Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Haziran 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Televizyon çocukları


RTÜK bir araştırma yapmış. İlköğretim çağında, yani 7-14 yaşlar arasındaki çocukların televizyon izleme alışkanlıkları hakkında yapılmış ilk araştırma. Bu bakımdan kutluyorum.
Bu yaştaki çocuklarda "en sevilen diziler" arasında "Kurtlar Vadisi" en sonda; en başlarda ise "Sihirli Annem, Yabancı Damat, Acı Hayat" gibi diziler geliyor.
"En beğenilen kahraman" deyince birinci sarıda "Örümcek Adam", ikinci sırada "Polat Alemdar" var; halbuki "Kurtlar Vadisi" en aşağıda idi!
Çocukların çoğunluğu TV ekranlarında açık saçık görüntüleri, şiddeti, insanların ağladığını, savaşları ve korkunç olayları görmek istemiyor. Kız çocukları bu görüntülerden erkeklere göre çok daha fazla rahatsız oluyor.
Halbuki daha üst yaşlarda şiddetin, savaşın, açık saçık sahnelerin ne kadar 'reyting' getirdiği biliniyor!

Seyirci toplumu!
Araştırmada bilhassa "kitap okuma" bölümüne baktım. Çocukların "boş zamanlarında en çok hoşlandığı" şey, birinci sırada yüzde 65.9'la kitap okumak! Onun hemen peşinden, yüzde 64.6'yla TV seyretmek geliyor.
Çocuklarımıza bu kadar yüksek oranlarda kitap okuma alışkanlığı veriyor muyuz gerçekten? Bu tür anketlerde genellikle cevaplar "olması gereken"e göre verilir: Kitap okumak iyidir, öyleyse cevabım öyle olmalıdır!
"Belgeselleri izliyorum" cevabı anketlerde çok yüksek çıkar ama gerçek reytingleri çok düşüktür!
RTÜK'ün araştırmasında da bu bakımdan anlamlı detaylar var: Çocuklara "hoşlandığı" değil de, yaptığı "etkinlik" sorulunca, kitap okuduğunu söyleyenlerin oranı 7-10 yaşlar arasında yüzde 44.5'e iniyor! Yaş büyüyüp de 'toplumsal etkiler' artınca, boş zamanlarında kitap okuduğunu söyleyenlerin oranı 11-14 yaş grubunda yüzde 41.6'ya düşüyor!
Televizyon izlemek her yaşta ve daima yüzde 60'ların üzerinde!
Ekonomik ve sosyal statüsü yüksek çocuklarda TV izleme oranı biraz düşüyor, kitap okuma oranı daha çok düşüyor! Çünkü bu çocuklar "bilgisayar oyunları"na bağlanıyor!

Kitapsız çağdaşlık!
Toplum olarak "okuyucu" olamadan birdenbire "seyirci" oluverdik! Bunun çok derin ve karmaşık sebepleri vardır.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın Ekim 2004 araştırmasına göre: Bir yılda bir Japon 25 kitap okuyor; İsveçli 10, Fransız 7 kitap okuyor. Bir Türk bir kitap bile okumuyor, 6 Türke bir kitap düşüyor! Bir Alman yılda kitap için 122 dolar harcıyor. Milli gelire göre bizim de 10 dolar harcamamız lazım ama yarım dolar bile değil, 45 sent harcıyoruz!
'Görsel' kültür ve internet elbette fevkalade önemli ve değerlidir. Ancak bilim zihniyetini, muhakeme, mukayese ve ifade yeteneğini, eleştirel ve yaratıcı düşünceyi geliştirecek temel etken "yazılı kültür"dür, kitaptır!
Boş zamanlarını odasına kapanıp TV veya bilgisayar oyunlarıyla geçiren bir çocuk derslerinde çok başarılı olsa bile sosyalleşme ve 'ekip çalışması'na uyumda bir süre zorluk çekebilir. Üstün yetenekli çocukların bile bu yeteneklerini harekete geçirmeleri için yazılı kültür, bu arada Türk ve dünya klasikleri son derece gereklidir.
Aman kitap... Bunun için, çocuklarımızın zihninde cevabını değişik kitaplarda arayacakları meraklar, sorular yaratmalıyız. Ezberci eğitim ise tam tersini yapıyor, sonuçları ortada işte.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Televizyon çocukları
RTÜK bir araştırma yapmış. İlköğretim çağında...
Çetin ALTAN
Orkideler, martılar ve bitmeyen kaldırım tazeleme
Vurmalı kırmalı, ölmeli öldürmeli haberler ço...
Melih AŞIK
Şemdinli'ye devam
Astsubaylar Ali Kaya ile Özcan İldeniz'in jet...
Fikret BİLA
Bahçeli'nin önemli uyarıları
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin yaptığı yazılı ...
Hasan CEMAL
Dönerli lahmacun ya da Messi!
Messi'li, Carlos Tevez'li Arjantin, Sırbistan...
Güneri CIVAOĞLU
Haybeden değil
Başbakan Erdoğan'ın "Çankaya yolunu kesmek ça...
Abbas GÜÇLÜ
Marmara'da rektörlük seçimi (4)
Marmara Üniversitesi'nde rektörlük seçimi tam...
Hurşit GÜNEŞ
Büyümenin kaynağı verimlilik ve insan olmalı
Piyasalar döviz ve faizle uğraşırken, TÜSİAD ...
Sami KOHEN
ABD nasıl "kurtulur"?..
Bush yönetimi 3 yıl önce Irak'a karşı askeri ...
Metin MÜNİR
Vergi olacaktı, vergi kaçırmak için teşvik oldu
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, dün yurtdışında...
Faik ÖZTRAK
Kur, borç stoku ve geciken tedbirler
Mayıs ayı merkezi yönetim borç rakamları açık...
Hasan PULUR
Dönekler, dönenler ve dönmeyenler...
"DÖNMEK" ile "değişmek" aynı anlama gelir mi?...
Derya SAZAK
AKP ve muhalefet
Erken seçim baskısı altındaki AKP iktidarı, e...
Meral TAMER
Konu nükleerse, Bakan söyler, siz dinlersiniz!
Son 2 günüm enerji ile haşır-neşir geçti.
Ece TEMELKURAN
Racır Votırs hakkında suç duyurusu!
21 Haziran, Çarşamba. Saat 20.34. Yer: Kuruçe...
Güngör URAS
Tek bir hedefe kilitlendik: "Yabancılar kaçmasın"
Bugüne kadar "yüksek faiz/ucuz döviz"e dayalı...
M. Ali BİRAND
İlk tutumu Özkök aldı
Görmemiş olanlara kısa bir hatırlatma yapayım...

© 2006 Milliyet