|
 |
|
|
Erdoğan güneşi kaçırdı
Başbakan Erdoğan, Makedonya Başbakanı'nın tavsiyesiyle Ohrid Gölü'nde güneşin batışını seyretmek için programını değiştirdi. Ancak vardığında güneş çoktan batmıştı. Kahvesini kararan ufka bakarak içti
Ankara Kulisi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, geçen hafta çıktıkları 3 günlük Balkan turunda romantik bir final tasarlıyorlardı. Makedonya Başbakanı Vlado Bukovski, "Güneşin batışı Ohrid Gölü'nde çok güzel olur" tavsiyesine bulununca, çarşamba günü programlarını değiştirdiler ve Üsküp'ten kara yoluyla Ohrid kasabasına doğru yola çıktılar.
Bir dönem İttihat ve Terakki'nin temellerinin atıldığı bu güzergâh, Makedonya'da geride kalan Türk varlığının hâlâ güçlü olduğu yerleşim birimlerini de barındırıyordu.
Yurt gezisi gibi
Bu durum Erdoğan'ın gezisinin uzamasına, daha önemlisi neredeyse bir seçim gezisine dönüşmesine yol açtı.
İlk durakları Kalkandelen'de (Tetovo) Belediye Başkanı Hazbi Leka'yı ziyaret eden Erdoğanlar, burada Bektaşi tarikatına ait Osmanlı döneminden kalma Harabati Baba Tekkesi'ni gezdiler.
Daha sonra yine Türklerin yoğunlukta olduğu Gostivar'a gelen Erdoğan çifti, burada kendilerini Türkiye'deki bir yurt gezisi atmosferinin ortasında buluverdi.
Binlerce Gostivarlı, davul zurnalarla karşıladıkları Erdoğan çiftine ellerindeki bayraklarla tempo tuttular. Gostivar'daki tablo, heyettekilerin duygulu anlar yaşamalarına yol açtı.
Belediye Başkanı Nevzat Beyta'nın, Erdoğan ve heyetine kentin sorunlarını anlatarak yardım istemesi de Türk siyasetçilerin Anadolu gezilerinde sıkça karşılaştıkları bir manzarayı çağrıştırıyordu.
Güneşsiz kahve
Kalkandelen ve Gostivarlılar, Başbakan'a o kadar büyük bir ilgi gösterdiler ki, Erdoğanlar "Balkanların incisi" diye nitelenen Unesco'nun özel koruma altına aldığı Ohrid'e ancak hava karardıktan sonra varabildiler.
Erdoğan Ohrid'de de parti başkanı gibi karşılandı, yerel yöneticilerin, esnafın sorunlarını dinledi.
Ohrid Belediye Başkanı Aleksandar Petrevski tarafından ağırlanan Erdoğan ve beraberindekiler Ohrid limanı karşısında bulunan Letniça kafeteryasında kahve içerek geziyi tamamladılar. Ancak güneş çoktan batmıştı.
Askerlerin sempozyumu neye takıldı?
Her yıl mayıs ayında düzenlenen sempozyum bu yıl yapılmadı. Genelkurmay 'tasarruf' derken kulislerde başka şeyler söyleniyor
Genelkurmay Başkanlığı'nın önemli bir "tasarrufu" Ankara Kulisi'ne takıldı. Genelkurmay'ın her yıl geleneksel olarak mayıs ayı sonunda Harp Akademileri Komutanlığı'nda düzenlediği uluslararası sempozyum bu yıl yapılmadı.
Genelkurmay İkinci Başkanı'nın himayesinde, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı'nca (ATASE) organize edilen etkinliklerde verilen mesajlar her yıl yaz başında gündeme damgasını vururdu. Yerli ve yabancı katılımcıların tebliğler sunduğu sempozyum, basının da büyük ilgisini çekerdi. Bu toplantılar iki gün boyunca gazetecilerle ordunun üst kademesini de bir araya getirdiğinden, günlerce basının haber ve yorumlarına da konu olurdu.
Tartışma yaratanlar
Örneğin 2002 yılında düzenlenen "Türkiye'nin Etrafında Barış Kuşağı Nasıl Oluşturulur" konulu sempozyum dönemin MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç'ın Türkiye'nin Rusya ve İran'la yeni arayışlara girmesi yolundaki önerisi, kamuoyunda büyük bir tartışmaya yol açmıştı.
2003 yılında dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın ev sahipliğinde yapılan sempozyumun konusu da küreselleşmeye ayrılmıştı. Bu sempozyumda da Orgeneral Büyükanıt'ın Batılı devletleri siyasi ve ekonomik normlarını gelişmekte olan devletlere dayatmakla eleştirip "Gelişmekte olan ülkeler savunma politikalarını güçlü ülkelerin dayattığı tehdit algılamalarına göre mi düzenleyecek" demesi büyük yankı yaratmıştı.
2004 ve 2005 yıllarında düzenlenen toplantılara ise halen Birinci Ordu Komutanlığında bulunan dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ başkanlık etmişti. Özellikle geçen yılki sempozyumda Atatürk'ün okuduğu kitapların sergilenmesi büyük ilgi yaratmıştı.
Gelgelelim, bu yıl geleneksel sempozyum yapılmadı. Savunma muhabirimiz Barkın Şık'ın aldığı bilgilere göre bu kararın görünür gerekçesi "tasarruf tedbirleri..."
Ancak kulislere yansıyan yorumlarda başka olasılıklara da atıf yapılıyor. Bir yorum, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün ağustos ayı başındaki Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısı öncesinde kamuoyunda yeni tartışmaların çıkmasına kapıyı kapalı tutmak amacıyla sempozyumun düzenlenmesine sıcak bakmadığı.
Koşaner konuşacaktı
Sempozyum düzenlenmiş olsaydı açış konuşmasını Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Işık Koşaner yapacaktı. İlginçtir ki, Orgeneral Koşaner, Genelkurmay İkinci Başkanlık görevinde basının ve kamuoyunun uzağında kalmak konusunda büyük bir dikkat sarf etti. Sempozyumun düzenlenmemesi Orgeneral Koşaner'in bu çizgiyi sürdürmesine de yardımcı oldu denilebilir.
|
|
|

|