Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Haziran 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Seyirci salona gelmeyince tiyatro dağa çıktı!

Ferhan Şensoy'dan tiyatroyu diriltme harekâtı. Anadolu turnesine çıkan oyuncu, 'Beni Ben mi Delirttim'i Kaz Dağı'nda köylüler için sahneledi

Ali Eyüboğlu

Tiyatroyu yeniden canlandırmak için Anadolu'ya açılmaya karar veren Ferhan Şensoy, planının bir parçası olarak "Beni Ben mi Delirttim" adlı oyununu, Kaz Dağları'nın eteğindeki Çamlıbel köyünde sahneledi. Şensoy, köye gitmeden önce de aynı yerde bir butik otel işleten sanatçı dostu Tuncel Kurtiz'e bir mektup yazarak destek aldı. İşte Şensoy'un tiyatronun ustasıyla olan ilişkisini ve tiyatronun kurtuluş reçetesini anlattığı mektubu:
Peter Brook dünyasından Beyoğlu'na iniş yapmış fötr şapkalı deli adam Tuncel Kurtiz çıkageldi.
- Ben Ses Tiyatrosu'nda "Şeyh Bedrettin" oynayacağım diyor.
- Buyur usta oyna diyoruz. Sözleşme istiyor, protokol istiyor, kaç para kira vereceğinin derdinde.
- Tiyatro dolarsa günlük giderleri karşılarsın, dolmazsa canın sağ olsun diyoruz.
- Gene de aramızda yazılı bir şey olsun diye ısrar ediyor. Onu mu kıracağım? O gece bir sözleşme hazırlıyorum; çok yalın, iki maddeden oluşuyor:
Madde 1: Tuncel Kurtiz, Ses Tiyatrosu'nda pazartesi günleri oynayacaktır.
Madde 2: Anlaşmazlık halinde Tuncel Kurtiz ve Ferhan Şensoy dövüşürler.
Bastım altına imzayı. Devrisi gün, o da gürültülü kahkahalarla imzaladı.
... Bir Ege turnesine çıkarayak rastlaştık geçen gün Beyoğlu'nda.
- Nereye turne?
- Eşme'den başlıyor. Sonra Fethiye Ölüdeniz Festivali, oradan Antalya... Eşme Festivali saat 17.00'de istiyor oyunu, gece konser varmış. Bir gün önceden yola çıkıp Uşak'a yakın bir yerde yol bölüp şarap içeceğiz, o gece boşuz diye söylenirken gözlerim ışıldadı. Nasıl boşuz? Niye boşuz?
- Usta, 22 Haziran gecesi niye sizin köyün meydanında oynamıyoruz, köylülere oynamıyoruz "Beni Ben mi Delirttim"i?
Çocuk gibi sevindi.
- Evet yahu! Gelin buyrun, diye yerinden zıpladı.
- Gene de aramızda yazılı bir şey olsun, bir protokol yapalım mı usta, diye sordum. Uzun uzun güldük.
Beyoğlu'ndan Çamlıbel'e iniş yapmış fötr şapkalı o güzel deli adamın köyünde, köy meydanında gerçekleşecek "Beni Ben mi Delirtttim"in 215. gösterisi.
Tüm Ortaoyuncular, hepimiz bundan keyifli bir heyecan duyuyoruz. Çünkü ehliyetli tiyatrolar, köylere, küçük ilçelere gitmelidir. Yozlaşmamış, bakir alanlardır tiyatronun kurtuluşu ve yeniden doğuşu, diyelim ki rönesansı!
Fransız tiyatrosu bundan 40 yıl önce yaşadığı krizi "decentralisation" yani "merkezden kaçış" yöntemiyle çözdü. Televizyon, sinema, video tiyatronun önüne geçmiş, Paris'te tiyatrolar boş salonlara oynamaya başlamıştı. Fransız tiyatrosunun ustaları çareyi Paris'i terk etmekte buldular. Hiç tiyatro görmemiş taşra kentlerine göçtüler, oralarda bugün ekol olmuş tiyatrolar kurdular, Fransız tiyatrosuna yeni ufuklar açtılar, yeni izleyici oluşturdular ve bu tiyatrolar Paris'e turneye gelip kapalı gişe oynar oldular.
Mademki umudumuz kırlardadır, dağlardadır, köylerdedir, biz de bir ustamızın köyünden başlayalım dedik bu işe! Merhaba Çamlıbel köyü. Sen bin yaşa Tuncel Kurtiz!




MAGAZİN
Seyirci salona gelmeyince tiyatro dağa çıktı!
'New York'ta rahatım'
Reha Muhtar'ın teknesi battı
Taksim'deki Hazal







ŞENAY DÜDEK

© 2006 Milliyet