Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Haziran 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Haybeden değil


Başbakan Erdoğan'ın "Çankaya yolunu kesmek çabaları" siyasetin aritmetiğini değiştirmez. Sonuçta cumhurbaşkanını seçecek olan, Meclis'in çoğunluğudur.
O da sadece AKP'de var.
Bir anı...
1964'te siyaset karışıktır. Dönemin Cumhurbaşkanı Gürsel, Çankaya Köşkü'nde liderleri bir yuvarlak masa etrafında toplar.
Oradan bir sonuç çıkmasını ister.
dönemin koalisyon hükümetinin başbakanı İsmet İnönü'dür.
Cumhurbaşkanı Gürsel'e "Sonucun alınacağı yer burası değil, Meclis'tir" der.
"Çankaya Köşkü'nün girişimi, orada söner..."
Sonrasını 9. Cumhurbaşkanı Demirel'den dinlemiştim.
Özetle yansıtayım...
"Daha yeni AP Genel Başkanı seçilmiştim. Henüz 39 yaşındaydım. Toplantıdan çıktıktan sonra beraberimde gelen parti yöneticisi arkadaşlarıma, 'Otomobillere binmeyelim, Çankaya'dan yürüyerek inelim' dedim. Sonra... Paşa haklı. Hükümet Çankaya'da kurulmuyor ki, Çankaya'da düşsün. Paşa, 'Bulun Meclis'e gerekli sayıyı, hükümeti düşürün, burada boş laf konuşmayın' diyor.
'Yapacağımız iş, hükümeti düşürecek ve yenisini kuracak sayıyı Meclis'te bulmaktır' diye noktayı koydum."
...............................
Gerçekten, Demirel yamalı bohça bir koalisyon hükümeti için Meclis çoğunluğunu oluşturdu.
İnönü hükümeti düştü. Ürgüplü'nün başbakan ve henüz milletvekili olmayan Demirel'in de başbakan yardımcılığı yaptığı hükümet kuruldu.
1965'te Türkiye seçimlere gitti. Demirel'in AP'si tek başına iktidar olacak çoğunlukla Meclis'e geldi.
...............................
42 yıl sonra şimdi de durum budur.
Demirel, Haberal, Büyükerşen, Baykal ve diğerleri sonucun alınacağı Meclis'te değil, alınmayacağı başka platformlar üzerindeler.
Meclis'te oyu olmayan 150-200 pırıltılı isim daha eklense, cumhurbaşkanı seçimi için matematik gerçek değişmez.
...............................
Başbakan Erdoğan da o nedenle gerçekçi gördüğü politikayı uyguluyor.
Onun "Değişmedim, değişmem, değişmeyeceğim" ya da "türban, AB, Kıbrıs" söylemleri iyi okunmalı.
Bu söylemleri, Ortadoğu'nun petrol zengini yatırımcılarına, AB'ye Kıbrıs Rum toplumuna "mesajlar" gibi yorumlanıyor; ama böyle boyutlar olsa bile asıl adres, AKP grubudur.
AKP'nin İslami yaşam, örtünme gibi kavramlarına duyarlı milletvekillerine... AB'nin Türkiye'de herkesin tepesini attıran bazı tavırlarına tepkili AKP'nin milliyetçi odaklarına ulaştırıyor mesajlarını...
AKP grubunun her rengini tümüyle bir arada tutmak, fire verdirtmemek, "sonuç almak için" çok önemli.
Cumhurbaşkanı seçimi için zaman geldiğinde, AKP grubu bütün halinde oy kullanmalı.
...............................
Peki...
Erdoğan'ın Çankaya yolunu kesmek amaçlı olduğu açık seçik belli olan dirsek temaslarının, yakınlaşmaların, saf tutmaların hiç mi şansı yok?..
Düşük de olsa böyle bir şans olabilir.
Meclis aritmetiğine yansımasa bile bütün bu yakınlaşmalar bir çekim alanı yaratacaktır. Daha etkin katılımlara ve bir dönüş hareketine tetiklemeler yapabilir.
Sonu bilinmeyen ve yol haritaları yolda çizilecek olan "hareket demetleri" üretilmekte.
"Beijing'de bir kelebek uçarsa kanatlarının hareketi Pasifik'teki atmosferik etkiler nedeniyle New York'ta fırtınalar yaratabilir" söylemini anımsayalım.
Ama... Bu Beijing'de uçan her kelebek de, New York'un gökdelenlerini sarsacak güçtedir sanılmasın.
Atmosfer koşulları belirleyicidir.
..............................
Keşke "uzlaşma kültürünün yararlarını" içselleştirebilsek...
Çünkü... Cumhurbaşkanı seçimleri netamelidir.
Yazılanların, konuşulanların hepsi haybeden siyaset öyküleri değildir.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Televizyon çocukları
RTÜK bir araştırma yapmış. İlköğretim çağında...
Çetin ALTAN
Orkideler, martılar ve bitmeyen kaldırım tazeleme
Vurmalı kırmalı, ölmeli öldürmeli haberler ço...
Melih AŞIK
Şemdinli'ye devam
Astsubaylar Ali Kaya ile Özcan İldeniz'in jet...
Fikret BİLA
Bahçeli'nin önemli uyarıları
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin yaptığı yazılı ...
Hasan CEMAL
Dönerli lahmacun ya da Messi!
Messi'li, Carlos Tevez'li Arjantin, Sırbistan...
Güneri CIVAOĞLU
Haybeden değil
Başbakan Erdoğan'ın "Çankaya yolunu kesmek ça...
Abbas GÜÇLÜ
Marmara'da rektörlük seçimi (4)
Marmara Üniversitesi'nde rektörlük seçimi tam...
Hurşit GÜNEŞ
Büyümenin kaynağı verimlilik ve insan olmalı
Piyasalar döviz ve faizle uğraşırken, TÜSİAD ...
Sami KOHEN
ABD nasıl "kurtulur"?..
Bush yönetimi 3 yıl önce Irak'a karşı askeri ...
Metin MÜNİR
Vergi olacaktı, vergi kaçırmak için teşvik oldu
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, dün yurtdışında...
Faik ÖZTRAK
Kur, borç stoku ve geciken tedbirler
Mayıs ayı merkezi yönetim borç rakamları açık...
Hasan PULUR
Dönekler, dönenler ve dönmeyenler...
"DÖNMEK" ile "değişmek" aynı anlama gelir mi?...
Derya SAZAK
AKP ve muhalefet
Erken seçim baskısı altındaki AKP iktidarı, e...
Meral TAMER
Konu nükleerse, Bakan söyler, siz dinlersiniz!
Son 2 günüm enerji ile haşır-neşir geçti.
Ece TEMELKURAN
Racır Votırs hakkında suç duyurusu!
21 Haziran, Çarşamba. Saat 20.34. Yer: Kuruçe...
Güngör URAS
Tek bir hedefe kilitlendik: "Yabancılar kaçmasın"
Bugüne kadar "yüksek faiz/ucuz döviz"e dayalı...
M. Ali BİRAND
İlk tutumu Özkök aldı
Görmemiş olanlara kısa bir hatırlatma yapayım...

© 2006 Milliyet