Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Haziran 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gül: Polemiklere girip vakit kaybetmeyin


Bilkent Üniversitesi'nin (BÜ) çarşamba günü düzenlediği "Mezuniyet Töreni" sırasında yakınımda oturan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ü izliyorum, tören boyunca gülen yüzünde "baba heyecanı" asılı kalıyor.
Diplomalarını almaya gelen gençler kuşlar gibi hafiflemiş görünseler de, başlarındaki kepler yılların emeğini taşıyor.
Gül, oğlu Ahmet Münir Gül'e diplomasını takdim ediyor, ben de aynı dakikalarda oğlum Necdet Soylu'nun çok değer verdiğim hocası Prof. Orhan Güvenen'in elinden diplomasını alışını izliyorum.
Roma amfisi geometrisinde inşa edilen ve 1999 yılında Ankaralı sanatseverlerin hizmetine giren, 4 bin kişilik Bilkent Odeon'da yapılan törenin her santimetrekaresinde duygular eşitleniyor.

Başarısının kodları
BÜ'nün kurucusu 90 yaşındaki Prof. İhsan Doğramacı ve Rektör Prof. Ali Doğramacı'nın yanında oturan Dışişleri Bakanı Gül'ün, daha bir gün önce Türkiye'nin AB yolundaki en kritik saatleri yönetmesi "gündem dışı" kalıyor.
Gül, kürsüye davet edildiğinde "siyasi" yoğunluğu düşük bir konuşma yapıyor:
"Sizlere bir baba, bir ağabey olarak en büyük tavsiyem, geleceğe umutla bakmanız, büyük düşünmenizdir. Karamsarlığa asla kapılmayınız. Bugün Türkiye, uluslararası arenada dostluğu aranan ve bölgesinde örnek alınan lider bir ülke haline gelmiştir."
"Eğitimde tatlı bir rekabet ortamı vardır. Artık hayat başlıyor" diyerek sözlerini sürdüren Gül, gençlere tavsiyelerde bulunuyor:
"Karamsar olmayın, azimli olun, polemiklere girip vakit kaybetmeyin, çok çalışın."
Bu sözler, zorlu bir siyasal mücadele sürecinden geçip bakanlık, başbakanlık koltuğuna oturan bir "siyaset adamı"nın ağzından çıkması nedeniyle daha da önem taşıyor.
Gül'ün "nasihatleri", yasaklı siyasetçi Erbakan ile birlikte Meclis sıralarında "yol arkadaşlığı" yapıp Türkiye'yi AB'de temsil edecek noktaya gelmesinin ardındaki kodları veriyor.

Sancar'a verilen unvan
Tören "bilimsel" atmosferini koruyor.
Rektör Prof. Doğramacı, verdikleri fahri doktora unvanıyla da hedeflerini ortaya koyuyor.
Kuzey Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Aziz Sancar, kürsüye davet edildiğinde yaptığı kısa konuşması etkileyiciydi.
33 yıldır ABD'de bilimsel çalışmalarını sürdüren Prof. Sancar, "Türkçem çok iyi değil, kusura bakmayın. Türk olmaktan iftihar ediyorum. İçinizden yurtdışına gidenler olacak. Oralarda Türk olduğunuzu unutmayın. Bilin ki, Türk olarak saygı göreceksiniz" diyordu.
Sancar, geçen yıl ABD Ulusal Bilimler Akademisi'ne seçilen 72 yeni üye arasında yer almıştı.
Mardin'in Savur ilçesinde, sekiz kardeşin yedincisi olarak dünyaya gelen, ilk ve ortaokulu Savur'da, liseyi Mardin'de okuyan Sancar, bu kuruma seçilen üçüncü Türk olmuştu. Sancar'la birlikte Prof. Dr. Mehmet Özdoğan da akademiye seçilmişti. Daha önce bu kurumda Türk üye olarak sadece Prof. Celal Şengör bulunuyordu.
20 yıldır DNA'nın pek çok parçasının tanımlanmasında yaptığı öncülükle tanınan Sancar, 2001'de Amerikan Kimya Cemiyeti tarafından verilen Kuzey Carolina Seçkin Kimyager Ödülü'nü almaya da hak kazanmıştı.

Atatürk posterleri
BÜ, bu yıl Hukuk Fakültesi'nin ilk mezunlarını veriyordu, anonsları yapıldı. O anda hukuk öğrencileri ellerinde birer Türk bayrağı ve birer Atatürk posteriyle ayağa kalktılar. Odeon'da en çok alkışı aldılar.
Kepler havaya fırlatıldığında içimiz rahattı; çağdaş ve başarılı gençler hayata akıyorlardı...
Dünyanın her köşesinde onlardan umutluyuz, insanlığa ve ülkelerine hizmet edecekler.

syilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Bol bol hayal kuralım, turnayı ta gözünden vuralım...
Avrupa Birliği diplomatlarının, kendileriyle ...
Melih AŞIK
Turistik hatıra...
Londra'dan, Paris'ten Münih'ten.. Avrupa'nın ...
Fikret BİLA
Küçük Kıbrıs'ın büyük tarihi
Avrupa Birliği (AB)-Türkiye ilişkileri döndü ...
Hasan CEMAL
Şalvar, tokat derken, Arjantin tangosu!
Yalnız futbol yazmak kolay değil. Bilmem, bel...
Güneri CIVAOĞLU
Venüs ve baba
D&R Kanyon'un açılışında siftahı, Umberto Eco...
Can Dündar
Hatırla baba!
Kolunu çevirdikçe merdanesinde ömrümüzü sıkt...
Abbas GÜÇLÜ
ÖSS heyecanı
Yüz binlerce gencin kaderini belirleyen ÖSS b...
Metin MÜNİR
Yılanbalığının yolculuğu
Her Londra'ya gelişimde muhakkak uğradığım ye...
Hasan PULUR
Kafatası ölçümü...
TEMPO dergisinin o sayısı, ya elimize geç geç...
Derya SAZAK
Nanotek çağı ve iklimler
Küresel ısınma ve çevresel bozulmanın önemli ...
Meral TAMER
Koç şirketleri ve bayileri kolları sıvadı
31 mayıs günü Kahramanmaraş'ta evine gazete g...
Ece TEMELKURAN
Kimi öldürmeliyiz?
Mehmet Ali Erbil, eğlencenin baş histeriği ni...
Tamer HEPER
Lehe olan madde uygulanır
Bir okuyucum ceza mahkemesinde yargılanıyor v...
Osman ULAGAY
Erdoğan'ın tel üstünde denge arayışı
Başbakan Erdoğan 2006 yılında, hayli zor bir ...
Güngör URAS
Ekolojik tarım üreticileri için pazar yerleri
Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği'nin...
Serpil YILMAZ
Gül: Polemiklere girip vakit kaybetmeyin
Bilkent Üniversitesi'nin (BÜ) çarşamba günü d...

© 2006 Milliyet