|
 |
|
|
Şalvar, tokat derken, Arjantin tangosu!
Dünya Kupası izlenimler - 10
GELSENKIRCHEN-KÖLN TRENİ
Yalnız futbol yazmak kolay değil. Bilmem, belki ben yapamıyorum. Siyaset futbola bir yerde karışıveriyor. Bir ay siyaset yok dedim ama yine olmuyor.
Bu yazıyı trende yazdım ve kompartımandan bir tıkla gazeteye yolladım. Başka türlü yetişmesi olanaksızdı. Ayrıca şansım yaver gitti. Çünkü yazı konusunu trende buldum. Kucağıma düştü denebilir.
Maç muhteşemdi!
Arjantin, Sırbistan'a futbol nasıl oynanır, bir oyunda top organizasyonu ne demektir, futbol sihirbazlığı ile basit futbol nasıl oynanır, bu iş hem göze hem mantığa hitap ederek nasıl yapılır, takım ruhu ne anlama gelir, göstere göstere oynadı doksan dakika.
Öylesine büyüleyici bir futbol sergiledi ve birbirinden güzel tam altı golle maçı öylesine bitirdi ki, futbolu seven herkes Arjantin Milli Takımı'na teşekkür etti.
Kısacası:
Arjantin tangosu müthişti!
Sonra tabii azdı Arjantinliler. İspanyolca güzel şarkıların eşliğinde hep birlikte trene bindik. Bilgisayarımı açtım yazı için. Karşımda iki genç adam. İkisinin sırtında da Arjantin formaları.
Ellerinde de bira şişeleri.
"Çok iyi oynadınız. Hele sonradan oyuna giren Messi'yle Tevez büyüleyiciydi."
"18 yaşındaki Messi bizim yeni Maradona'mız ise Tevez de Ronaldinho'muz. Brezilya'nın Ronaldinho'sundan daha iyidir bizim Tevez..."
"Ama Brezilya'yı da o kadar hafife almayın."
"Boş ver Brezilya'yı. Onlar Real Madrid gibi... Bir sürü büyük isim, star. Ama takım ruhu yok onların. Göreceksin bir şey yapamayacaklar. Yükselen takım Arjantin..."
İngilizceleri bir tuhaf.
Güzel de konuşuyorlar İngilizceyi. Bir Arjantinli için böyle bir İngilizce ilgimi çekiyor. Bunu belirtince, gülüyor iki genç adam:
"Bakma sırtımızdaki Arjantin formalarına. Biz aslında İrlanda'lıyız. Ama dün İsveçliydik, bugün Arjantinli... İngiltere şampiyon olmasın da hangi ülke olursa olsun. Mesele bu..."
Anlaşılıyor Vehbi'nin kerrakesi!
"Almanya'daki Türkler de 'Almanya dünya şampiyonu olmasın da kim olursa olsun!' diyorlar."
Gülüyor iki İrlandalı genç.
Karşımdaki, gözlerini bana dikmiş... Hiç gülmüyor. Türke benziyor. Beni tetkik eder gibi. Türkçe soruyorum:
"Türk müsünüz?"
"Kürdüm."
"Nereden?"
"Bingöl'den."
"Kaç yıldır Almanya'dasın?"
"Yedi yıldır. Siyasi olarak geldim. İnşaatlarda demir ustası olarak çalışıyorum. Seni tanıyorum Hasan Abi, kitabını okudum."
"İrlandalı ne dedi biliyor musun? Dünya Kupası'nı İngiltere kaldırmasın da hangi ülke kaldırırsa kaldırsın dedi. Türkiye İsviçre'ye elenmesiydi, şimdi Almanya'da olsaydı, aynı şeyi Türkiye için sen söyler miydin?"
"Hayır, hiç olur mu öyle şey?.. Türkiye kazansın isterdim. Ben memleketimi seviyorum. Şimdi buralarda yaşıyorum, memleketimi özlüyorum. Evet Kürdüm ama öyle. Memlekette çok şeye kızsam da, PKK ve Apo taraftarı da olsam öyle..."
