Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Haziran 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Masanın etrafı

Gökkuşağı / Reşat Kutucular

Bir gün kalkıyorsunuz bir bakıyorsunuz dünya bir eksik ama siz çok eksiksiniz, hem de ne çok. Pazartesi sabah trafiğinde geliyor kötü haber. Sizi var eden, size hayat veren, sizi büyüten beden yatağının kenarında yerde öylece yatıyormuş.
O an siz de ölüyorsunuz sanki bir anlığına. Sonra bir daha, bir daha. Hayat böyle işte, hazırlıklı mısın, hazırlıksız mısın, bakmıyor hiç, bildiğini okuyor. Sonra trafik lambası yeşile dönüyor ve kalbiniz yeniden atmaya başlıyor. İçinizden yükselen önlemez bir böğürtüyle. Göz damarlarınız çatlayacak gibi oluyor. Zaman akmaya devam ediyor.
* * *
En sadık, en akıllı okuyucunuz yok artık. En sevgili, en dikkatli izleyiciniz. En yılmaz savunucunuz, en içten eleştiriciniz. En sıkı telefon arkadaşınız ebediyen düşmüş hattan.
Ebedi öğretmeniniz, aynı zamanda en istekli öğrenciniz, gitti işte.
Parlak bir beyin daha geçti bu dünyadan. O cin gibiydi hatta.
Uzak yerleri de izlerdi, sizi izlediği dikkatle. Can alıcı yorumlar yapardı.
Sorulacak en kritik soruyu bulurdu.
Doğruluk ve dürüstlük fanatiğiydi.
İnce ruhlu ve kırılgandı.
Talip olmazdı ama beklerdi. Dile getirmezdi ama isterdi.
* * *
Bugünün dünyasında barınmak kolay değildi o ve onun gibiler için. Giderek daha çok getiri götürü hesabına bağlanan, mekanikleşen bu dünyadan o kadar çok kişi şikayetçi ki zaten.
İnsanların birbirinin yüzüne bakmaya vakit bulamadağı zamanlar bunlar.
O da üzüldükçe büzülmüş, son yıllarda biraz kabuğuna çekilmişti kendini korumak adına.
Sevgilerin en özeli, en safı, en köklüsü buraya kadarmış maalesef.
Bundan sonra bu "ilk sevgi" biraz anılaşacak, biraz buruklaşacak. Hayat aktıkça kareler biraz soluklaşacak ister istemez.
Bundan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.
En çok tezarühatları özlenecek.
* * *
Cemal Süreya üstadın dediği gibi her ölüm erken ölüm.
Dahası var ama.
Her ölüm bir hatırlatma hayata dair. Diyemediklerimizi demeye, yapamadıklarımızı yapmaya, görmediklerimizi görmeye, gidemediklerimize gitmeye başlamamız için bir hatırlatma.
Paldır küldür bir yaşamın içinde ıskaladığımız anlamları yakalamak için bir uyarı.
Zamanın ne kadar az, her günün ne kadar değerli olduğunu hatırlatan çok sert bir işaret.
* * *
Acıya koşup gelen dostları sağlıkta toplayabilmek gerek asıl.
Düğün, dernek dışında da, sadece yüz yüze görüşebilmek için bir masanın etrafında toplanabilmek gerek.
Sakin sakin, uzun uzun hiç de ciddi olmayan konulardan konuşabilmek için.
Belki ortak geçmişten, belki yakın gelecekten bahsede bahsede.
Aslında o da severdi öyle bir araya gelişleri. Masasının etrafına çok insan toplamışlığı vardı.
O belki biraz çabuk yoruldu. Belki hayatlar dallanıp budaklandı, yollar ayrıldı, günlük işler bile çatallandı, hastalıklar, ölümler geldi, ve o yeni bir kılık edinemedi kendine.
O bütün düzgünlüğüyle orada öylece durdu. O, tenhalaşan masada oturmaya devam etti.
Masanın etrafını mümkün olduğunca dolu tutmaya söz verdim onu gömerken. Oradakilerin gözlerinde de o ışık, o istek vardı sanki. O da hissetmiştir mutlaka bu niyetimi. O hissederdi çünkü. Rahat uyumasına yardımcı olur umarım.

ege@milliyet.com.tr







EGE
İlle de askısız olsun
Emeklilik hakkında her şey
Yarış çetin geçecek
Kuşadası'na çevre düzenlemesi yapılsın
Masanın etrafı
Rekabet artık ortaklaşa olursa bir anlam ifade ediyor





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Arzu Çetik
Necati Çetiner
Elif Demirci
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet