
|
|
|
 |
|
|
Pazartesi yazıları
Dünya Kupası maçlarını izlediğimi söylemiştim. Ama öyle her maça denk gelemiyorum. Şu Fildişi Sahili takımına pek bir üzüldüm. Bizim futbol yöneticileri acaba bu maçları transfer açısından izliyorlar mı? Söz konusu takımda öyle futbolcular var ki.
***
Bizim oğlan yassı televizyonu şöyle keyifli maç seyretmek için almıştı. Burnundan gelmeye devam ediyormuş. Gelin de diğer kadınlar gibi eşinin başının etini yemek konusunda uzman. Kimbilir ne söyleniyordur?
***
Zekeriya Beyaz Hoca'ya baktım hiç kendi alanı ile ilgisi olmayan bir tartışmanın içinde. Konu Ankaralı Turgut ve arkadaşlarının yaptığı müziğin "dejenere müzik" olup olmaması. Yer Star televizyonu... "Objektif" programında Kadir Çelik masanın başında. Hani derler ya maydanoz olmak her şeye. Hocamın da durumu böyle. Hocam her yerde. Sulu sepken kadınların kavga ettikleri programa bakıyoruz, Hocam baş köşeden izliyor. Ankaralı Turgut'un şarkıları konuşuluyor Hocam, yine baş köşede ahkam kesiyor. Biri demişti pek bir hoşuma gitmişti; "medya maymunluğu". Böyle bir şey olsa gerek. Bu arada Kadir Çelik Bey de reyting uğruna olacak, Zekeriya Beyaz Hoca'yı alıp getirmiş. Bir de yanında bazen rastlarım, şiir okuyan beyefendi vardı. Arada sırada televizyonda denk geldim, şiir okurken. Yani evet genel beğeniye hitap eden, bildik sözlerin iyi bir harmanlaması şiirleri. Ama yani bir Ümit Yaşar Oğuzcan değil. Yerden yere vuruyor Ankaralı Turgut'u. Bu arada ben hayatta dinlemem kendilerini yine televizyonda bir iki defa denk gelmişimdir. Ama ne olursa olsun "Bir de kendinize bakın" demek geldi içimden. Öyle bir yüklendiler ki. Bir de bir milletvekili bağlandı telefona. Garip bir laf etti; "Ankara kültürüne uymuyor" gibilerinden. Ankaralı Turgut doğma büyüme Ankaralı, diyor ki "O kültürü ben bilmeyeceğim de kim bilecek". Sonra bir de "negatif kültür" diye bir laf söyledi milletvekili. Hülasa anlamsız fikirlerin, sığ unsunlarının ağır bastığı bir tartışma programıydı. İnsanlarımızın neyi ne kadar söyleyebilecekleri, hangi derinliğe uzanabilecekleri ya da uzanamayacaklarının bir nüshası gibiydi.
***
Samanoylu TV'de bizim hanım şu beyaz elbiseli, ak sakallı ihtiyarın, dumanlar içinden çıkıp konuştuğu diziyi çok seviyor. Ondan önce de yine ona benzer bir başka dizi var. İkisi birbirine bağlanıyor, anlamıyor insan; hangisi ne zaman başladı, ne zaman bitti? Genelde başı örtülüler iyilik dolu oluyor, başı açık olanlardan da iyiler var ama kötüyü temsil edenlerin mutlaka başı açık oluyor. Özetle durum böyle.
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|