Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Haziran 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Limanları açmak


KKTC Cumhurbaşkanı M. Ali Talat:
- Limanlar sakın açılmasın, eğer açılırsa Kıbrıs'ta çözüm için son manivela da elimizden gider, demiş... AB ise bastırıyor:
- Ya limanları açın ya müzakereler durur...
Peki ilişkiler bu kopma noktasına gelinceye kadar Talat neredeydi? Bugüne dek Erdoğan'la tam bir uyum içinde değiller miydi? 17 Aralık Brüksel toplantısından bu yana adım adım bu noktaya gelindiğini herkes gördü de Talat mı görememişti! Geçiniz...
Limanlar açılırsa ne olur?
Sonrasını görmek zor değil. Havaalanı ve limanların açılmasıyla Türkiye'ye gelecek Rum araçlarının ve mürettebatın sorunları olacak... O sorunların çözümü için Rumların Türkiye'de diplomatik temsilcilik açması zorunluk kazanacak. Diplomatik temsilcilik açılmasıyla fiili tanıma hukuki tanımaya dönüşecek. Kıbrıs Rum Kesimi'nin resmen tanınması artık KKTC'nin tanınmaması anlamına gelecek. KKTC'deki Türk askeri işgal gücü durumuna düşecek. Ardından Kıbrıs'tan Türk askerinin ve Türkiyeli göçmenlerin çekilmesi, Rumlara milyarlarca dolar tazminat ödenmesi ve Barış Harekâtı ve sonrasında Kıbrıs'ta görev yapan Türk görevlilerin savaş suçlusu olarak yargılanması söz konusu olacak...
Limanların açılması sonun başlangıcıdır...

Başbakan Erdoğan, "Kendilerine engel olanları" yazacağı kitapta açıklayacakmış.
Kitap piyasaya çıkınca göreceksiniz, oradaki isimlerin hepsi laik cumhuriyeti ve Anayasa'yı korumaya çalışanlar olacaktır...

Deneme koltuğu
Atamalarda liyakat esastır, diye diye kendi adamlarını her işin başına geçirdiler... Kendi kafalarına uygun kadrolar kurdular...
Sonuç: Raydan çıkan trenler, hostes yok diye kalkmayan uçaklar, bekçi yok diye soyulan müzeler, TRT'de dibe vuran reytingler, hastanelerde ölen bebekler...
Hostes yok diye uçaklar yerde kalır mı? Hava-İş Sendikası Başkanı Atılay Ayçin'e kulak veriyoruz:
- 200 hostes alımı için 13 bin başvuru yapıldı. Bu kadar aday içinde aranan nitelikleri haiz eleman bulamamak mümkün mü? Sorun bugünkü yönetimin kadrolaşmayı her şeyin önde tutan anlayışıdır. Son 3 yılda büyük çoğunluğu parti tavassutuyla 2700 personel aldılar. Buna karşılık kimini emekliliğe kimini istifaya zorlayarak 1533 kişiyi THY'den uzaklaştırdılar. Ki bunların 355'i birebir uçuşlarda kullanılabilecek, eğitmen niteliğini haiz, yaşları da 41 ile 45 arasında olan deneyimli arkadaşlardı ve tümünü anında özel şirketler kaptı.

Temel Kotil'in THY Genel Müdürü olmasından sonra bir Temel fıkrası kurum çalışanları arasında dilden dile dolaşıyor. Fıkra kısa:
"Temel THY Genel Müdürü olmuş!"

Sivas'tan cevap...
Sivas Valisi Dr. Hasan Canpolat dün düzenlediği basın toplantısında, CHP Milletvekili Emin Koç tarafından yazılı soru önergesine konu edilen ve bu sütunda da yer alan suçlamaları yanıtladı... Vali Canpolat'ın açıklaması şöyle:
- Sivas Adliyesi'nde hâkim olarak görev yapan eşimin makam odası Sosyal Yardımlaşma Fonu'nun parasıyla değil, Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen mobilyalarıyla tefriş edilmiştir...
- İstanbul'daki 2.5 saatlik 13 milyar lira masraflı Boğaz gezisi, valilik veya ilgili bir kurum tarafından değil, Sivas Esnaf ve Sanatkârlar Odası tarafından organize edilmiştir...
- Eşimin doğum öncesi periyodik takibi Sivas İzzettin Keykavus Hastanesi'nde yapılmış, ancak 33. haftada ortaya çıkan problemler karşısında acil olarak sevk edildiği Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde hastanın Ankara'ya kadar gidemeyeceği söylenerek ertesi gün doğum sezaryenle gerçekleştirilmiş ve sezaryen sonrası bebek yaklaşık 10 gün yoğun bakımda kuvözde kalmıştır. Ne benim ne eşimin hiçbir biçimde Sivas İzzettin Keykavus Hastanesi'nde oda hazırlanması yönünde bir talebi olmadığı gibi, böyle bir odayı görmesi veya beğenmemesi gibi bir durum da söz konusu değildir.
- Hediye kabulü konusunda bahsi geçen gümüş takım 07.06 2004 tarihinde antika ve sanat değeri nedeniyle Kömür Tevzii Anonim Şirketi Yönetim Kurulu kararıyla satın alınmış olup şu anda valilikte sergilenmektedir. Nusret Akça'nın oğlumun doğumu sebebiyle 26.01.2005 tarihinde valiliği ziyareti sırasında doğum vesilesiyle hediye ettiği ve üzerinde oğlumun ismi bulunan kamçı ise Sivas Valiliği'nde bulunan sergi bölümünde sergilenmekte olup valiliğe gelen ve maddi değeri düşük olan diğer bazı eşyalar gibi özel mülkiyete dahil edilmemiştir.
- Atandığımdan sonra valilik emrindeki 4 aracın 8'e yükseldiği doğru değildir. Görev sürem içerisinde ek olarak sadece, Viano marka araç Sivas İl Özel İdaresi A.Ş. tarafından alınmıştır.

Bakan Babacan, iş dünyasının temsilcilerinin bazı açıklamaları için, "Siyaset yapıyorlar" demiş.
Siyasetçiler arasında ticaret yapan yok sanki...
Haldun Ertem

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Etnik milliyetçilik
SANAYİLEŞME çağı çokuluslu tarım imparatorluk...
Melih AŞIK
Limanları açmak
KKTC Cumhurbaşkanı M. Ali Talat:
Fikret BİLA
Rahşan Ecevit ittifak girişimine başlıyor
Rahşan Ecevit, zaman zaman GATA'dan Oran'daki...
Hasan CEMAL
Dünya Kupası dulları!
Bir yerel gazetenin manşeti: "Dünya Kupası du...
Güneri CIVAOĞLU
Siyaset ve kışla
Ankara siyaset kulislerinden satırlarda "Org....
Can Dündar
Köşk yolunda iki kaza
Köşk'e çıkan protokol yolu sarp bir yokuştur...
Abbas GÜÇLÜ
ÖSS, Gürüz ve karneler
Milyonlarca gencin ve milyonlarca ailenin kâb...
Sami KOHEN
Birlik ortamında farklılık
İspanya'nın Katalonya bölgesinde yapılan refe...
Derya SAZAK
THY rötarı
Türk Hava Yolları, 1980'lerde yaptığı atakla ...
Meral TAMER
Cannes, sinema ve reklamın kutsal kenti
Bu yıl 53'üncüsü düzenlenen Cannes Lions Ulus...
Osman ULAGAY
Savaşı bırak, futbola bak
M. Ali BİRAND
Türkiye bu tuzağa düşecek mi?
Sonbaharda oynanacak olan tiyatronun hazırlık...

© 2006 Milliyet