|
 |
|
|
Bu talana kim izin verdi?
Geçen hafta Göcek'te ağaçlık alandaki talanlı betonlaşma üzerinde dururken, denizlerin de betonlaştırılarak işgal edildiğine değinmiştik. Büyük Kulüp'ün Caddebostan'da denizin üzerinde bin metrekarelik bir alanda beton tesisler kuruşuna dikkat çekmiştik. Söz konusu yazı, çevre sakinlerinin bu işgale karşı duyduğu tepkinin bir kez daha ortaya çıkmasına vesile oldu.
Bu tepkiler arasında yüksek mühendis ve eski Samsun milletvekillerinden Ali Eser, olayın başlangıcını anlatıyor. Başbakan Erdoğan'a 29 Ağustos 2005'te yazdığı mektupta diyor ki: "Büyük Kulüp önünde deniz içinde başlayan keson dolgu işlerini Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü DLH Genel Müdürlüğü üst yönetimine sordum. Yönetmeliklere ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na uygun mudur diye; iki ayı aşkın bir süredir ve birkaç kez sormama rağmen net bir cevap alamadım."
Ali Eser, Başbakan Erdoğan'ın 2005 Temmuz ayında İstanbul İl Genel Meclisi'nde söylediği "İstanbul'u kimseye ezdirmeyeceğiz" sözünü anımsatarak soruyor: "Sayın Başbakanım, acaba İstanbul'u kimlere ezdirmeyeceksiniz: Kanun ve nizama riayet edenlere mi, etmeyenlere mi? "
Yanıt bekleyen asıl soru şu: Bu işgale kim, neye dayanarak izin verdi?
Kadıköy Belediyesi mi? Büyükşehir Belediyesi mi? Valilik mi? Bayındırlık Bakanlığı mı? Denizcilik Müsteşarlığı mı? Kim?
Bu yanıtlanmadıkça, kamu malı denizin ortasındaki o tesis bir gasp anıtı olarak kalacak.
Bir kitap
Kurtul Altuğ yarım asırdır siyasetin göbeğinde gazetecilik yapıyor. 23 yaşında dönemin etkin siyasal dergisi Akis'te yazı işleri müdürlüğüne getiriliyor ve 3 ay sonra yine dönemin (1958) koşullarına uygun olarak cezaeviyle tanışıyor. 27 Mayıs 1960 askeri darbesini hazırlayan bunalımlı günlerin tüm olaylarına yakından tanık olan Altuğ, dönemin iktidarının yargılandığı özel Yassıada Mahkemesi'nde "bir numaralı tanık" olarak dinleniyor.
Daha sonraki dönemlerin önemli olaylarının da tanığı olan Altuğ anılarını "Bir Numaralı Tanık" adlı kitapla (Doğan Kitap, Mayıs 2006) tarihe kazandırıyor. Kitabın bir özelliği de anlattığı olaylar hakkında o dönemi yaşayan birçok kişinin düşüncelerine de yer vermiş olması. Bu niteliğiyle kitap günümüzü daha iyi yorumlamaya yardımcı olan bir belgesel.
Bir şiir
Bugün ölümünün 26. yıldönümü olan Ahmet Muhip Dranas'ı "Seranad"ından bir kıtayla anıyoruz:
"Yeşil pencerenden bir gül at bana/ Işıklarla dolsun kalbimin içi/ Geldim işte mevsim gibi kapına/Gözlerimde bulut, saçlarımda çiy"
nailgureli@milliyet.com.tr
|
|
|

|