PKK'dan, Apo'dan, Bingöl'deki tarikatlardan, AKP ile, onun deyişiyle, 'Kasımpaşalı'dan, Türkiye ve AB'den konuşuyoruz Düsseldorf tren istasyonuna gelinceye kadar. Orada iniyor, elimi sıkıp...
Trenden inmeden önce bana bir de unutamadığı tokadı anlatıyor:
"Daha 17 yaşındaydım. Bingöl'deki köyümde çalışmış, kendime siyah bir şalvar almıştım. Çok sevmiştim o şalvarı... Hava atmak için ilk kez giymiş, köyün içinde şöyle bir turlamıştım. Bir anda karşımda özel harekât timlerini buldum. Kollarını uzat, yere yat komutuyla kendimi yerde buldum. Üstümü aradılar, bir şey yoktu ki. Ayağa kalkınca öyle bir tokat attı ki, kulağım kanadı. Kulak zarım patlamıştı. Aylarca hastaneye gittim. Bu tokadın acısını hiç unutmadım. O zaman aklıma düştü dağa çıkmak. Ama çıkamadım."
Dağa çıkmak!
Diyarbakır askeri cezaevinde 12 Eylül döneminde dışkı yedirilen rahmetli Felat Cemiloğlu aklıma geldi, "Genç olsam, dağa çıkardım!" demişti bana, yaşadıklarını anlatırken...
Arjantin muhteşemdi!
Kırk dakikada dört gol!
1.70'lik boyuyla daha 18 yaşında devleşen Messi ve sahada onun gibi büyüyen Tevez.
Arjantin'in yeni Maradona'ları!
Geride yapışkan Ayala, orta sahada Riquelme, Combiasso... İleride, Fatih Hoca'nın Fiorentina ve Milan'dan iyi bildiği Crespo...
Arjantin'de iş var!
Tango, 'samba'ya ağır basabilir.
Bugün Brezilya'yı ilk kez Avustralya karşısında Münih'te izleyeceğim.
İyi pazarlar!
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Çetin ALTAN | | Bol bol hayal kuralım, turnayı ta gözünden vuralım... Avrupa Birliği diplomatlarının, kendileriyle ... | |  | Melih AŞIK | | Turistik hatıra... Londra'dan, Paris'ten Münih'ten.. Avrupa'nın ... | |  | Fikret BİLA | | Küçük Kıbrıs'ın büyük tarihi Avrupa Birliği (AB)-Türkiye ilişkileri döndü ... | |  | Hasan CEMAL | | Şalvar, tokat derken, Arjantin tangosu! Yalnız futbol yazmak kolay değil. Bilmem, bel... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Venüs ve baba D&R Kanyon'un açılışında siftahı, Umberto Eco... | |  | Can Dündar | | Hatırla baba! Kolunu çevirdikçe merdanesinde ömrümüzü sıkt... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | ÖSS heyecanı Yüz binlerce gencin kaderini belirleyen ÖSS b... | |  | Metin MÜNİR | | Yılanbalığının yolculuğu Her Londra'ya gelişimde muhakkak uğradığım ye... | |  | Hasan PULUR | | Kafatası ölçümü... TEMPO dergisinin o sayısı, ya elimize geç geç... | |  | Derya SAZAK | | Nanotek çağı ve iklimler Küresel ısınma ve çevresel bozulmanın önemli ... | |  | Meral TAMER | | Koç şirketleri ve bayileri kolları sıvadı 31 mayıs günü Kahramanmaraş'ta evine gazete g... | |  | Ece TEMELKURAN | | Kimi öldürmeliyiz? Mehmet Ali Erbil, eğlencenin baş histeriği ni... | |  | Tamer HEPER | | Lehe olan madde uygulanır Bir okuyucum ceza mahkemesinde yargılanıyor v... | |  | Osman ULAGAY | | Erdoğan'ın tel üstünde denge arayışı Başbakan Erdoğan 2006 yılında, hayli zor bir ... | |  | Güngör URAS | | Ekolojik tarım üreticileri için pazar yerleri Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği'nin... | |  | Serpil YILMAZ | | Gül: Polemiklere girip vakit kaybetmeyin Bilkent Üniversitesi'nin (BÜ) çarşamba günü d... | |
|
|