|
 |
|
|
AHMET EDSON ARANTES DO NASCIMENTO
Adı Ahmet de...
Adı Ahmet olsun.
Mesela...
Ama Ahmet bir konuşuyor...
Sanki, Ahmet Edson Arantes Do Nascimento konuşuyor...
Bunlardan biri, "Adriano ve Ronaldo yan yana oynamaz bence'' demişti. Parreira yanlış yapıyor. Kaç kere söyledim.
''Sen kimsin?'' diyebilseydi mikrofon tutan, uzamayacaktı dialog.
Ama canlı yayındı, başka konuk da yoktu...
* * *
Ahmet Edson Arantes Do Nascimento'lardan biri de dünün dünü, ''Bence Cafu da oynamaz'' dedi.
37 oldu.
Ze Roberto'nun da yeri yanlıştı ona göre.
Biraz daha geride ve solda oynamalıydı.
Bu bir hastalık, sağlıklı ülkelerde.
Kızamık gibi.
Grip gibi.
Fransa'da böyle birini yorum yaparken, canlı yayından alıp hastaneye yatırmışlardı.
Gazetelerde okumuştum.
"Sağa-sola da bulaştırmasınlar'' diye, doktorlar tedaviyi şart koşuyor, bu gibi durumlarda..
Parası yoksa devlet kredi bile veriyor.
Şu 37 yaşındaki Cafu'ya dönelim.
Aklıma bakın ne getirdi:
Dünlerin birinde, bir sevgilim vardı.
Aramızda da 18 yaş.
Halası kafayı yaş farkına taktı, vıdı da vıdı, vıdı da vıdı yapıyor hergün.
Bir gün halaya gittim.
"Bak hala hanım, benim babam, 3 kız evlattan sonra, bir de erkek evlat istemiş. Benim doğumumdan 10 sene önce, annem hamile kalmış. Bir erkek çocukları olmuş. Çocuk doğar doğmaz ölmüş. 10 sene sonra ben doğmuşum. Babam, ölen kardeşimin hatırına, benim nüfusuma onun doğum tarihini kaydetmiş''
Halanın kafası karışmıştı.
Eline bir kalem-kağıt aldı, 18'den 10'u çıkardı, 8 kaldı.
"O zaman sizin aranızda 10 yaş fark var, evlenebilirsiniz''
* * *
Ayrıca.
Brezilya'da Cafu'nun gerçek yaşını, eminim Cafu bile bilmiyordur, nüfus kütüğüne Allah bilir kaç yaşında kaydolmuştur...
Şimdi Cafu'nun doğumundan 10 sene önce bir erkek kardeşi doğmuş, doğar-doğmaz ölmüş. 10 sene sonra Cafu doğmuş...
Diyeceğim de...
O yorumcu da "10 sene daha oynar o zaman'' diyeceği için...
Demiyorum.
* * *
Can Bartu, Fiorentina'da Santos'a karşı oynarken, Santos'un efsanevi sağbeki Djalma Santos'a kafayı takmış.
''Ben ufaktım oynuyordu, büyüdüm oynuyordu, futbola başladım oynuyordu, İtalya'ya gittim hâlâ oynuyor'' diye anlatıyordu bir gün.
Sıfır saçı, kopkoyu teni, gergin derisi yaşını da belli etmiyor...
Santoslu bir oyuncuya sormuş; "Bu bizim bildiğimiz o Djalma Santos mu?''
''Ben de bilmiyorum'' demiş Santoslu, ben doğduğumda o oynuyordu, şimdi Santos'da oynuyorum, yine o oynuyor.
* * *
Bu Brezilyalılar'ın, hele kırsal kesimde doğmuşlarsa, ne yaşını bilen olur, ne de başını...
Bilirse bir Allah bilir.
Bizimki ''37 yaşında'' diyor ya...
''Bizimkinin bildiğini, Parreira, onu kucağında büyüten Zagallo bilmiyor mu?'' diyeceğim de...
Diyemiyorum.
