ulaştık. Zindan denilen yer top koruganlığıydı. Zindanların 80 metre kadar daha uzağındaydı. Duvarda esir zincirleri ve işkence aletleri vardı. Dönemin müdürü Oğuz Alpözen burayı zindan olarak düzenlememizi istedi. Zindana ilk olarak arkeolog Mehmet Özgenç, kale şefi Ali Uçarer ile ben girdik."

'Oyuna ortak olduk'
Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Alpözen, 'Yaşayan müzecilik yapıyoruz, dikkatleri müzeye ve zindanlara çekmemiz gerek. Giriş kapısının üzerine 'İnde Deus Abest' yaz, sol tarafa da İngilizce ve Türkçe levhasını asarız' deyince sakınca görmedim. Alpözen her gelene yazının 500 yıllık olduğunu söylemeye başlayınca bu oyuna ortak olduk ve baskılar nedeniyle yıllarca gerçeği söyleyemedik."
Alpözen'in kendisini tehdit etmediğini, Alpözen emekli olunca durumu bakanlığa bildirmeyi düşündüğünü ancak 1999'da yazının eski olduğuna dair birlikte ifade verdiği arkadaşlarının zor durumda kalmaması için vazgeçtiğini anlatan Dinçer şunları söyledi:
"Yazıyı incelemeye gelecek epigrafların yazının yeni olduğunu anlamaları 30 saniyelerini almayacaktır. Olayın skandal haline geleceğini düşünemedik. Gerçek ortaya çıktığı için vicdanım rahat. Suçumuz neyse cezasını çekeriz."
Alpözen, yazıyı yazması için Dinçer'e talimat vermediğini söyleyerek, "Zindandaki yazı arkeologlar tarafından bulunduktan sonra temizlenmesini istedim. Dinçer temizleyerek okunmasını sağladı. Dinçer'in baskı altında ve belirli zihniyetin kontrolünde olduğuna inanıyorum. Yazının orijinal olduğuna inandığım için Prof. Dr. Ender Varillioğlu'ndan Türkçe açıklamasını istedim" diye konuştu.

"Tarih Alpözen'i affetmeyecek"
Sualtı Araştırmaları Teknolojisi Enstitüsü Başkanı Erkan Ayral ise Alpözen'in yazıyı yazdırdığını çeşitli platformlarda söylediğini iddia etti.
Ayral "Alpözen, kalenin birçok yerine kendi armasıyla çeşitli eski yazılar yazdırmakta sakınca görmedi. Yıllarca batıklara turist gibi gelen ve arkeolog olduğu söylenen kişileri izinsiz daldırdı. Batıklardan çıkanları kasalarla Amerikan ve İngiliz gemilerine taşıttı. Tarih onu affetmeyecek" dedi.





YAŞAM
Okumak için 'engel' kalmadı!
ISO belgeli uçak rötarı!
Ziyaretçi patlaması
Kaygılı ayrılış
İki kiraz için çocuk vurdu
Patilerinden sanat fışkırıyor!
'Eminönü turizmin merkezi olacak'
İtalya Prensi cezaevinde
Nişanlısının eski sevgilisini 57 kez bıçakladı
Mezuniyet sevinci yolda bitti: 9 ölü






© 2006 Milliyet