|
 |
|
|
İçimizdeki İsveçli
Günlerdir İngiliz futbol kamuoyunda konuşulan temel konuydu Gerrard - Lampard ikilisi.
İki oyuncu da sarı kart sınırındaydı. Gerrard sakattı. Ama en önemlisi ve en çok tartışılanı bu iki oyuncunun birlikte oynamak için fazla birbirlerine benzedikleri iddiasıydı. Gerrard sahaya 11'de çıkmadı. Owen Hargreaves defansif, Lampard ofansif çapa olarak oynuyordu. İlk 2 maça göre daha iyi göründüler. Daha aktif, daha hızlı. Bunda kuşkusuz Adalıların ilk kez alıştıkları iklime benzer bir havada (akşam ve serin) oynamaları ve İsveç'in Paraguay - Trindad maçına bağımlılığından kaynaklanan tedirginliğinin de rolü vardı.
İngiltere oyuna daha iyi başladı. Rakibin daha iyi hücum ettiği sol kanadında defansta kalıp, sağdan Cole'larla çıktılar. Joe takımı sürükleyen adam oldu. Owen'ın erken sakatlığı olmasa belki daha da etkili olacaklardı. İkinci yarıda Paraguay'ın galibiyet haberiyle rahatlayan İsveç liderlik mücadelesine girişti. Ferah ferah çıktılar. 4 kornerden 4 net gol pozisyonu çıkarıp bunların birinden de gol yaptılar.
Değişiklik işe yaradı
Rooney ve Joe Cole'un yorulması, Lampard'ın ilk yarıdaki yırtıcılığın kalmaması İngiltere'yi çok geriye düşürdü. İsveç daha fizikliydi. Hargreaves dışında defansif direnç gösteren bir oyuncu olmayınca İsveç gittikçe daha rahatladı. Rooney-Gerrard değişikliği Sven'in hemen her maçta yaptığı, klasik; 'hücumcu çıkar, orta sahaya al' planı olarak takımı biraz güçlendirdi.
Bu hep eleştirilen değişiklik tarzı bu kez işe yaradı. Golü atan Gerrard oldu. En çok eleştirilen tavrıyla, İsveçli, 68'den bu yana İsveç'i yenen ilk İngiltere Milli Takımı hocası olacaktı ki, bir başka eski Adalı Larsson buna izin vermedi. Bu çok heyecanlı maçta da kaderi, içlerindeki İsveçli'yle değiştiremediler.
Ama önemlisi tarihi baş belaları Almanya'dan kurtuldular. Bu onlara yeter.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|