Çünkü bilmiyorlardır.
Yorulunca bırakacak Cafu, doğarken kaç yaşında olduğu bilinmeyen Cafu'nun, bırakırken de kaç yaşında olduğu bilinmeyecek...
* * *
Almanya'dan bizim lige dönelim.
Bu Galatasaray'ı şampiyon yapan Eric Gerets de futbolu bilmiyordu, bizim bir kısım yorumcumuza göre...
Ha Parreira ha Gerets.
20 küsür sene üst seviyede, yarışmacı takımlarda futbol oynamış..
Teknik direktörlük yaptığı Belçika'da, Hollanda'da şampiyonluklar yaşamış...
Galatasaray'da mucize yaratmış.
Hâlâ öğrenememiş futbolu.
Birisi ''Galatasaray'ın sağında filan mı oynar'' demişti maç yorumunda.
Falan oynar.
Gerets hadi ''Futboldan anlamıyor'' diyelim.
20 küsür sene sağbeklik yapmıştı.
Hem de birinci sınıf.
Sağbekten de mi anlamıyordu?
''Solbekten anlamıyor'' deseler, valla billa gıkımı çıkarmayacaktım da...
* * *
Ya da ömrü orta sahada geçen Jean Tigana'ya, ''Orta sahayı kuramıyor'' demeleri.
Valla doktorluk, billa doktorluk bunlar.
Radyospor'la bağlayalım.
Hani biri bağlanıp hakem hakkında konuşmak istemişti.
-Hakem misin?
-Hayır.
-Ailende hakem var mı?
-Hayır.
-Arkadaşlarının arasında hakem var mı?
-Hayır.
-Hiç yakından bir hakem gördün mü?
-Hayır.
-Git kahvede konuş, burası babanın radyosu mu?
O hattan ayrıldığında doktorlar onu almaya radyoya gelmişlerdi.
Son anda yırtmıştı.
Ohhh be!
Bence de Kaka ve Ronaldinho yan yana oynamaz, ikisi de dikine oynayan, bire birde adam geçen, adam eksilten futbolcular. Ve aynı anda dikine oynadıklarında, bire birde adam geçip aynı anda adam eksilttiklerinde, arkaları boş kalıyor...
Oraya Emerson girmeli ve de...
Vıdı da vıdı vıdı da vıdı...
Ohhh be!
Ana tarafından Fildişili
Bir gün, dünyanın bir sürü takımının yedek kulübesinde o takımın teknik adamının yanında, bir yorumcu arkadaşımız oturursa şaşırmayın. Kendilerini, milli takımlarını, oyun sistemlerini, kendilerinden daha iyi tanıyan bir sürü uzmanın yaşadığı, bu ülkeyi ve bu ülkenin mümtaz yorumcularını keşfediyor dünya yavaş yavaş.
Ve...
Bizim bir kısım yorumcumuz, filan ülkeyi, filan takımı, o ülkeyi hiç görmeden, o takımı hiç seyretmeden yorumlama yeteneğine de sahipler.
Hayatında bir Ekvadorlu'ya bir "merhaba'' bile demeyen Ekvador'u anlatıyor.
Ekvadorlu'yu da anlatıyor.
Ve üstelik Ekvadorlu'ya anlatıyor.
Ve ve ve Ekvador'u Ekvadorlu'ya anlattığını, sıkılmadan televizyonda anlatıyor.
Fildişi Sahilleri ismini kendi hür iradesiyle yazamayan birisi üç tane Fildişi 11'i çıkartabiliyor.
Ya böyle çıkacaklar...
Ya da böyle.
Oradaki nemi, oksijen miktarını, rakımı biliyor.
Sanırsınız ki ana tarafından Fildişili...
BİR SERİ İLAN
Pazarları TRT / Pazartesileri Lig TV / Pazartesi ve çarşambaları Radyo Spor / Cumaları Milliyet.
Başka şubem yoktur.
bilgingokberk@mail.com
|
|
|

|