
|
|
|
 |
|
|
Erol Köse ve Asena'nın ortak yanları ne?
Evliliğe inanmayan, metresi için karısından süre isteyen, "çok eşli" ama aslında "hiç eşli"ler...
www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88
Asena "Evlenmek gibi çirkin bir şey asla yapmam" diyor...
Erol Köse de eşi Ajlan Köse'ye Gülşen'le olan ilişkisi için "Bana birkaç hafta süre ver, bak zaten sana karşı boşanma davası açmadım" diyor.
Ne dediklerini biliyorlar mı?
Hayır.
Ajlan Köse'nin de dediği bir sürü şey var ama ben onun yerinde olsam car car konuşmak yerine "gık" demeden Erol Köse'ye maddi ve manevi tazminat davası açardım. Tabii Gülşen'in de söyleyeceği ilk lafta onu da aynı şekilde manevi tazminat davasıyla bunaltırdım.
Asena ayrıca "Eğer babaannemin döneminde yaşasaydım evlenip bir sürü çoluk çocuk yapardım ama şu zamanda evliliğe inanmıyorum" da diyor.
İlk bakışta insanın Asena'ya hak veresi geliyor, değil mi? Ama şu zamanda evlilikler zaten bu kafalar yüzünden böyle...
Tuhaf bir ince çizgi var; evliliğe inananlar şahane evlilikler yaparken inanmayanlar yürümeyen evliliklerini mahkemede noktalıyor.
Evliliğe inanmayan, sevdiğine güvenmeyen, uzatmalı metresi için karısından bir-iki hafta süre isteyen, "çok eşli" ama aslında "hiç eşli" insanlar...
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Meselenin özünde yatan, ne evlilik denen kurum ne de güvenilmeyecek karşı cins.
Kendine güvenmemek ve ne istediğini bilememek de var...
Asena konuşmasının devamında "Maddi gücünü sağlayan bayanların evlenmemesi çok normal" diyor.
Evliliği "maddi güvence" olarak görmesi zaten toptan hata...
Erkekler de başka bir tür güvence olarak algılıyor evliliği; gönül eğlendirirken işi ciddiye bindirmeden işine geldiğinde sıvışmak için bir tür kalkan olarak...
İşte zaten Erol Köse ve Asena'nın ortak tarafları da bu; ikisi de evliliği "güvence" olarak görüyor ama kendilerine hiç güvenmeden...
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Evlilik bahane, birini sevip bir hayat boyu mutlu yaşamak şahane! Becerebilene, aklı başında olana, kendine güvenene...
İyi oyunlar herkese...
Erkek Köşesi!
Bir kadının sizi "cüzdan" olarak görüp görmediğini nasıl anlarsınız?
"Cevabı hem zor hem de kolay bir soru var mı?" derseniz işte budur: "Bir kadının sizi cüzdan olarak görüp görmediğini anlamak mümkün mü?"
Cevabı zor bir soru çünkü bir kadına ilgi duyarken onu etkilemek için sizin zaten kendinizi bir cüzdana dönüştürmeniz fazlasıyla imkan dahilinde. Bu sırada durumun inisiyatifinizde olup olmadığına da karar veremezsiniz.
Cevabı çok kolay bir soru çünkü sizinle alışveriş merkezlerine yakın yerlerde buluşmak için elinden geleni yapmayan kadın sizi cüzdan olarak da görmüyor demektir. Ama bu geleceğe yatırım yapmadığı anlamına gelmez...
Öptüm sizi
Aysu Baceoğlu ve Hakan Tankut ilişkisi bana ikinci sınıf Brezilya dizilerini hatırlatıyor hep. Antalya'da sevgilisi Hakan Tankut'la tatil yapan Aysu Baceoğlu, masöre masaj yaptırınca kriz çıkmış. Sevgilisini kıskanan Tankut, masörü tokatlamış. Seda Sayan ve Nihat Doğan tartışmasına benzemiş ama sanki onun fazlaca kurmaca hali gibi, değil mi? Öpelim de Hakan Tankut daha yaratıcı reklam yolları bulsun. Kuaför tokatlamak yerine masör tokatlamak olmamış vallahi... Aman biz öpmeyelim, Aysu öpsün onu. Ama magazincileri arasınlar, sonra öpüşsünler...
ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!
"Aramızda başka bir şey olamayacağını belirten bir mesaj yazdı bana!"
Hoşlandığım biri var. Aynı kurstayız. Kendisi folklor hocası. Ben onu beğendiğimi yazılı ve sözlü ifade ettim. O da bana aynı ortamda olduğumuzu ve bu tarz durumlara sıcak bakmadığını söyledi. İki gün önce beraber oturduk, çay içtik. Beni eve bıraktı ama hepsi bu. Aramızda başka bir şey olamayacağını belirten bir mesaj yazdı bana. Bu durumda ne önerirsiniz? Zamana mı bırakmak lazım? Çünkü her hafta pazarları aynı ortamdayız. İlgisiz mi davranmalıyım bilmiyorum? Yorumlarınız benim için önemli. Şimdiden teşekkürler.
Tuba S.
* * *
Tubacım, hani "Hayır hayır demektir" diye bir söz var, bilirsin. Bu sadece kadınlar için geçerli değil. Hoşlandığın kişi kırmadan -ama belli ki ilginden de hoşlanmış- seni reddediyor. Yine belli ki ona ilgini düşünmüş, değerlendirmiş ve olamayacağına karar vermiş. Seni eve bıraktıktan sonra yazdığı mesajın anlamı bu... Yapabileceğin iki şey var; ya unutur yoluna devam edersin ya da aniden ilgini keser ama onunla sıradan biriyle muhabbet eder gibi muhabbet edersin. Birincisi, yani unutup yoluna devam etmen kısa yol. Aslında iki yol da, sana azıcık da olsa ilgi duymasına çıkar. Ama ikinci yol, yani onunla herhangi biriymiş gibi konuşmaya devam etmen ilgisini biraz daha artırabilir. Elbette konuşmaların sırasında ona duyduğun çekime karşı koyabilirsen... Yalnız dikkatli ol, sana göstereceği yakınlık senin ona gösterdiğin ilginin kesilmemesi için içgüdüsel bir davranış olacaktır. Bu beklentisine cevap verirsen toptan kaybedersin.
|
|
|

|
|